Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/9501
Karar No: 2021/4534
Karar Tarihi: 01.04.2021

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2020/9501 Esas 2021/4534 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2020/9501 E.  ,  2021/4534 K.

    "İçtihat Metni"

    Bölge Adliye Mahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
    İlk Derece Mahkemesi : İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi

    Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I-İSTEM
    Davacı vekili, davacının ... Hizmetleri Ltd. Şti"ndeki ortaklığı ve müdürlüğünün 06.11.2013-11.12.2013 tarihleri arasında toplam 35 gün olduğunu, şirket ortağı ve yetkilisi görünse de fiili olarak şirket ortağı ve temsilcisi olmadığını belirterek hakkında düzenlenen dava dilekçesinde belirttiği ödeme emirlerinin iptalini istemiştir.
    II-CEVAP :
    Davalı vekili; davacının 06/11/2013-02/01/2014 tarihleri arasında %50 hissedarı ve şirket müdürü olduğunu, 6183 sayılı Yasa uyarınca açılan takibin şirket ortak ve yöneticileri hakkında yapıldığını belirterek açılan davanın reddine, %10 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
    III-MAHKEME KARARI
    A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne, ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
    İSTİNAF
    Davalı Kurum vekili tarafından anılan karara yöenlik istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
    B-BAM KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK"nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
    TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
    Davalı Kurum vekili; sözkonusu borçların ilgili şirketten tahsil edilemeyeceğine kanaat getirildiğini, şirketin gayri faal olduğunu, ticaret sicilinde yer almasının bunun aksini ortaya koymadığını, davacının borcun şirketten karşılanabileceğini iddia ediyorsa ispat etmesinin beklendiğini, şirketin herhangi bir mal varlığının olmadığını belirterek eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararı temyiz etmişlerdir.
    IV-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
    Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 88/20. maddesi ile, “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur” şeklinde düzenlenme getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile tüzel kişiliği haiz özel kuruluşta görev yapan üst düzeydeki yönetici veya yetkililer ile kanuni temsilcilerin primlerin ödenmesinden işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları açıkça belirtilmiştir.
    Müteselsil borçlulukta alacaklı, alacağının tamamını veya bir kısmını karşısındaki borçlulardan dilediği birinden isteyebilmek imkânına sahip bulunduğu gibi, borçlular da alacaklıya karşı borç sona erinceye kadar hep birlikte sorumlu olmakta devam ederler. Borçlulardan birinin borç ödemeden aciz haline düşmesinin veya iflas etmesinin alacaklı için her hangi bir tehlikesi yoktur; zira diğer borçlulardan her biri borcun tamamını ifa etmek yükümlülüğü altında bulunmaktadır. Müteselsil borçluluk alacaklıya, borçluların içinden ödeme gücü en yüksek olanı seçerek edimin tamamını ondan isteyebilme yetkisini tanır.
    Eldeki davada, ödeme emirlerine konu borcun 2012/11-2013/9. ayları arası döneme ilişkin dava dışı ... Hizmetleri Ltd. Şti"nin prim ve gecikme zammından oluştuğu, ticaret sicil kayıtlarına göre davacının 06/11/2013 tarihinde noter sözleşmesi ile dava dışı şirkette ortak olduğu ve 11/12/2013 tarihinde yine noterden yapılan devir sözleşmesi ile ortaklıktan ayrıldığı, 06.11.2013-11.12.2013 tarihleri arasında şirket ortağı ve müdürü olduğu, dava dışı şirketin yapılandırmaya başvurduğu, mal beyanında bulunduğu ve yatırdığı 130.000,00-TL teminatın 25.05.2016 tarihinde nakde çevrildiği, taksitlendirme bozulduğu için şirkete 16.05.2016 tarihinde borcu 7 gün içerisinde ödemesi için ihtar gönderildiği, davacıya da ödeme emirlerinin 29.04.2016 ve 05.05.2016 tarihlerinde tebliğ edildiği, davacıya ödeme emirlerinin tebliğ edildiği tarihte şirketin borcu ödeme kabiliyetinin olmadığı anlaşılmaktadır.
    Somut olayda, dava dışı Ltd.Şti’nin prim borçlarının 2012/11-2013/9.ayları arasına ait olması ve yine davacının şirket müdürlüğü ile ortaklığının 06/11/2013- 11/12/2013 olması karşısında davacının devir öncesi devreden ortak sıfatıyla borçlardan sorumluluğunun hissesi oranında olması gerektiği gözetilmeksizin davanın kabulü yönünde karar tesis edilmesi isabetsizdir.
    Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının HMK"nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi