18. Ceza Dairesi 2015/31278 E. , 2016/3110 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
KARAR
Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Kadirli Cumhuriyet Başsavcılığı"nca verilen 24/10/2014 tarihli ve 2014/2698 soruşturma, 2014/2258 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin, mercii Osmaniye Sulh Ceza Hakimliğinin 07/11/2014 tarihli ve 2014/961 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/06/2015 gün ve 186645 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu" nun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya haşlar. Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür."" şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, somut olayda, şüpheli ..." nın müşteki Büşra Görkem Gül ile birlikte Kadirli (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinde zabıt katibi olarak çalışmakta oldukları, olay tarihinde aralarında yaşanan tartışma esnasında şüphelinin müştekiye hitaben söylediği "Senin bildiğin erkekleri ben bilmem, senin kadar erkek tanımıyorum," şeklindeki sözlerin müştekinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek isnat niteleğinde olduğu ve hakaret suçunu oluşturacağı gözetilerek, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
I-Olay:
Müştekiye yönelik hakaret suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Kadirli Cumhuriyet Başsavcılığı"nca, şüphelinin müştekiye yönelik sözlerle müştekinin kendisinden daha fazla erkekle görüşmesini, muhabbet etmesini kastettiği, farklı bir amaçla ve hakaretvari şekilde bunu beyan ettiğine yönelik hakkında kamu davası açılmasını gerektirir nitelikte somut, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı, bir erkeğin çok fazla kız arkadaşı olabileceği gibi bir kızın da çok fazla erkek arkadaşı olabileceği, sırf bunu dile getirmenin hakaret suçunun unsurunu başlı başına oluşturmayacağı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği, müştekinin karara süresinde itirazı üzerine, mercii Osmaniye Sulh Ceza Hakimliğince itirazın reddine karar verildiği, kesin olan bu karara karşı müştekinin müracaatı üzerine, kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara müşteki tarafından takipsizlik kararının hatalı olduğu gerekçesiyle yapılan itirazın reddine dair mercii kararının, hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
CMK"nın 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür."" 170. maddesinin 2. fıkrasında, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. 172. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir."" hükümleri düzenlenmiştir.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Somut olayda, şüpheli ..."nın müşteki Büşra Görkem Gül ile birlikte aynı mahkemede zabıt katibi olarak çalışmakta oldukları, olay tarihinde aralarında yaşanan tartışma esnasında müştekinin şüpheliye "ben babamdan amcamdan gördüğüm kadarıyla bildiğim erkekler konuyu kapatır, sen hiç konuyu kapatmıyorsun, sürekli açıyorsun tartışma büyüyor" demesi üzerine şüphelinin müştekiye hitaben söylediği "Senin bildiğin erkekleri ben bilmem, senin kadar erkek tanımıyorum," şeklindeki nezaket dışı ve kaba ifade niteliğindeki sözlerin, müştekinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, takipsizlik kararı yerinde olup, mercii tarafından verilen itirazın reddi kararı da yerinde görüldüğünden, kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMK"nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, 22.02.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.