20. Hukuk Dairesi 2016/10919 E. , 2016/11591 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davada .... 2. Sulh Hukuk ve .... 2. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, kayıt maliki ile mirasbırakanın aynı kişi olduğunun tespiti isteğine ilişkindir.
.... 2. Sulh Hukuk Mahkemesince, davada yasal hasım olan Tapu Müdürlüğü dışında asli müdahilin de yeraldığı, bu nedenle görevli mahkemenin 6100 sayılı HMK"nın 2 ve 4. maddeleri hükmü gereğince asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli .... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm sadece müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 31.03.2016 gün ve 2016/2525 E. - 3876 K. sayılı ilamında özetle; [Müdahil ... her ne kadar müdahale dilekçesinde kendisini ""Asli Müdahale Talep Eden"" olarak göstermiş ve mahkemece de asli müdahil olarak kabul edilmiş ise de; 06.11.2013 tarihli müdahale dilekçesinin talep kısmında açıkça; ""davacıların açtığı davanın reddine karar verilmesini""] talep etmiş olması karşısında, talebinin niteliği itibariyle 6100 sayılı HMK"nın 66. maddesinde düzenlenen ""Feri Müdahale"" talebi mahiyetinde olduğu açıktır.
O halde, fer"i müdahilin ancak lehine katıldığı tarafla birlikte hareket edebileceği ve tek başına temyiz yetkisi bulunmadığı, hükmü davalının da temyiz etmediği, öte yandan, feri müdahilin; HMK"nın 69/2. maddesinde belirtilen; "zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığı veya yanında katıldığı tarafın iddia ve savunma imkanlarını kullanmasını engellediği ya da kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkanlarının, tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığı"" yönünde bir iddiasının da bulunmadığı anlaşıldığından, feri müdahil ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE” karar verilmiş ve dava dosyası asliye hukuk mahkemesine gönderilmiştir.
.... 2. Asliye Hukuk Mahkemesince, tapuda kimlik bilgililerinin düzeltilmesi yahut malikin kim olduğunun tespiti davalarının HMK"nın 382/ç-1 maddesi gereğince çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu ve kanunda aksine düzenleme bulunmadıkça bu davalarda görevli mahkemenin aynı Kanunun 383. maddesi gereğince sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Somut olayda; davacılar, 622 parsel sayılı taşınmazın 1/3 payının mirasbırakanları ""... oğlu, 01.07.1904 doğumlu 26.12.1926 tarihinde ölen Hasan"a" ait olduğunu, ancak tapu kaydında soyadının bulunmaması sebebi ile mirasçılar adına intikalinin yapılamadığını ileri sürerek, anılan kayıt maliki ile mirasbırakanlarının aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Birleştirilen dosyadan müdahil, dava konusu yapılan payla ilgili olarak kazandırıcı zilyetlik iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil davası açtığını, verilecek kararın hakkını doğrudan doğruya etkileyeceğini belirterek, asli müdahale talebinin kabulü ile davacıların davasının reddine karar verilmesini istemiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla, mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 382/1. maddesinde çekişmesiz yargının genel çerçevesi belirlenmiş, mümkün olduğunca çekişmesiz yargı işleri sayılarak belirtilmiştir. Ancak, bu sayma sınırlı olmadığından yasa maddesinde sayılmayan fakat çekişmesiz yargı ölçütlerini taşıyan diğer işlerin de çekişmesiz yargı işi olarak kabulü gerekir.
Tapu kayıtlarında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davasında, davacı taraf tapu kayıtlarındaki kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesini talep etmekte olup bu tür davalarda hasım gösterilen Tapu Müdürlüğü (Hazine) ile aralarında bir uyuşmazlık yoktur. Tapu Müdürlüğü (Hazine) davada sadece yasal hasım olarak yer almaktadır. Gerçekte davada taraf değil, sadece ilgilidir. İlgililerin uzlaşması halinde çekişmenin ortadan kalktığından söz edilemez veya bu davalarda ilgili tarafın davayı kabulü sonuç doğurmaz. Taraflar arasında bu anlamda gerçek bir çekişmenin varlığı söz konusu değildir.
Bu değerlendirmelere göre, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 382. maddesi uyarınca bu tarihten sonra açılan tapu kayıtlarında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davaları da çekişmesiz yargı işlerinden sayılmalıdır. Kaldı ki, 382. maddenin 2-ç/1 fıkrasında "Taşınmaz üzerinde taraf oluşturulmasına ve hak ihlaline sebebiyet vermeyecek düzeltmelerin yapılması" çekişmesiz yargı işi sayılmış olup niteliği itibariyle tapu kayıtlarında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davalarından başka bu tarife uyacak bir dava türü de bulunmamaktadır. Bu durumda, mülkiyet nakli ihtimali bulunmayan ve çekişmesiz yargı işi niteliğinde olan uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK"nın 21 ve 22. maddeleri gereğince .... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 01/12/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.