Abaküs Yazılım
18. Ceza Dairesi
Esas No: 2015/10226
Karar No: 2016/3103
Karar Tarihi: 22.02.2016

Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/10226 Esas 2016/3103 Karar Sayılı İlamı

18. Ceza Dairesi         2015/10226 E.  ,  2016/3103 K.
"İçtihat Metni"




KARAR
Hakaret suçundan sanık ..."nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 125/3-a, 125/4 ve 62/1. maddeleri gereğince 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 231/5-8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın 5 yıl süre ile denetim altında bulundurulmasına, Avukatlık Ücret Tarifesine göre 2.640,00 Türk lirası ücreti vekâletin sanıktan tahsili ile katılana ödenmesine dair Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/11/2013 tarihli ve 2013/88 esas, 2013/377 sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/01/2014 tarihli ve 2014/61 değişik iş sayılı kararını müteakip, sanığın kesinleşme şerhinin kaldırılması yönündeki talebinin reddine ilişkin Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/03/2014 tarihli ve 2013/88 esas, 2013/377 sayılı ek kararına yönelik sanık tarafından yapılan itirazın reddine dair Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/04/2014 tarihli ve 2014/417 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/06/2014 gün ve 236579 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/11/2006 tarihli ve 2006/6-123 esas, 2006/229 sayılı ilâmı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13/07/2009 tarihli ve 2009/8068 esas, 2009/10789 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Anayasa"nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerekmesi karşısında; sanığın yüzüne karşı verilen Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/11/2013 tarihli ve 2013/88 esas, 2013/377 sayılı kararda kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği hususunun belirtilmediği gibi, kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiye de gönderilmediği ve bu nedenle karar kesinleşmediği hâlde, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/01/2014 tarihli ve 2014/61 değişik iş sayılı kararında, sanığın itirazının yargılamanın yenilenmesi istemi olarak değerlendirilmesinde,
2- 5271 sayılı ...nun 23/3. maddesindeki "Yargılamanın yenilenmesi halinde önceki yargılamada görev yapan hakim aynı işte görev alamaz" şeklindeki düzenleme ile aynı Kanunun 318/1. maddesindeki "Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir" şeklindeki düzenlemeler karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümde belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığınadair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu sebeple adil yargılanma hakkının bir uzantısı olarak, olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği gözetilmeden; Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/01/2014 tarihli ve 2013/88 değişik iş sayılı kararında itiraza ilişkin karar düzeltilmesine yer olmadığına karar verilerek dosyanın gönderildiği Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/01/2014 tarihli ve 2014/61 değişik iş sayılı kararında talebin yargılamanın yenilenmesi istemi olarak değerlendirilerek ve anılan hükme aykırı olarak itirazın reddine karar verilmesinde,
3- Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/04/2014 tarihli ve 2014/417 değişik iş sayılı kararma yönelik yapılan incelemede, 1136 Avukatlık Kanunu"nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi gereğince kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine hükmedilen vekâlet ücretinin açıklanması geri bırakılan hükme dâhil olduğu, hüküm açıklanmadıkça tahsil edilemeyeceği; açıklanması halinde ise hükmün açıklanmasına ilişkin kararın yeni bir hüküm olmadığı, bu halde tahsilde tekerrür olmamak üzere açıklanması geri bırakılan hükümdeki vekâlet ücretinin aynısının açıklanmasının gerekeceği yeniden ve ayrıca bir vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği ayrıca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında belirtilen vekâlet ücretinin takibe konulamayacağı gözetilmeksizin sanık tarafından vekâlet ücreti yönünden icra takibine girişildiğinden bahisle kararın kesinleşme şerhinin kaldırılması talebine yönelik olarak olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
(1) nolu talep yönünden:
Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 14.11.2013 tarih ve 2013/88 esas, 2013/377 sayılı, avukat olan sanığın yüzüne karşı verilen kararında, “ katılan ve vekilinin yokluğunda, sanığın yüzüne karşı, yokluğunda karar verilenler için tebliğden, yüzüne karşı verilenler için tefhimden itibaren 7 günlük süre içerisinde mahkememiz katibine yapılacak başvuru sonucu düzenlenecek tutanak veya mahkememize veya en yakın mahkemeye verilecek dilekçe ile 4. Ağır Ceza Mahkemesi"ne itirazı kabil olmak üzere...” ibareleri kullanılarak; Anayasanın 40/2, 5271 sayılı Yasanın 34/2, 231/2 ve 232/. maddelerine uygun olarak, “başvurulacak yasa yolunun süresi, mercii ve başvuru şekli” açıklanmak suretiyle kanun yolunun gösterildiği görülmektedir. Kanun yolunda ayrıca, “kanun yoluna başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği” hususunun belirtilmesine gerek yoktur. Dolayısıyla bu hususa yönelen kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.
(2) nolu talep yönünden:
Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 14.11.2013 tarih ve 2013/88 esas, 2013/377 sayılı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararına karşı sanığın, itiraz süresi geçtikten sonra, suçun oluşmadığına, tahkikatın eksik ve yanlış değerlendirme yapıldığına yönelik itiraz dilekçesi verdiği, Mahkemesince itirazın yerinde görülmeyerek reddiyle itirazı merciiye gönderdiği, mercii Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 23.01.2014 tarihli kararında, “3. Ağır Ceza Mahkemesi"nin dosyasında aynı konudan daha önce karar verildiği, talebin yargılamanın yenilenmesi talebi niteliğinde değerlendirilebileceği, ancak şartları oluşmadığı ve yeni deliller de bulunmadığı gözetilerek” şeklindeki gerekçeyle itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.
Sanığın dilekçesinin yargılamanın yenilenmesi talebini içermediği, açıkça karara itiraz mahiyetinde bulunduğu, mercii tarafından itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği halde hatalı değerlendirme ve gerekçeyle itirazın reddine karar verdiği, ret kararının sadece sonucu itibariyle doğru olduğu anlaşılmıştır. Zira CMK"nın 311. maddesi uyarınca, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunabilmek için kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış dava olması gerekmektedir. Somut olayda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, kesinleşmiş bir hüküm değildir. Dolayısıyla burada yargılamanın yenilenmesi talebini hükmü veren hakimin değerlendiremeyeceği kuralının uygulama olanağı bulunmadığından kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.
(3) nolu talep yönünden:
İtiraz mercii olan Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 23.01.2014 tarihli itirazın reddine dair kararıyla Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 14.11.2013 tarih ve 2013/88 esas, 2013/377 sayılı kararının kesinleşmesi üzerine, mahkemesince karara kesinleştirme şerhinin işlendiği, sanık tarafından bu kez 07.03.2014 tarihinde verilen dilekçe ile kararın kesinleştiğine dair şerhin kaldırılması gerektiğini, sadece itiraz usulünün kesinleştiğinin şerh edilebileceğini belirtip şerhin bu şekilde düzeltilmesinin talep edildiği, 3. Ağır Ceza Mahkemesince 11.04.2014 tarihli ek kararla, “CMK"nın 325/1 ve 325/2 maddeleri uyarınca yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği, vekalet ücretinin de yargılama giderleri içerisinde olduğu, mercii 4. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 23.01.2014 tarihli kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği” gerekçeleriyle talebin reddine karar verildiği, sanığın bu karara karşı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hükmedilen vekalet ücretinin karar kesinleşmediğinden icraya konulamayacağından bahisle itirazda bulunduğu, itirazı inceleyen Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 25.04.2014 tarihli kararla, ek kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından itirazın reddine karar verdiği anlaşılmıştır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hükmedilen vekalet ücretinin icraya konulup konulamayacağının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulen kesinleştirme işlemiyle bir ilgisinin bulunmadığı, Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 14.11.2013 tarih ve 2013/88 esas, 2013/377 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, itiraz sürecinden geçerek, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 23.01.2014 tarihli itirazın reddine dair kararıyla, usulüne uygun olarak kesinleştiği, dolayısıyla Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi"nin kesinleştirme şerhinin usul ve yasaya uygun olduğu, buna binaen, 11.04.2014 tarihli ek kararında ve ek karara itirazın reddine dair Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 25.04.2014 tarihli kararında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, bu hususa yönelen kanun yararına bozma talebi de yerinde görülmemiştir.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünceler yerinde görülmediğinden, CMK"nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, 22.02.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.









Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi