Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/15127
Karar No: 2016/11985
Karar Tarihi: 12.12.2016

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/15127 Esas 2016/11985 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2015/15127 E.  ,  2016/11985 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı ... Yönetimi vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede 1957 yılında yapılıp 10/08/1960 ila 09/09/1960 tarihleri arasında ilan edilen Tapulama sırasında, ... Köyü, (Mahallesi) 2418 ve 2422 parsel sayılı sırasıyla 5430,00 m² ve 1430,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlar senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle dava dışı gerçek kişiler adına bağ vasfıyla tespit ve itirazsız kesinleşerek tapuya tescil edilmişlerdir. Daha sonra yörede 2010 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında 2418 sayılı parselin yüzölçümü 5255,51 m²; 2422 sayılı parselin yüzölçümü ise 1352,62 m² olarak düzeltilmiş olup, parsel sayıları ise sırasıyla 151 ada 68 ve 70 olarak değiştirilmiştir. Her iki taşınmazda halen tapuda bağ vasfıyla ve belirtilen yüzölçümü ve parsel sayılarıyla davacı ... adına kayıtlı olup, 151 ada 68 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde “taşınmazın tamamı ormandır ve bu parselin 1706,95 m²’lik kısmının orman sınırları içerisinde kaldığı hesaplanmıştır” şeklinde, 151 ada 70 sayılı parselin ise “taşınmazın tamamı ormandır ve bu parselin 292,28 m²’lik kısmının orman sınırları içerisinde kaldığı hesaplanmıştır” şeklinde olmak üzere iki şer adet şerh bulunmaktadır.
    Davacı ... vekili 17/08/2012 havale tarihli dilekçesiyle, müvekkilinin maliki olduğu ... Köyü, 151 ada 68 (eski 2418) ve 151 ada 70 (eski 2422) parsel sayılı taşınmazların 1942 yılında yapılan ilk orman tahdidi ve 1987 yılında yapılan aplikasyonda tamamen orman sınırları dışında bırakılmasına rağmen, taşınmazların beyanlar hanesine tamamının ve bir kısmının orman sınırı içinde kaldığı yönünde şerh konulduğunu beyanla, taşınmazların beyanlar hanelerine konulan orman şerhlerinin terkini ile kadastro müdürlüğünce düzenlenen ve taşınmazları kısmen orman içinde gösteren tutanak ve haritaların iptali istekleriyle kadastro Mahkemesinde dava açmıştır.
    Kadastro Mahkemesince davanın uygulama kadastrosunun askı ilan süresi içinde açılmadığı gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dosya asliye hukuk mahkemesine re’sen gönderilmiştir.
    Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne ve ... Köyü, 151 ada 68 (eski 2418) parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan “Bu parselin 1706,95 m²’lik kısmının orman sınırları içerisinde kaldığı hesaplanmıştır.” Şeklinde şerhin “Bu parselin 1115,88 m²’lik kısmının orman sınırları içerisinde kaldığı hesaplanmıştır.” Şeklinde düzeltilmesine ve tapuya şerh verilmesine, 151 ada 68 (eski 2418) parselin fazlaya dair ve 151 ada 70 (eski 2422) parsel yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... ve davalı ... Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan orman şerhlerinin silinmesi istemine ilişkindir.
    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 sayılı kanuna göre 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 16/12/1997 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ile henüz sınırlandırılması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulaması vardır.
    Mahkemece verilen karar usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki, bilindiği üzere, görevsizlik kararı veren mahkeme bu kararında dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermekle yetinir. Dava dosyasını kendiliğinden (re’sen) görevli mahkemeye gönderemez.
    01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20. maddesi hükmü gereğince; taraflardan birinin görevsizlik kararının kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Hemen belirtmek gerekir ki; bu süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re’sen gözetilir.
    Mahkeme, iki hafta içinde başvurulmadığını tespit ederse, başkaca bir işlem yapmadan, kendiliğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verir.
    Bu şekilde, iki hafta içinde başvurulması üzerine görevli mahkemede görülmeye başlanan dava, yeni bir dava olmayıp görevsiz mahkemede açılmış olan davanın devamı olduğundan, görevli mahkemede yeni bir harç alınmaz.
    Bu hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.12.1984 gün ve 1981/15-616 E. -1984/75 K. sayılı ilamı; 12.05.1999 gün ve 1999/1-275 E - 1999/282 K. sayılı ilamı; 06.02.2002 gün ve 2002/8-72 E. - 2002/60 K. sayılı ilamı; 21.03.2007 gün ve 2007/1-147 E. -2007/154 K. sayılı ilamı; 31.10.2007 gün ve 2007/11-799 E. - 2007/803 K. sayılı ilamı; 09.04.2008 gün ve 2008/15-312 E. 2008/306 sayılı ilamında da aynen benimsenmiştir.
    Bu bilgilerin ışığında somut olaya bakıldığında Kadastro Mahkemesince verilen görevsizlik kararının kesinleştiği 26/04/2013 tarihinden itibaren dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin ilgilisi tarafından talep edildiğine dair dosya içerisinde belge ve bilgi bulunmadığından, mahkemece kendiliğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirdi. Bu hususa daha önceden dikkat edilmemişse de, yargılamanın her aşamasında re’sen nazara alınması gereken kamu düzenine ilişkin bir konu olması nedeniyle usuli kazanılmış hakkında istisnası olmasına göre; yerel mahkemece 6100 sayılı HMK"nın 20. maddesi dikkate alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere esasa ilişkin olarak hüküm kurulması hatalı olup, bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 12/12/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi