20. Hukuk Dairesi 2015/4341 E. , 2015/4623 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2008 yılında yapılan kadastro sırasında ... ilçesi, ... köyü 163 ada 1 parsel sayılı 54.421,91 m² yüzölçümündeki taşınmaz, mera niteliği ile sınırlandırılarak özel siciline yazılmıştır.
Davacı ...; 163 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide işaretlenen 1.701,663 m² yüzölçümlü kesiminin 1997 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığını belirtip tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman tahdit haritasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 14.10.1997 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması daha sonra 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosu vardır.
Mahkemece yapılan araştırma inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı belirtilmiş ise de taşınmazın tahdit haritasındaki konumu gösterilmemiştir. Dairenin geri çevirme kararı üzerine aynı orman ve fen bilirkişi tarafından düzenlenen ek rapor ekindeki hat uygulamasında orman tahdit sınır noktaları yazılmamıştır. Bir örneği dosyada bulunan orijinal olmayan tahdit haritasında da orman tahdit sınır noktaları yazılı değildir. Bu haliyle uzman bilirkişinin orman tahdit haritası ve tutanaklarını nasıl uyguladığı ve taşınmazın kesinleşen orman tahdidinde ne gibi işleme tabi tutulduğu net olarak anlaşılamamaktadır.
Bunlardan ayrı çekişmeli taşınmaz kadastro sırasında mera niteliği ile sınırlandırılmış olup belediye sınırları içinde bulunan meralarda kullanma ve yararlanma hakkı köy tüzel kişiliğine, mülkiyet hakkı ise ...ye aittir. ... ... kapsamına alındığından ... köyüde mahalle olduğu halde mahkemece, ... Mahallesinin bağlı olduğu belediyenin davaya katılımı sağlanmadan sadece ...nin huzuruyla yargılama yapılıp yazılı şekilde sonuçlandırılmıştır. Pasif taraf sıfatı, 6100 sayılı HMK"nın 50. ve 114/d maddeleri hükmü gereğince dava şartı olup mahkemece istek olmaksızın kendiliğinden gözetilmesi gereken usul kuralıdır.
O halde mahkemece; öncelikle dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanununa uygun olarak ... mahallesinin bağlı olduğu belediye başkanlığına
tebliğ edilerek husumet yaygılaştırılmalı, belediye başkanlığından delil ve belgeleri istenmeli, daha sonra yörede 6831 ve 3402 sayılı kanunlara göre yapılan orman kadastro, aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkartma işlemlerine ilişkin çalışma tutanakları ve haritalarının orijinalinden çekilmiş fotokopi örnekleri bulundukları yerlerden getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında halen ... ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanuna Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Kanunun 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “Orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümünde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek ve çekişmeli taşınmazın (X) ve (Y) değerlerini gösterir şekilde koordinatlı müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ...nin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 26/05/2015 günü oy birliği ile karar verildi.