
Esas No: 1995/60
Karar No: 1995/51
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü 1995/60 Esas 1995/51 Karar Sayılı İlamı
Hukuk Bölümü 1995/60 E. , 1995/51 K.- SOSYAL SIGORTALAR KURUMU ILE TIBBI CIHAZ VE MALZEME TICARETI YAPAN ŞIRKET ARASINDA, SÖZ KONUSU MALZEMENIN SATILMASI VE SATIN ALINMASINA ILIŞKIN PROTOKOLÜN, S.S.K. TARAFINDAN FESHEDILMESINE ILIެKIN IŞLEMIN IPTALI ISTEMI ILE AÇILAN DAVA¬NIN ADLÎ YARGI YERINDE ÇÖZÜMLENME¬SININ GEREKTIĞI HK.
"İçtihat Metni" Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukuki sorumluluk gerektirir.
Davacı : O.M.S. ve Tic. Ltd. Şti. Davalı : Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü OLAY: Davacı, Sosyal Sigortalar Kurumu ile 1992 yılında akdedilen ve sigorta mensubu hastalara, hekim tarafından gerek görülen iyileştirici vasıftaki tıbbi cihaz ve malzemelerin firmaca temin ve teslimi ve ekinde bulunan listedeki bedellerin ödenmesine ilişkin protokolün, davalı kurum tarafından feshedildiğini ileri sürerek, 2.9.1994 gün ve 8104-0-1 sayılı işlemin iptali istemiyle 10.11.1994 tarihinde idare mahkemesinde dava açmıştır. Ankara 3. İdare Mahkemesi; 26.4.1995 gün ve 127 sayıyla, davalı idarenin görev itirazını reddederek görevlilik kararı vermiş, davalı idarenin 14.6.1995 tarihli itiraz dilekçesiyle dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı; 13.9.1995 gün ve 67784 sayılı düşünce yazısıyla, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarmış; Danıştay Başsavcılığının davanın çözümünün adlî yargı yerine ait olduğu yolundaki 5.10.1995 gün ve 60-29-G sayılı düşünce yazıları da alınarak dosyaya konulmuştur. İnceleme ve Gerekçe: Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü, Selçuk Tüzün’ün Başkanlığında, O. Hulusi Mustafaoğlu, Süleyman Sezen, Nursel Aymak-oğlu, Gürsoy Gönenç, Erol Alpar ve Ertuğrul Taka’nın katılmaları ile yaptığı 11.12.1995 günlü toplantıda, Raportör Hâkim Ayten Anıl’ın raporu ile Yargıtay ve Danıştay Başsavcılarının, anlaşmazlığın adlî yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği yönünde düşünce yazıları ve dosyadaki belgeler okunduktan; toplantıya, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı yerine katılan Savcı İsmet Gökalp ile Danıştay Başsavcısı yerine katılan Savcı Sinan Yörükoğlu’nun adlî yargı yerinin görevli olduğu yolundaki yazılı düşünceler doğrultusundaki sözlü açıklamaları da alındıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, Sosyal Sigortalar Kurumu ile davacı şirket arasında, kurumun sağlık tesislerinde, kurum dışı sağlık tesislerinde veya acil durumlarda tedaviye alınan hastalara, hekimin gerekli gördüğü iyileştirici vasıftaki tıbbi cihaz ve malzemelerin, davacı firma tarafından temin edileceğine ilişkin protokolün, Sosyal Sigortalar Kurumunca tek yanlı olarak feshedilmesi işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Sosyal Sigortalar Kurumu, 4792 sayılı İşçi Sigortaları Kurumu Kanunu ile kurulmuş daha sonra Yasanın adı, 17.7.1964 tarih ve 506 sayılı Yasayla, Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu olarak değiştirilmiştir. Kurum, bu Yasaya ve özel hukuk hükümlerine tabi mali ve idari bakımdan muhtar ve tüzel kişiliği olan bir Devlet kurumudur. Görevli yargı yerinin belirlenmesi için önce feshedilen protokolün idari sözleşme mi, yoksa özel hukuk sözleşmesi mi olduğunun tayin edilmesi gerekmektedir. İdari sözleşme, idarenin kanundan kaynaklanan yetkisine dayanarak, kamu hizmetleri gereği ve kamu yararı için yaptığı sözleşmelerdir. Bu sözleşmeler idarenin ayrıcalıklı, üstün hak ve yetkilerini içerirler. İdare bu sözleşme hükümlerinde tek yanlı değişiklikler yapabilir, ya da sözleşmenin feshine gidebilir. Bu nitelikleri taşımayan sözleşmeler ise, genelde, özel hukuk alanında, özel hukuk kurallarına göre düzenlenir. Dosyada mevcut protokolün incelenmesinde, Sosyal Sigortalar Kurumu ile davacı şirket arasında, kuruma ait sağlık tesislerinde, kurum dışı sağlık tesislerinde veya acil olarak bu tesislerde tedaviye alınan hastalara, hekim tarafından gerek görülen iyileştirici vasıftaki tıbbi cihaz ve malzemelerin davacı şirket tarafından temini amacı ile, kurum ve davacı şirket arasında düzenlendiği anlaşılmaktadır. Protokol içeriğinde; Tıbbi cihaz ve malzemenin teslimi ve ödeme koşulları, süresi ve süre yenileme koşulları, ileriye dönük fiyat tespiti, karşılıklı olarak hangi hallerde feshe gidilebileceği, nelerin mücbir sebep sayılacağı, malzeme tesliminde gecikmiş olması halinde uygulanacak cezai şart gibi hususlar yer almış, sonuç kısmında da, bu protokolün uygulanmasından doğan anlaşmazlıkların çözümünde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu belirtilmiştir. Bu protokol hükümlerinde, idarenin üstün yetkisi bulunduğunu gösterecek bir hükme rastlanılmamaktadır. Söz konusu protokol kamu hukuku esaslarına değil tarafların serbest idarelerine dayanmakta; karşılıklı eşit hak ve yükümlülüklerini düzenlemektedir. Bu haliyle bir özel hukuk sözleşmesi niteliği taşıdığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın adlî yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının başvurusunun kabulüyle, Ankara 3. İdare Mahkemesinin görevlilik kararının kaldırılması gerekmektedir. SONUÇ: Anlaşmazlığın niteliğine göre, davanın çözümü adlî yargının görev alanına girdiğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının başvurusunun kabulüyle, Ankara 3. İdare Mahkemesi’nin 26.4.1995 gün ve 127 sayılı görevlilik kararının kaldırılmasına, 11.12.1995 gününde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.