10. Hukuk Dairesi 2015/17302 E. , 2016/1120 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-)Dava, 22.12.2008 tarihli yönetim kurulu kararı ile yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilen ve davacının da 15.03.2011 tarihinde genel müdür olarak atandığı ....nin 2011/7-10 arası aylara ilişkin prim borçlarına ilişkin ödeme emrinin iptali talebine ilişkin olup, davanın 7 günlük yasal sürede açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu"nun 24. maddesi"nin 6. fıkrası"nın 3. bendine göre bu şekilde atanan yöneticilere atandıkları şirketlerin doğmamış veya doğacak kamu borçları ile Sosyal Sigortalar Kurumu borçlarının ödenmemiş olması nedeniyle şahsi sorumluluk yüklenemeyeceği, 04.06.2008 tarihinde kabul edilerek resmi gazetede yayınlanan 5766 sayılı Kanun"un 23. maddesi ile 5411 sayılı Bankacılık Kanuna eklenen geçici 26. maddesi"ne göre 6183 Sayılı Kanun"un 35. maddesi"nin fon kurulu tarafından görevlendirilen kişiler aleyhine uygulanamayacağının belirtildiği, takip konusu borcun tahakkuk ve ödenmesi gereken dönemde davacının fon tarafından atanan yönetim kurulu tarafından genel müdürlüğe atandığı ve yukarıdaki yasal düzenlemeler uyarınca ...."nin kuruma olan borcundan dolayı şahsen sorumluluğu cihetine gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne ve ödeme emrinin iptaline karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş olup, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanunî gerektirici sebeplere göre davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu, 6183 sayılı Kanunun 35, mükerrer 35, mülga 506 sayılı Kanunun 80. ve bazı maddeleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 88. maddesinde düzenlenmiştir.
506 sayılı Kanunun 80/12 maddesi, "Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü öngörmüş, 5510 Sayılı Kanunun 88/20 maddesi de bazı farklar dışında anılan maddeye paralel düzenleme getirmiş olup, "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. " hükmünü öngörmüştür.
Her iki yasal düzenleme birlikte irdelendiğinde, 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın Kurum alacaklarını düzenleyen 88/20. maddesinde sorumluluk için yönetim kurulu üyeliği yeterli iken, 01/10/2008 tarihinden önce yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasanın 80/12. maddesinde ise, yönetim kurulu üyeliği tek başına yeterli olmayıp, yönetim kurulu üyesinin aynı zamanda üst düzey yönetici veya yetkilisi olması da gerekmektedir.
Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ile öğretide kabul edildiği üzere "üst düzey yönetici" kavramından anlaşılan şirketin mali ve idari konularında tek başına emir ve tasarruf yetkisine sahip özel şekilde kendisine yetki verilen kişidir. Türk Ticaret Kanunu"nun 317. maddesine göre anonim şirketlerde şirketi yönetmek ve temsil etmek yönetim kuruluna aittir. Anonim şirkette primlerin ödenmesinde müteselsilen sorumlu üst yönetici ve yetkiliden söz edebilmek için primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili üst düzey yönetici olması, yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı gibi ünvan taşıması veya temsil ve ilzam yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi olması gerekir.
Mahkemece, hükmün gerekçesinde 8. ve 9. paragraflarında yer verilen ifadelerle 5510 SK"nun 88. maddesi ve 506 sayılı Kanunun 80. maddesine ilişkin hükümlerin yorumunda hataya düşülerek, Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağının gözetilmemesi ve davalı Kurum hatalı bulunmuştur.
3-) 03.07.2009 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 5904 sayılı Kanunun 35’nci maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu"nun 168’nci maddesine eklenen cümle uyarınca; “...hazırlanan tarifede; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir.” hükmü öngörülmüş olduğundan, 6183 sayılı Kanun"dan kaynaklanan işbu davada davacı lehine maktu
vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedildiğinin belirtilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun geçici 3. maddesi yollaması ile Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hükmün gerekçesinde yer alan 8. ve 9. paragrafların silinerek hükümden çıkarılmasına, hüküm fıkrasının 4. paragrafında yer alan “nispi” sözcüğünün silinerek yerine “maktu” sözcüğünün yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.01.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.