(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/6308 E. , 2013/16926 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağı ve hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının kira sözleşmesi uyarınca taşınmazını 15.07.2011 tarihine kadar banka şubesi olarak kullandığını, bu tarihte tahliye ettiğini, tahliye tarihi itibariyle üç aylık kira bedeli olarak 1500 TL"yi ödemediğini, ayrıca tahliye ederken ahşap lambirilerin sökümü sırasında duvarlarda tahribat yapıldığını, delikler açıldığını, sıvaların patlatıldığını ve dökülmüş halde bırakıldığını,bundan dolayı 1000 TL zarar oluştuğunu, arşiv olarak kullanılan bölüm içerisinde bulunan jeneratör makinesini çıkarmak için duvarın kırıldığını, arşiv kapısının kasası ile birlikte yerinden söküldüğünü ve o vaziyette bırakıldığını, bu nedenle 100 TL zarar oluştuğunu, bankamatik cihazının sökülmesi sırasında da ahşap çerçevelerin kesildiğini ve camların kırıldığını, bundan dolayı 150 TL zarar oluştuğunu, taşınmazın boyanması için de 250 TL boya masrafı gerektiğini belirterek bu şekilde oluşan toplam 3000 TL alacağın faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise sözleşmenin 9/1. maddesine göre kiracının bir ay önceden haber vererek sözleşmeyi feshettiğini, bu durumda tazminat istenemeyeceğini, ödenmeyen kira borcu bulunmadığını, kira sözleşmesine göre kiracının taşınmazı eski hale getirme yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur . Mahkemece davalı kiracının yaptığı inşaat işlerinin sözleşmeye aykırı olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğu hususunda uyuşmazlık yoktur. Davacı, 15.07.2011 tarihinde taşınmazın tahliye edildiğini ,tahliye tarihi itibariyle kiracının aylık 500 TL"den üç aylık, 1500 TL kira borcu bulunduğunu belirtmiş, davalı ise kira borcunun peşin ödendiğini ileri sürerek kira borcu bulunmadığını savunmuştur. Kira borcunun bulunduğunun ve miktarının davacı kiraya veren tarafından, ödendiği hususunun ise davalı kiracı tarafından ispatlanması gerekir. Mahkemece ödenmeyen kiraların hangi aylara ilişkin olduğu hususu davacıya açıklattırılmadan ve davalı kiracının ödeme belgeleri sorulup ibrazı sağlanmadan yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan davacı taşınmazın tahliyesi sırasında davalı kiracı tarafından taşınmaza hasar verildiğini iddia ederek hasar bedeli talebinde bulunduğu gibi hor kullanmaya dayalı boya masrafı talebinde de bulunmaktadır. T.B.K.’nun 316/1. maddesi (B.K.’nun 256. maddesi) hükmü uyarınca kiracı kiralananı özenle kullanmak ve aynı Kanunun 334. maddesi (B.K.’nun 266. maddesi) gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğünün ihlali halinde kiraya veren, bu yüzden uğradığı zarar için giderim isteminde bulunabilir.
Taraflar arasında 01.01.2008 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi bulunmaktadır. Taşınmaz banka hizmet binası ve odun deposu olarak kiraya verilmiştir. Davalı kiralananı tahliye ederek anahtarı 15.07.2011 tarihinde davacıya teslim etmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesine göre kiracının eski hale getirme mecburiyeti bulunmamakta ise de davalı kiracının kiralanandaki bir kısım eşyalarını sökerken kiralanana hasar verdiği iddia olunduğuna göre meydana gelen bu hasardan kiracı sorumludur. Davacı kiralananın tahliye edildikten sonraki durumuna ilişkin olarak cd kaydı ibraz etmiştir. Bu durumda mahkemece davacının ibraz ettiği cd kaydı üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşan hasarın ve bedelinin tespiti ile kiralananın boyanmasına ilişkin masraf kaleminin olağan kullanma ya da hor kullanma sonucunda oluşup oluşmadığı üzerinde de durularak rapor tanziminden sonra hasar bedeli hususunda bir karar verilmesi gerekirken, davacının delilleri toplanmadan eksik araştırmayla ve hatalı değerlendirme suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.