18. Ceza Dairesi 2015/16784 E. , 2016/3151 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-) O Yer Cumhuriyet Savcısının, hükmü 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesinde öngörülen bir aylık süre geçtikten sonra temyiz ettiği,
Tehdit suçundan verilen kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, O Yer Cumhuriyet Savcısının hakaret suçuna ve sanık ...’ün tehdit suçuna ilişkin temyiz isteklerinin, tebliğnameye uygun olarak, REDDİNE,
2-) Sanık ..."ün hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyizine gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucunda saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
a) TCK"nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun, uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış ise de bu husus infaz sırasında gözetilebileceğinden,
b) TCK’nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılırken hesaplama hatası sonucu “2 yıl 6 ay 20 gün” yerine “2 yıl 6 ay 21 gün” hapis cezasına hükmedilmişse de, aynı Kanunun 62/1. maddesi uyarınca indirim yapılırken sonuç cezaya doğru hükmedildiğinden, sonuca etkili olmayan aykırılığın bozmayı gerektirmediği,
Anlaşıldığından, sanık ...’ün ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 22/02/2016 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sayın çoğunluğun hakaret suçunda karakol binasının aleni yer olduğuna ilişkin görüşüne aşağıdaki nedenlerle katılmıyorum.
Hakaret suçlarında suçun işlendiği yerin aleni olması cezayı arttıran neden olarak düzenlenmiştir. Aleniyet; belirsiz sayıdaki kişilerin hakaret içeren sözleri duyabileceği koşulların var olmasıdır. Yasa koyucu bu düzenleme ile şerefine karşı saldırılan mağdurun, bu durumun varlığı halinde daha çok etkileneceği düşüncesiyle cezada arttırım yapılmasını öngörmüştür.
Karakol binaları, yasaların kolluğa verdiği idari ya da adli konulardaki görevlerini yapabilmelerini sağlama amacına yönelik yapılmış yapılardır. Karakollarda ağırlıklı olarak kamuya kapalı ceza soruşturmalarının yapılması ve terör saldırılarının hedefi olması nedeniyle koruma amaçlı olarak kapılarında nöbetçi memur bulundurulmaktadır. Yaygın uygulama, karakol içerisine işi olmayanların alınmamasıdır.
Ceza içeren yasa maddelerinin yorumlanmasında göz önüne alınacak hususlardan birisi de sanık aleyhine sonuç doğuracak yaklaşımlar sergilememektir. Zira TCK"nın 4. maddesi "Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz" hükmünü içermektir. Yasanın metninden anlaşılmayan sanık aleyhine yorumlar, sanıklara ceza kanunu yanında yorumunu da bilmeyi zorunlu hale getirecektir. Bu ise hukukçuların dahi üzerinde tartışma yaptıkları hususların sanıklarca bilinmesi zorunluluğunu doğurmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında; karakol binalarının alenî yerlerden sayılamayacağı, sanık aleyhine yorum yoluyla aleni sayılarak cezanın artırılmasının yerinde olmadığı düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun aksi görüşüne katılmıyorum.