(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/6841 E. , 2013/17112 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali-Tahliye
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, tahliye talebi yönünden dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince;
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 346.maddesinde; Kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76"ncı, faize ilişkin 88"nci, temerrüt faizine ilişkin 120"nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138"nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun"da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354"ncü maddelerinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Taraflar arasında 01/09/2010 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile kiralanan dairenin oturmak için kullanılacağı, aylık kira bedelinin 400 TL olduğu, her ayın ilk 5 gününde ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı kiralayan tarafından davalı kiracı hakkında 07/12/2011 tarihinde başlatılan icra takibinde, aylık 400 TL"den 2010 yılı Ekim -2011 yılı Ağustos dönemi için 11 aylık kira ile aylık 480 TL."den sözleşmedeki muacceliyet hükmüne de dayalı olarak 2011/Eylül-2012/Ağustos dönemine ait bir yıllık kira parası olarak toplam 10.160 TL. ve ferilerinin tahsili istenmiştir. Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 4. maddesinde “aynı dönem içerisinde kira bedelinin iki ay ödenmemesi halinde ödenmeyen aydan dönem kirasının sonuna kadar olan kira bedellerinin muacceliyet kespedeceği” şeklindeki düzenleme ile muacceliyet koşuluna yer verildiği görülmekte ise de yukarıda açıklanan yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun kiralananın niteliğine ve davalı kiracının sıfatına göre geçersiz hale geldiğinin kabulü gerekir. Bu durumda icra takibinde dönem sonu açıklamasıyla istendiği anlaşılan 2012 yılı aylarına ilişkin kira alacaklarının ve birikmiş faizin muacceliyet koşuluna dayalı olarak istenildiği anlaşıldığından, değerlendirmenin takip tarihi itibariyle ödenmemiş muaccel kira alacağı ve her ayın kirasının ödeme tarihlerine göre belirlenecek işlemiş faiz alacağı üzerinden yapılması gerekirken, muacceliyet koşulu gereğince istenen aylar kirası ile tüm işlemiş faiz yönünden itirazın iptaline karar verilmiş olması yeni yasal düzenleme karşısında doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) No"lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün alacağa ilişkin bölümünün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.