23. Hukuk Dairesi 2011/3881 E. , 2012/1503 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin üyesi olan davalının aidat borçlarını ödemediği için davalıya karşı icra takibine girişildiğini, ancak davalının haksız itirazı nedeni ile icra takibinin durduğunu, taleplerinin dayanağını oluşturan alacakların genel kurulda karar altına alındığını, davacı tarafından genel kurul kararlarına karşı iptal davası açılmadığını, davacının istifa iradesinin yükümlülüklerinden kurtulma amacına yönelik olduğunu ileri sürerek, vaki itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kooperatif üyeliğinden ayrıldığını, üyelikten istifa iradesini belirten ihtarnameyi 23.07.2007 tarihinde noterden davacıya gönderdiğini, ancak bir işlem yapılmaması nedeniyle 16.07.2008 tarihinde istifa iradesini belirten ikinci ihtarnameyi de noterden gönderdiğini, istifa tarihine kadar olan bütün yükümlüklerini yerine getirdiğini ve davacıya her hangi bir borcunun olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davalının üyelikten ayrılma iradesinin akçalı yükümlülüklerinden kurtulmak amacına yönelik olduğu ve alacağın yargılamayı gerektirmesi gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının vaki itirazının 1.130,00 TL asıl alacak, 324,11 TL işlemiş faiz için iptaline, asıl alacak üzerinden takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, davacı kooperatifin genel kurulunda karar altına alınan aidatların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Dava konusu aidat alacağı ve bunun faizleri, genel kurul kararlarına dayanmakta olup, miktarı bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir olduğundan, likit alacak niteliğindedir. Mahkemece, dava konusu alacağın bu niteliğine göre, davacı yararına hüküm altına alınmış olan asıl alacak miktarı üzerinden icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, alacağın yargılamayı gerektirmesi gerekçesiyle, icra inkar tazminat isteminin reddi de kabul şekli ve ilke bakımından doğru olmamıştır.
3) Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davalı üyelikten istifa etmiş olması nedeniyle talebe konu aidatlardan sorumlu olmaması gerektiğini savunmasına rağmen, mahkemece istifanın akçalı yükümlüklerinden kurtulmak amacına yönelik olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 13 ncü maddesinde ortağın anasözleşmeye uygun olarak yapacağı isteğe rağmen kooperatifin istifayı kabulden kaçınması halinde ortağın çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirmesi halinde çıkmanın gerçekleşeceği düzenlenmiş olup, davalı kooperatif anasözleşmesinin 13 ncü maddesinde de bu hükme paralel bir düzenleme yer almıştır.Ortağın istifa bildirimi, yenilik doğurucu nitelikte olup, kooperatife ulaştığı anda sonuç doğurur. Somut olayda istifa iradesini 23.07.2007 tarih ve 14779 yevmiye numaralı ... 53. Noterliği’nin ihtarı ile gönderen ve davacıya ulaştıran davalı, ihtarın kooperatife ulaştığı tarihte üyelikten çıkmış sayılmalıdır. Yönetim kurulunun, istifa hususunda bir karar verip vermemesinin hukuki bir değeri bulunmamaktadır. Bu durumda, daha sonraki tarihte gerçekleşen genel kurulda alınan aidat kararından davalı sorumlu tutulamaz. Davacı genel kurul kararına dayanmış bulunsa bile, ortak olmayan kişi için aidat istenmesi ancak, genel giderler payı kapsamında kooperatif hizmetlerinden yararlandığı ölçüde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre mümkündür.
Mahkemece, öncelikle davalının 23.07.2007 tarihli istifasına ilişkin ihtarın kooperatife tebliğ tarihi tespit edilerek, talebe konu alacakların bu tarihten önceki veya sonraki döneme mi ait olduğu, davalının istifasından önceki döneme ait olması durumunda o miktarlarla sınırlı olarak üye sıfatıyla sorumlu olduğu benimsenmeli, davalının istifasından sonraki döneme ait olması durumunda talep edilen " aidat alacağı" kapsamında hangi kalemlerin yer aldığı tesbit edilerek kooperatif hizmetlerinden yararlanma söz konusu ise ancak bu ölçüde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre aidat isteneceğinin kabulü ile, bu konuda taraf delilleri toplanarak, uzman bilirkişi vasıtasıyla kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, alınacak ek raporun sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4) Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına, ( 3 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ( 4 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 29.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.