20. Hukuk Dairesi 2016/11765 E. , 2016/11743 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki davada ... 3. Asliye Hukuk (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) ile ... Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, manevi ve maddi tazminat istemine ilişkindir.
... 3. Asliye Hukuk (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesi "...davanın tüketiciyi koruma kanunundan kaynaklanan dava olduğu, HSYK"nın 23.07.2015 tarih 1157 sayılı kararıyla ..."de müstakil tüketici mahkemesinin kurulup 07.09.2015 tarihinde faaliyete geçtiğinden davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
... Tüketici Mahkemesi ise "... 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/l. maddesinde tüketici işlemi tanımlanırken; "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak belirlenmiştir. Şu halde eldeki olayın vekalet sözleşmesinden kaynaklanan bir dava olması nedeniyle, kural olarak davaya bakma görevi tüketici mahkemesine aittir. Ne var ki, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun geçici 1/1. maddesine göre; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam eder. Davanın açılış tarihi itibariyle, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 4822 sayılı Kanunla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmesine de olanak bulunmağı..." gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde" Mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin yeni doğan bebeğininin doğumdan iki gün sonra davalı tarafından işletilen hastaneye acil olarak naklen yatırıldığını, ..."lı olan davacının yoğun bakıma girişte davalı tarafından kendisine peşin ödeme yapması gerektiğini, aksi takdirde yoğun bakıma alınamayıp ameliyet edilemeyeceğinin bildirilerek zor durumda bırakmak suretiyle itiraza rağmen "Hasta Bilgilendirme ve Yatış-Tedavi Onay Formu" ... yerine peşin işaretlenerek imzalatıldığını ve müvekkilinden toplamda 42.000,00-TL alındığı iddiasıyla müvekkili haksız uygulamaya maruz kaldığını düşünerek davalı ..."ya şikayette bulunduğunu belirterek; manevi tazminata ve müvekkilinden haksız ve mesnetsiz olarak tahsil edilen 42.000,00-TL"nin tahsil talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı ile davalı sağlık kuruluşu arasında, tedavi hizmetine ilişkin vekalet ilişkisi bulunmakta olup ihtilafın, vekâlet hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir 6502 Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(l) maddesi ile vekâlet sözleşmeleri de Kanun kapsamına alındığından, taraflardan birinin tüketici olduğu vekâlet sözleşmelerine ilişkin uyuşmazlıkların da tüketici mahkemesinde çözümlenmesi zorunludur. Ne var ki, 6502 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinde "Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalar açıldıkları mahkemede görülmeye devam eder." hükmü bulunmakta olup; eldeki dava, 6502 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 13.11.2013 tarihinde açılmış bulunduğundan, taraflar arasındaki hukukî ilişkinin dava tarihinde yürürlükte olan 4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. 4077 sayılı Kanun ile güdülen amaç, tüketicinin tüketime yönelik satışlarda, mal ve hizmetlerdeki ayıplara karşı korunması olduğundan, 4077 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyecek olan somut uyuşmazlığın genel mahkemede görülmesi gerekir. Bu nedenle uyuşmazlığın ... 3. Asliye Hukuk (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK"nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... 3. Asliye Hukuk (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 05/12/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.