13. Hukuk Dairesi 2019/1882 E. , 2019/6297 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket ile arasında düzenlenen 1.1.2012 tarihli sözleşme uyarınca davalı şirketin işlettiği hastanenin ihtiyacı olan kan bileşenlerinin tarafından karşılandığını, sözleşmeye göre hizmete karşılık fatura edilen bedelin 45 gün içerisinde davalı şirket tarafından Banka hesabına yatırılması gerektiğini 30.04.2013 tarihli 5.937,20 TL bedelli faturanın bu süre içinde ödenmemesi nedeniyle ... 5.İcra Müdürlüğü"nün 2013/19539 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını; birleşen 2014/83 sayılı dosyada, aynı sözleşmeden dolayı 31.07.2013 tarihli 1.211,60 TL fatura ile, 31.08.2013 tarihli 1.677,60 TL tutarındaki faturanın tahsili amacıyla ... 33. İcra Müdürlüğü"nün 2013/28923 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını; birleşen 2014/1158 E. sayılı dosyada, aynı sözleşmeden dolayı 30.04.2013 tarihli 5.937,20 TL fatura nedeniyle ... 5.İcra Müdürlüğü’nün 2013/19539 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazları üzerine takiplerin durduğunu ileri sürerek; vaki itirazların iptaline, takiplerin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmeye göre alacağın muaccel olmadığını, muaccel olmayan alacak için takip yapıldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, asıl davanın kısmen kabulü ile, takibin 5.937,20 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki aynı koşullarla devamına, asıl alacağın %20 si üzerinden hesaplanan 1.187,44 TL icra inkar tazimatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen 2014/83 E. sayılı dosya yönünden; bozma kapsamı dışında kaldığından bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2014/1158 E. sayılı dosya yönünden; dava asıl dava ile mükerrer olduğundan 6100 sayılı HMK.’nun 115-114/1-ı bendi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının temyizi yönünden; 14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2018 tarihinden itibaren 2.590,00 TL.ye çıkarılmıştır. Anılan Yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davacının temyizi, birleşen 2014/1158 E. sayılı dosyada aleyhine hükmedilen 2.180,00 TL vekalet ücretine yönelik olup, karar tarihi (18.7.2018) itibariyle 2.590,00 TL.yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2.fıkrası gereğince davacının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalının temyizi yönünden; Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davacının temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 450,93 TL. kalan harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 17/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.