Abaküs Yazılım
2. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/91
Karar No: 2020/1276

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2020/91 Esas 2020/1276 Karar Sayılı İlamı

2. Hukuk Dairesi         2020/91 E.  ,  2020/1276 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
    Davacı erkek tarafından Türk Medeni Kanunu"nun 166/1. maddesi uyarınca evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayanılarak boşanma davası açılmış, davalı kadın tarafından aynı sebebe dayalı olarak açılan karşı boşanma davasında ortak çocukların velayet haklarının kendisine verilmesini, her bir çocuk için aylık 750 TL tedbir ve iştirak nafakası ile lehine 1.000 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına karar verilmesi talep edilmiştir. Karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda Karşıyaka 3. Aile Mahkemesinin 30/12/2015 tarihli, 2014/782 esas ve 2015/922 sayılı kararı ile her iki davanın kabulü ile tarafların TMK"nın 166/1. maddesi gereğince boşanmalarına, tarafların ortak çocukların velayetlerinin anneye verilmesine, ortak çocuk Can için aylık 250 TL tedbir, 350 TL iştirak, ortak çocuk Engin için aylık 150 TL tedbir, 250 TL iştirak nafakasına, davalı-karşı davacı kadın lehine aylık 500 TL tedbir, 750 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir. İlk derece mahkemesi kararı, davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise erkeğin kabul edilen davası, kusur belirlemesi, tazminat miktarları ve kişisel ilişkinin süresi yönünden temyiz edilmiş, Dairemizin 26.10.2017 tarihli 2016/5883 esas, 2017/11778 karar sayılı ilamı ile, davalı-karşı davacı kadının tüm, davacı-karşı davalı erkeğin ise yoksulluk nafakasının miktarı dışında kalan temyiz itirazları yersiz bulunarak hükmün sair yönlerinin onamasına, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı-karşı davacı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakasının çok olduğu belirtilerek, mahkemece Türk Medeni Kanunu"nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerektiğinden bahisle, hüküm münhasıran yoksulluk nafakasının miktarı yönünden davacı-karşı davalı erkek lehine bozulmasına karar verilmiş, davalı-karşı davacı kadının karar düzeltme istemi de Dairemizin 25.10.2018 tarihli ve 2018/271 esas, 2018/12006 karar sayılı ilamı ile reddedilerek, karşılıklı boşanma davasında yoksulluk nafakasının miktarı dışında kalan tüm hususlar kesinleşmiştir.
    Bozma ilamı üzerine Karşıyaka 3. Aile Mahkemesinin 2018/933 esas sayılı dosyası üzerinden yargılama devam olunmuş, 26.12.2018 tarihli celsede Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, aynı celse verilen kararda “Boşanma, velayet, iştirak nafakası ve maddi-manevi tazminat yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı-karşı davacının talep ettiği tedbir ve yoksulluk nafakalarının kısmen kabulü ile dava tarihinden 26/12/2018 tarihine kadar takdiren aylık 500,00 TL tedbir nafakasının, 26/12/2018 tarihinden itibaren 250,00 TL artırılarak 750,00 TL"ye çıkarılmasına, kararın kesinleşmesinden itibaren 750,00 TL yoksulluk nafakası olarak devamına” şeklinde hüküm kurulmuştur.
    Hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kadın lehine hükmolunan nafaka miktarları yönünden temyiz edilmiştir. Dairemizin 02.07.2019 tarihli, 2019/3038 esas ve 2019/7936 karar sayılı ilamı ile 26.10.2017 tarihli bozma ilamıyla hüküm kadın lehine hükmolunan yoksulluk nafakasının çok olduğundan bahisle bozulduğu, diğer yönlere ilişkin olarak ise onandığı, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda sadece kadının yoksulluk nafakası talebine yönelik hüküm kurulması gerekirken, bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiği anlaşılan tedbir nafakası (TMK. m. 169) yönünden de yeniden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle tedbir nafakası yönünden bozulmasına, yine mahkemece bozmaya uyulduğu halde, bozma gereği yerine
    .../...


    getirilmediği, bozmaya uyulmuş olmakla, mahkemenin bozma gereğince işlem yapmasınmın zorunlu olduğu, Dairemizin 26.10.2017 tarihli, 2016/5883 esas ve 2017/11778 karar sayılı bozma kararında; "Davalı-karşı davacı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakasının çok olduğu” yönünde hüküm kuruluduğu ancak mahkeme, davalı-karşı davacı kadın yararına ilk kararında aylık 750 TL yoksulluk nafakası ödenmesine hükmettiği ve bozma ilamına uygun şekilde nafaka miktarında indirim yapması gerektiği halde, “...aylık 750 TL (aynı miktar) yoksulluk nafakası olarak devamına” şeklinde hüküm tesis edildiği gerekçesi ile yoksulluk nafakasının miktarı yönünden ikinci kez hükmün bozulması cihetine gidilmiştir.
    Bozma ilamı üzerine Karşıyaka 3. Aile Mahkesinin 2019/543 esası üzerinden yapılan yargılamada, 23/10/2019 tarihli celsede bozma ilamı okunmuş, devamla Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek tefhimle açık duruşmaya devam olunmuş, aynı celse verilen kararda “Davalı- karşı davacı ..."ın talep ettiği tedbir ve yoksulluk nafakalarının kısmen kabulü ile, dava tarihinden 23/10/2019 tarihine kadar takdiren aylık 500 TL tedbir nafakasının devamına, 23/10/2019 tarihinden itibaren aylık 200 TL artırılarak, aylık 700 TL"ye çıkarılmasına, kararın kesinleşmesinden itibaren aylık 700 TL yoksulluk nafakası olarak devamına,” şeklinde hüküm kurulmuştur.
    Karar davacı-karşı davalı erkek tarafından temyiz edilmiştir.
    1-02.07.2019 tarihli bozma ilamımızda ayrıntılı ve açıkça belirtildiği üzere, 26.10.2017 tarihli bozma ilamıyla hüküm münhasıran davacı-karşı davalı erkek lehine yoksulluk nafakasının miktarı yönünden bozulmuş, diğer yönler onanmıştır. Öyleyse mahkemece yapılacak iş, uyulan bozma ilamı doğrultusunda Türk Medeni Kanunu"nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak davalı-karşı davacı kadın yararına daha uygun miktarda yoksulluk nafakasına (T.M.K 175) hükmetmekten ibarettir. Ne var ki, bozma ilamına uyulduğu bildirilmesine karşın "Dava tarihinden 23/10/2019 tarihine kadar takdiren aylık 500 TL tedbir nafakasının devamına, 23/10/2019 tarihinden itibaren aylık 200 TL artırılarak, aylık 700 TL"ye çıkarılmasına” şeklinde kesinleşen tedbir nafakası yönünden ikinci kez bozma ilamına aykırı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
    2-Davalı-karşı davacı kadın lehine 30/12/2015 tarihli ilk kararda hükmedilen aylık 750 TL yoksulluk nafakası Dairemizin 26.10.2017 tarihli, 2016/5883 esas ve 2017/11778 karar sayılı ilamı ile tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre çok olduğundan bahisle bozulmuş, ilk derece mahkesince bozma ilamına uyularak hüküm kurulduğu belirtilemesine karşın 26.12.2018 tarihli karar ile aynı miktarda yoksulluk nafakası hüküm altına alınmış, 26.12.2018 tarihli hüküm aynı sebeple ikince kez bozulmuştur. Mahkemece yine bozma ilamına uyulmuş ne var ki bu kez de bozma ilamına aykırı olacak şekilde aylık 700 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir.
    Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı-karşı davacı kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası fazla olup, Mahkemece Türk Medeni Kanunu"nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun mimtarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (1.) ve (2.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 19.02.2020 (Çrş.)




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi