18. Ceza Dairesi 2015/32850 E. , 2016/2781 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi (CMK 250. Madde İle Görevli)
SUÇ : Fuhuş
HÜKÜMLER : Temyiz talebinin reddi, mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında mağdurlar ... ve ..."ya karşı cezalandırılmaları istemi ile açılan kamu davasında, yine ..."ın mağdur ..."ya karşı cezalandırılmaları istemi ile açılan kamu davasında zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulması olanaklı görülmüş olmakla dosya görüşüldü:
A- Sanık ... müdafiinin yüzüne karşı verilen 19/09/2012 tarihli mahkumiyet hükmünü, 28/09/2012 havale tarihli dilekçesi ile yasal süresi geçtikten sonra temyiz etmesi nedeniyle Yerel Mahkemece verilen temyiz isteğinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, Yerel Mahkemenin redde ilişkin kararının ONANMASINA,
B-Sanık ... hakkında mağdur ..."ya yönelik fuhuş suçundan kurulan hükmün temyizine gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ..."ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ( Sarı ) , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında fuhuş suçundan, sanık ... hakkında mağdur Natallia Lazokovich"a karşı olan fuhuş suçundan kurulan hükümlerde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak,
1- Sanıklar ..., ..., ... (Sarı) , ..., ... hakkında kurulan hükümlerde,
Sanıkların iddianamede gösterilen mağdurlara karşı fuhuş suçunu işlediklerini kabul etmemeleri, mağdurların da sanıkların fuhuş yaptırdıklarına dair beyanlarının olmaması, telefon görüşmelerinde de bu mağdurlara yönelik suçun işlendiğine dair açıklık bulunmaması karşısında, sanıkların eylemlerinin TCK"nın 227/2. maddesindeki seçimlik hareketlerden hangisini oluşturduğu, her bir mağdura yönelik maddi fiilin açıkça kişi, yer ve zaman gösterilerek açıklanması gerekirken dosyadaki deliller genel ve soyut olarak değerlendirilerek adları bilinmeyen birçok mağdura fuhuş yaptırdıklarından bahisle mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... , ... ve ... hakkında kurulan hükümlerde,
Sanıkların suçlamaları kabul etmemesi, mağdur ....."in sanıkların kendisine fuhuş yaptırdığına dair beyanının olmaması, telefon görüşmelerinde ismi geçen .... isminin bu mağdura ait olduğunun tespit edilememesi karşısında, sanıkların bu mağdura yönelik atılı suçu işlediğinin kuşkuda kaldığı anlaşıldığı halde atılı suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
3- Sanık ... hakkında kurulan hükümlerde,
Sanığın suçlamaları kabul etmediği, mağdurlar ..., ...., ..."nın sanığın kendilerine fuhuş yaptırdığına dair bir beyanlarının olmaması, telefon görüşmelerinde de bu mağdurlara yönelik suçun işlendiğine dair açıklık bulunmaması, bu nedenle sanığın bu mağdurlara yönelik atılı suçu işlediğinin kuşkuda kaldığı anlaşıldığı halde atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde üç kez mahkûmiyetine karar verilmesi,
4- Sanık ... hakkında kurulan hükümde,
Sanığın mahkeme beyanında mağdurlardan ... ve ... nın fuhuş yapmasına aracılık ettiğini belirtmesi karşısında iki kez hakkında TCK"nın 227/2. maddesi gereğince hüküm kurulması gerekirken aynı madde gereğince bir kez cezalandırılmasına karar verilmesi ve fuhuş suçundan kurulan hükümde, yeterli gerekçe gösterilmeden, oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan şekilde, TCK’nın 61/1 maddesindeki ölçütlere ve TCK’nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak en üst hadden ceza tayin edilmesi,
5- Sanık ... hakkında kurulan hükümde,
Sanığın mağdur ..."a karşı fuhuş suçunu işlediği mağdur beyanı ile sabit olduğu ancak, fuhuş suçundan kurulan hükümde, yeterli gerekçe gösterilmeden, oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan şekilde, TCK’nın 61/1 maddesindeki ölçütlere ve TCK’nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak en üst hadden ceza tayin edilmesi,
6- Sanıklar ..., ... hakkında kurulan hükümlerde,
Sanıklar ... ve ..."nın mağdurlar ..., ..., ... karşı fuhuş suçlarını işledikleri mağdurların beyanları ile sabit olduğu ancak haklarında TCK"nın 227/2, 43. maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde CMK"nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, haklarında üç kez aynı kanun maddesinin ayrı ayrı uygulanması,
7-Sanık ... hakkında kurulan hükümde,
Anayasanın 141, CMK’nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir.
Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak gerekçesiz hüküm kurulması,
Kabule göre de,
a- Sanıklar ..., ... ve ..."in örgüt üyesi olduklarına ilişkin bir kabul olmamasına ve sabıkasız olmalarına karşın, hükmün 10. bendinin 6 fıkrasında örgüt mensubu olmaları nedeniyle haklarında TCK" nın 58/9. maddesi yollamasıyla 58/6. maddesinde belirtilen infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi,
b-Sanık ... hakkında TCK"nın 227/2, 43. maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde CMK"nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, hakkında üç kez aynı kanun maddesinin ayrı ayrı uygulanması,
c- Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması,
d-Sanıklar ... (Sarı), ..., ... hakkında fuhuş suçundan kurulan hükümlerde, yeterli gerekçe gösterilmeden, oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan şekilde, TCK’nın 61/1. maddesindeki ölçütlere ve TCK’nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak en üst hadden ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ....., ..., ..., ..., ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafiileri, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ..."un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan CMUK"nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına ve bozmaya uyulması halinde lehe bozma üzerine temyizin yayılması ilkesi gözönüne alınarak hükmü süresinde temyiz etmeyen sanık ... ve ... hakkında CMUK"nın 325. maddesinin gözönünde bulundurulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/02/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.