10. Hukuk Dairesi 2015/16699 E. , 2016/1774 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, maluliyet tespiti ve tahsis istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İnceleme konusu somut olayda; davacı, çalışma gücünün %60 ını kaybettiğini belirterek 14.11.2008 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, ... Kurulunun 20.05.2011 tarihli kararında, çalışma gücünün en az %60 ını kaybettiği anlaşılmış ise de, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı işyerine maluliyetini gerektiren bu hastalık veya arızası ile girdiği tespit edildiğinden malullük aylığından yararlanamayacağına karar verildiği, ... 3. İhtisas Dairesinin 09.04.2012 tarihli raporunda, beden çalışma gücünün %60 ını kaybettiği, ilk defa çalışmaya başladığı 01.01.1996 tarihinde beden çalışma gücünün en az 2/3 ünü kaybettiğinin belirtildiği, aynı dairenin 27.12.2013 tarihli raporunda ise maluliyetin başlangıç tarihinin 08.01.2009 olduğunun belirtildiği, çelişki üzerine ... Genel Kurulundan alınan 14.08.2014 tarihli raporda, çalışma gücünün en az %60 ını kaybettiği, şahsın ilk defa çalışmaya başladığı 01.01.1996 tarihinde beden çalışma gücünün en az 2/3 nü kaybetmiş durumda bulunduğu, maluliyetin başlangıç tarihinin 08.01.2009 olduğunun belirtilmesi üzerine, mahkemece, ilk çalışmaya başladığı tarihte beden çalışma gücünün en az 2/3 ünü kaybetmiş durumda bulunduğundan talebin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yolun ne olduğu 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95. maddesinde hükme bağlanmıştır. Buna göre, kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S. Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, ... Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir.
Sosyal Sigorta ... Kurulu raporu ile ... Kurumu İhtisas Dairesi raporu arasında çelişki ortaya çıkması durumunda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.10.2010 gün ve 10-390 / 449 sayılı kararında da belirtildiği şekilde, çelişkinin Adli Tıp Kanunu"nun 15. maddesi gereği ... Genel Kurulunca giderilmesi gereklidir. Çelişkinin ... Kurulu ile Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalından alınan sağlık kurulu arasında çıkması halinde de, amacın uyuşmazlığı en geniş katılımlı bir kurul kararı ile sona erdirmek, yeni çelişkilerin ortaya çıkıp uyuşmazlığı çözümsüzlüğe itmeyi engellemek olduğu dikkate alındığında, ... Genel Kuruluna başvurulmalı ve alınacak raporla (maluliyet başlangıç tarihi de belirtilmek suretiyle ) uyuşmazlık sona erdirilmelidir.
Mahkemece her ne kadar yukarıda belirtilen prosedür çerçevesinde en son ... Genel Kurulundan rapor alınmış ise de; raporda, davacının ilk defa çalışmaya başladığı 01.01.1996 tarihinde beden çalışma gücünün en az 2/3 ünü kaybettiği, diğer yandan maluliyet başlangıç tarihi olarak 08.01.2009 tarihi olduğunun belirtildiği ve dayanak olarak ilgili tarihlerdeki yasal mevzuat kapsamında inceleme yapıldığı belirtilmiş ise de, maluliyet başlangıç tarihi yönünden çelişki oluştuğundan, maluliyet başlangıç tarihinin ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihten önce mi yoksa sonra mı olduğu net olarak tespit edilip, maluliyet başlangıç tarihinin ilk defa çalışmaya başlamadan önce olması durumunda şimdiki gibi karar verilmesi, diğer durumda ise tahsis şartlarının da denetime elverişli olarak irdelenip sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, Mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.