Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/765
Karar No: 2022/232
Karar Tarihi: 13.01.2022

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/765 Esas 2022/232 Karar Sayılı İlamı

11. Hukuk Dairesi         2020/765 E.  ,  2022/232 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

    Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.04.2017 tarih ve 2011/104 E- 2017/314 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 05.11.2019 tarih ve 2017/2126 E- 2019/2098 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından duruşmalı, davalılar vekilince duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 11.01.2022 günü hazır bulunan davacılar vekili Av.... ile davalılar vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...'nin Punto-Atlanta Tur. Teks. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin % 50 ortağı iken ölümü üzerine şirket ortaklarının davacılar olduğunu, şirketin % 50 pay sahiplerinin ise davalılar ..., ... ve ... olduğunu, davacıların şirket hisselerini 05.05.2009 tarihli protokol nedeniyle 07.05.2009 tarihinde ...'na devrettiklerini, ancak devir işleminin davacıların iradesinin sakatlanması nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek, 05.05.2009 tarihli protokol ile 07.05.2009 tarihli Hisse Devri Sözleşmelerinin iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 05.05.2009 tarihli Hisse Devir Protokolü nedeniyle davacıların yoksun kaldıkları bir yıllık şirket karının tazmini, davacıların ve davalı şirketin cari, araç kullanım bedeli, deri ve kürk ürün bedeli, demirbaş bedeli ve diğer alacaklar karşılığı ortaya çıkan şimdilik 1.000,00 USD zararın ve alacağın davalılardan ticari reeskont faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tazmin ve tahsiline karar verilmesini; 17.05.2016 tarihli dilekçesi ile; Hisse Devir Sözleşmesinin iptali taleplerinden vazgeçtiklerini bildirmiş, 30.05.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile de, 368.368,00 TL hisse devir bedeli, 1.034.113,21 TL 1255 adet deri ve kürk bedeli, 25.150,00 TL araç amortisman bedeli, 118.800,00 TL araç kullanım bedeli, 38.595,00 TL demirbaş bedeli, 191.529,74 TL cari alacaklar toplamı 1.408.187,95 TL'den Hisse Devri Protokolüne göre mahsup edilen 40.000,00 USD karşılığı 59.644,00 TL'nin mahsubu ile 1.348.543,95 TL olmak üzere toplam 1.716.912,55 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalılar vekili, davacıların murisinin 16.04.2009 tarihinde vefat etmesi ile davacıların irade sakatlığı ve gabin iddialarının yerinde olmadığını, şirket için muris tarafından yapılan tüm maddi ve manevi fedakarlıkların davalılar tarafından da yapıldığını, şirkete katılan değerlerde tüm ortakların katkısının bulunduğunu, davacıların eğitim düzeylerine göre kendi rızaları ile hisse devrini gerçekleştirdiklerini savunarak, davanın reddini talep etmişlerdir.
    İlk Derece Mahkemesi tarafından; ticaret sicil kayıtları, davacı ve davalı şirket kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarından 14.01.2016 tarihli bilirkişi kurul raporu benimsenmek suretiyle taraflar arasında düzenlenen protokolün 5. maddesine göre davacıların davalıları hisse devir bedeli ile ilgili olarak sınırlı şekilde ibra ettikleri, protokolde belirtilen çeklerin teslimi ile davacıların davalıdan hisse devir bedeli talep edemeyecekleri gerekçesi ile hisse devir bedeline yönelik istemin yerinde olmadığı, bilirkişi raporuna göre protokol ile davalılar tarafından davacılara ait olduğu kabul edilen 1.255 adet deri ve kürke istinaden davacıların davalı şirketten 1.034.113,21 TL alacağının bulunduğu, araçların amortisman kaybı, kullanım bedeli, demirbaş değeri ve protokolde kararlaştırılan 40.000,00 USD'nin mahsubu ile davacının davalıdan 1.157.014,21 TL alacağının bulunduğu, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı, davalı defterlerinde kaydı bulunmayan 191.579,74 TL tutarındaki fatura karşılığında davalının ödeme yapmadığı, bu faturaların gider yansıtma faturası, benzin ve araç kira bedeline ilişkin olduğu, davalı kayıtlarında davacı şirkete yapılan ödemelerin kayıtlı olmadığı, davalı şirketin kurulduğu sırada davacı şirket üzerinden bazı harcamaların yapıldığı ve bunların davalı şirket kurulduktan sonra davalıya faturalandırıldığı, araçların davalı şirket tarafından kullanıldığı gerekçesi ile, toplam 1.348.543,95 TL'den davalıların imzaladığı protokol nedeniyle sorumlu oldukları, protokol ile hak ve yükümlülükler üstlenmeleri nedeniyle tarafların aktif ve pasif husumete sahip oldukları gerekçesi ile davanın ıslah edilmiş hali ile kısmen kabulü ile, 1.348.543,95 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesince, davacı gerçek kişilerin davalı ...'na yönelik davasının esastan reddine, tüm davacıların davalılar ... ve ...'a yönelik davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacı şirketin davalı şirkete yönelik ıslah edilmiş davasının yukarıda açıklanan nedenlerle cari hesaptan kaynaklı 134.053,75 TL, demirbaş devir bedeli 38.595,00 TL, devri gerçekleşmeyen araçların kullanım bedeline yönelik davalının ödediği tutarın düşülmesinden sonra 110.056,00 TL, 1.255 adet kürk ve deriye ilişkin bedelin bilirkişi kurulu tarafından tespit edilen rayiç değeri 883.094,08 TL toplamı 1.165.798,83 TL'ye yönelik davanın kabulü gerekirken mahkemece eksik inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi kurul raporu esas alınarak ıslah edilmiş davanın 1.348.543,95 TL'ye yönelik kısmının kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca esastan kabulüne, mahkemenin bu hatasının yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemesi nedeniyle duruşma açılarak İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek, davalıların istinaf başvurusunun esastan kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/04/2017 tarih 2011/104 Esas 2017/314 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacı ...,...ve ...'nin davalı ... aleyhine açtığı davanın esastan reddine, tüm davacıların davalılar ... ve ... aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacı şirketin davalı Punto-Atlanta Turizm Tekstil Taşımacılık Ltd. Şti. aleyhine açtığı ıslah edilmiş davanın kısmen kabulüne, 883.094,08 TL kürk ve deri bedeli, 134.053,75 TL cari hesaptan kaynaklanan alacak, 38.595,00 TL demirbaş bedeli, 110.056,00 TL araç kullanım bedeli olmak üzere toplam 1.165.798,83 TL'nin 1.490,00 TL'sinin dava tarihinden kalan 1.164.308,83 TL'sinin ıslah tarihi 06/06/2016 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalı şirketten alınarak davacı şirkete verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
    Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
    (1) İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve 05.05.2009 tarihli protokolün 4.2.3. maddesinde "devralan işbu maddede belirtilen araç ve demirbaşların bedellerini … ...’ye ödeyecektir" şeklindeki hükümde davalı şirket hisselerini devralan davalı ...’nun muhatap olarak gösterilmesine, diğer davalılar ... ve ...’ın hisse devrine muvafakat etmeleri ve protokole herhangi bir sıfat belirtilmeksizin imza koymaları dışında sorumluluklarını gerektirecek herhangi bir hükmün bulunmamasına, davacı tarafça sunulan 16.05.2016 tarihli dilekçede "bilirkişi raporunun sonuç kısmında belirtilen 1.348.543,95 TL alacağımızın doğrultusunda dava dilekçemizdeki talebimizi ıslah etmek üzere tarafımıza gereken sürenin verilmesini, … farklı raporlara göre yapılan hesaplamalardan 368.368,60 TL veya 103.269,13 TL hisse devir bedelinden birisinin ödenmesine karar verilmesini talep ederiz" denilmesine mahkemece verilen süre içerisinde sunulan 06.06.2016 tarihli ıslah dilekçesinde 1.348.543,95 TL ve ödenmeyen hisse bedeli olarak 368.368,60 TL talep edilmiş olması itibariyle 16.05.2016 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi mahiyetinde bulunmamasına ve davacılar vekili tarafından sunulan 03.01.2022 havale tarihli ek temyiz dilekçesinin süresinden sonra sunulmuş olması sebebiyle temyiz incelemesinde değerlendirilemeyecek olmasına göre, taraf vekillerinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
    (2) Dava, şirket hisse devir bedelinin ödenmediği iddiası ile devir bedeline ilişkin alacak ile taraflar arasında düzenlenen 05.05.2009 tarihli Protokolde yazılı hükümlere göre davacı şirkete ait olup, davalı şirkete devredilmesi kararlaştırılan araç kullanım bedeli, demirbaş bedeli, cari hesaptan kaynaklı alacak ve protokolde belirtilen 1.255 adet kürk ve deri ürününün davalı şirket tarafından satışı nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
    Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafça ibraz edilen 1.255 adet kürk ve deriye ilişkin liste esas alınarak bu talep yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin bu belgenin her zaman düzenlenebilir olduğuna ilişkin itirazı reddedilerek, protokolde kürk ve derilerin nitelikleri ayrıntılı olarak belirtilmemiş olsa da sayılarının belirtildiği, bu sayının ibraz edilen liste ile uyumlu olduğu, protokolde davalı şirketin bu ürünlerin şirketin showroomlarında sergilenip satılacağı, ürünlerin konsinye teslim bedelinin fatura karşılığında davacı şirkete ödeneceği, satılmayan malların her zaman geri alınabileceği düzenlenmiş olduğuna göre, davacının kürk ve derilerin davalıya teslim edildiğini ayrıca ispat külfeti altında bulunmadığı, davalı tarafından da bu ürünlerin davacıya iade edildiği ileri sürülüp kanıtlanmadığı gerekçesiyle reddedimiştir.
    05.05.2009 tarihli Protokol’ün 4.3 maddesi gereğince davacı şirkete ait 1.255 adet deri ve kürk ürün davalı şirketin Antalya’daki showroom(lar)ında sezon sonuna kadar sergilenecek ve satılacak, davacı şirket, davalı şirkete söz konusu ürünleri konsinye olarak teslim edecek ve davalı şirket her ay sonunda satılan ürünlerin bedellerini fatura karşılığında davacı şirkete ödeyecektir. Sezon sonuna kadar satılmayan ürünler yeni sezonda tekrar davalı şirketin Antalya’daki showroom(lar)ında satışa çıkarılacak ve yine her ay sonunda satılan ürünlerin bedelleri fatura karşılığı davacı şirkete ödenecektir. Varisler, satılmayan malları her zaman geri alma, üçüncü gerçek ve tüzel kişilere satma hakkına sahiptir. Devralan, böyle bir talep halinde malları varislere iade etmekle yükümlüdür. Protokolde deri ve kürk ürünlerinin davacı şirket tarafından davalı şirkete teslim edileceği yazılı olup, ürünlerin davalı şirkete teslim edildiğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Davalı yan ürünlerin kendisine teslim edilmediğini savunduğuna göre, teslimi ispat yükü davacıdadır. Davacı tarafından sunulan liste ise teslimi ispata elverişli olmayıp, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi’nin davacının kürk ve derilerin davalıya teslim edildiğini ayrıca ispat külfeti altında bulunmadığı, davalı tarafından da bu ürünlerin davacıya iade edildiği hususunun ileri sürülüp kanıtlanmadığı gerekçesiyle ürün bedellerinin tahsiline karar vermesi isabetli olmamış, hükmün temyiz eden davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
    (3) 05.05.2009 tarihli Protokol’ün 2 maddesi gereğince hisse devir bedelinin, 4.2.3 maddesi gereğince araç ve demirbaş bedelinin davacı ...’ye ödeneceği, diğer davacı gerçek kişilerin de kendi hisselerine düşen kısım yönünden ödemenin davacı ...’ye yapılmasına muvafakat ettikleri ve bu beyanın alacağın temliki mahiyetinde olduğu nazara alındığında, anılan kalemler yönünden davacı ...’nin davada taraf ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamıştır.
    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar ... ve ... ile davalı gerçek kişilerin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararın BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin ... dışındaki davacılardan alınıp davalılara verilmesine, 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin de davalı şirketten alınıp davacı ... tarafına verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 13/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi