18. Ceza Dairesi 2015/32122 E. , 2016/3690 K.
"İçtihat Metni"
KARAR
Hakaret ve basit yaralama suçlarından sanık Selahattîn Karatoka" nm, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 86/2, 86/3-e, 35, 125/1, 125/4, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.240,00 Türk Lirası ve 1.740,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Gerede Sulh Ceza Mahkemesinin 10/10/2013 tarihli ve 2013/277 esas, 2013/581 sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/04/2015 gün ve 134444 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında; "Dosya kapsamına göre, sanığa isnat edilen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 125/1-4. maddesi kapsamında kalan hakaret suçunun takibi şikayete bağlı suçlardan olmasına göre, müşteki sanık Halil Baykara"nın 26/09/2013 tarihli duruşmadaki beyanında şikayetinden vazgeçtiği gözetilerek, sanık hakkındaki hakaret suçundan açılan kamu davasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 73/4. ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 223/8. maddeleri uyarınca düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
Uyuşmazlık konusunda bir karar vermeden önce, kanun yararına bozma istemine konu edilen hükümde belirlenen yeni bir hukuka aykırılık durumunun incelenmesi gerekmektedir.
Kanun yararına bozma konusu yapılan karar, sanık hakkında, hakaret ve basit yaralama suçlarından Gerede Sulh Ceza Mahkemesinin 10/10/2013 tarihli ve 2013/277 esas, 2013/581 sayılı kararı ile verilen adli para cezalarına ilişkindir. Bu ilamla sanığa verilen adli para cezalarına ilişkin hükümlerin açıklanmasının geri bırakıldığı, kararın 10.12.2013 tarihinde kesinleştiği, akabinde 5 yıllık denetim süresi içerisinde, sanığın 28.12.2013 tarihinde kasıtlı bir suç işleyerek kesinleşmiş ilamla mahkumiyetine karar verilmesi üzerine, açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanması için ihbarda bulunulduğu ve Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2014 tarihli kararıyla açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanmasına karar verildiği, bu kararın sanık tarafından temyiz edildiği, mahkemece temyiz talebinin reddedilerek hükmün kesinleştiği görülmektedir.
Şu halde uyuşmazlık konusunda bir karar verilebilmesi için, öncelikle açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanmasına ilişkin hatalı ceza hükümleri içeren kesinleşmiş nitelikteki bu kararın da kanun yararına bozma konusu yapılması gerekmektedir. Zira, 23.10.2014 tarihli kararda açıkça, hatalı nitelikte olan 2.240,00 Türk Lirası ve 1.740,00 Türk Lirası adli para cezalarının infazına karar verilmiştir. Bu karar ortadan kaldırılmadan, ilk kararın bozulması durumunda infazda tereddüt ve karışıklık doğabilecektir.
Yargıtay incelemesi sırasında saptanan yukarıda belirtilen yeni hukuka aykırılık nedeni.
Kanun yararına bozma konusu yapılmadığından belirtilen Kanun yolunun niteliği gereği re"sen giderilemeyecektir. Y.C.G.K."nun 17.7.2007 gün ve 2007/145-172 sayılı, 27.3.2007 gün ve 2007/73-76 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere hükümdeki diğer yasaya aykırılıklar giderilmeden, uyuşmazlık konusunda karar verilmesi halinde, hukuka aykırılıkları giderme ve ülkede uygulama birliğini hukuka uygunlukla sağlama amacına hizmet için öngörülen "Kanun yararına bozma" kurumu, bünyesinde hukuka aykırılık taşıyan hükümleri onaylama sonucunu doğuracaktır. Bu nedenle kanun yararına bozma konusunun bu aşamada sonuçlandırılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Kanun yararına bozma isteği hakkında bu aşamada bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2) Hükümde saptanan yeni hukuka aykırılık nedeni açısından, Kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMEK üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, bu hususun değerlendirilmesinden sonra, diğer kanun yararına bozma isteminin incelenmesine, 29.02.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.