2. Ceza Dairesi 2011/26080 E. , 2013/7223 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 2 - 2008/214245
MAHKEMESİ : Trabzon 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 03/04/2008
NUMARASI : 2007/309 (E) ve 2008/110 (K)
SUÇ : Görevli memura görevinden dolayı hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-) Sanık tarafından olay hakkında bilgisi olduğu bildirilen 13.11.2007 tarihinde istinabe suretiyle dinlenilmesine karar verilen tanık E.. A.. dinlenilmeden ve dinlenilmesinden vazgeçilmesine de karar verilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Ceza yasasında,hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece,öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli,daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK .nun 125/1 maddesinde,hapis ve adli para cezası biçimindeki seçenekli yaptırım,aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçenin gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
3- Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 13/03/2012 tarihli, 2011/2-376 Esas ve 2012/90 sayılı kararında da belirtildiği üzere sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir
suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CMK.nun 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmakta; koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kurumu, objektif koşulların (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama, zararın giderilmesi) varlığı halinde mahkemece 6008 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce re’sen, bu değişiklik sonrasında ise sanıkların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi halinde diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilmesi, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde öncelikle uygulanması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 esas ve 2009/13 karar sayılı kararında belirtildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararın esas alınması, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda mağdurların tazminat istemi bulunmadığı gibi dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen hakaret suçundan doğan ve hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği herhangi bir maddi zararlarının bulunmadığı; suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti olmayan, cezasının tür ve süresi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından yararlanmasına engel bir durumu bulunmayan ve "sanığın yargılama sürecindeki hal ve davranışları biçimindeki gerekçe ile cezası ertelenen sanık hakkında, “sanığın yargılama sürecindeki hal ve davranışları, müştekilerin manevi zararın karşılanmamış olması ve sanığa verilen hapis cezasının TCK’ nun 51. Maddesi gereğince ertelenmesi sebebiyle” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle gerekçede çelişkiye neden olunması,
4-5237 sayılı TCK.nun 53/4.maddesine göre kısa süreli hapis cezaları ertelenen kişiler hakkında aynı maddenin 1.fıkrasının uygulanamayacağı düzenlenmiş ise de, sanıklara hükmedilen 1 yıl 2 ay hapis cezasının kısa süreli olmadığı, bu nedenle 53. maddesinin 3. fıkrasına göre, mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında, aynı kanun maddesinin 1. fıkrası (c) bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından;
vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.