Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/4444
Karar No: 2022/702
Karar Tarihi: 27.01.2022

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/4444 Esas 2022/702 Karar Sayılı İlamı

11. Hukuk Dairesi         2020/4444 E.  ,  2022/702 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

    Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.04.2018 tarih ve 2010/137 E- 2018/240 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.12.2019 tarih ve 2018/1459 E- 2019/1609 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı vekili,davalı şirketin müvekkiline verdiği sipariş üzerine, müvekkilinin makine aksam ve parçaları ürettiğini, toplam bedel karşılığı 539.655,70 TL olan fatura düzenlendiğini ancak 284.565,30 TL tutarındaki bakiyesinin ödenmemesi üzerine, Kocaeli 4. İcra Müdürlüğü'nün 2009/3260 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, tüm fatura bedellerinin ödendiğini, davacıya borçlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davacının düzenlediği faturalar toplamının 539.755,60 TL olduğu, bunun 86.000,00 TL'lik kısmının banka havalesi, 13.629,00 TL'lik kısmının ise nakit, 146.700,00 TL.'lik kısmının imzası konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan çekler ile 215.000,00 TL'lik kısmının ise imzaları inkar edilmekle birlikte çeklerdeki ciro imzalarının davacı ya da davacının vekaleti ile hareket ederek onun bilgisi ve iradesi doğrultusunda babası Suat Varer tarafından imzalanmış olan çekler ile ödendiği, davalının bakiye borcunun 78.426,20 TL tutarında olduğu, itirazın bu miktara ilişkin olarak haksız olduğu anlaşıldığından davanın bu miktar itibariyle kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği,davacı tarafından her ne kadar takip talebinde faiz de talep edilmiş ise de; takip faturalara dayalı olup, ödeme gününün kararlaştırılmadığı, davalının ödeme ihtarnamesi çekilerek temerrüde düşürüldüğüne dair her hangi bir delil ibraz edilmediğinden işlemiş faize ilişkin itirazın iptali talebinin kabul edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile,davacı tarafça davalı aleyhine Kocaeli 4. İcra Müdürlüğü'nün 2009/3260 esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 78.426,20 TL asıl alacak yönünden devamına, fazlaya dair talebin ve takipteki işlemiş faize yönelik taleplerin reddine, davalının, takibin devamına karar verilen asıl alacak tutarı olan 78.426,20 TL'nin %40'ı oranında icra inkar tazminatı ile mahkûmiyetine,davanın reddedilen bölümüne ilişkin olarak davalının kötü niyet tazminatı talebinin, şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
    Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalı şirkete kesilen faturaların ve fatura tutarlarının her iki taraf kayıtlarında yer aldığı anlaşıldığı,davalı, savunmasına göre, ödeme iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, davalının tacir olup, TTK'nın 18/2. maddesi uyarınca, basiretli davranma yükümlülüğü altında olduğu, davalı, ödeme için davacıya verdiğini iddia ettiği çeklerle ilgili olarak çek teslim bordrosu veya tahsilat makbuzu sunup, ihtilaflı çeklerin ödeme amacıyla davacıya verildiğini kanıtlayamadığı, Mahkemece taraf ticari defter ve kayıtları da inceletilerek alınan bilirkişi raporları, çeklerdeki imzalar yönünden alınan Adli Tıp Kurumu rapor içerikleri ışığında, davacı veya vekilinin imzasının bulunduğu kanıtlanmayan ve ayrıntıları 28.11.2016 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 12 adet ve toplam tutarı 80.000.- TL olan çekler yönünden, davalının ödeme savunmasını kanıtlayamadığı gözetilerek hüküm kurulması isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde olmadığı, davalı vekilinin faiz oranı ve türüne ilişkin istinaf nedenin de yerinde görülmediği,davalı vekili, takipteki işlemiş faiz miktarının fahiş olduğunu iddia etmişse de mahkemece, işlemiş faize ilişkin talep reddedilmiş olduğundan, bu konunun istinaf nedeni yapılmasında hukuki yarar bulunmadığı,ilk derece mahkemesinin karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
    Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.999,82 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27/01/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

    KARŞI OY

    Uyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, bu kararında temyiz incelemesi sonucunda onanması durumunda gerek Bölge Adliye Mahkemesi ve gerekse Yargıtayca hükmedilecek istinaf red harcı ile temyiz onama harcının maktu mu yoksa nisbi mi olacağına ilişkindir.
    492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olacağı",
    (1) sayılı Tarifenin III karar ve ilam harcı başlıklı 1/a madddesinde "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı",
    1/e maddesinde de "yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay, ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı" düzenlenmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemelerinde işin esasını hüküm altına aldığı kararlar, ilk derece mahkemesinin yerine geçerek verdiği ve icrai kabiliyeti söz konusu olan kararlardır. Bu kararlar ise, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak 6100 sayılı HMK 353/1-b-2,3 maddelerine göre davanın kabulü veya reddi yönünde verilen kararlardır. İlk Derece Mahkemesi Kararının İstinaf incelemesi sonucunda doğru bulunarak verilen "istinaf başvurusunun esastan reddi" kararı davanın esası hakkında verilen ve işin esasına bölge adliye mahkemesince girilip verilmiş ve icra edilecek bir karar değildir. İlk Derece mahkemesi kararı geçerliliğini sürdürmektedir. Bu itibarla konusu belli bir değere ilişkin davada, davalının istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı 1 sayılı Tarifenin III-1-a maddesinde ifade edilen "esas hakkında" karar niteliğinde bulunmadığından Bölge Adliye mahkemesince nisbi değil, maktu karar ve ilam harcının alınması gerekmektedir.
    Başvurunun esastan reddinde, aslında davanın esasına girilmemekte, ilk derece mahkemesi kararı doğru bulunduğundan dava hakkında ayrıca karar verilmemektedir. Kanun koyucunun buradaki "esastan" ifadesini, istinaf başvurusu sırasında dilekçeye, harca, süreye vb. şekli hususlara ilişkin bir eksiklik olmaması, istinaf sebeplerinin incelenerek ilk derece kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık bulunmamasıdır. (Pekcanıtez-Usul-Medeni Usul Hukukun Sh. 2270 vd)Keza İstinaf başvurusunun reddine ilişkin karar temyiz incelemesi olmadığı için onama kararı niteliğinde de değildir.(Pekcanıtez-Atalay-Özekes Sh. 583, Konuralp, Uluslararası Toplantı Sh. 260, Özekes-100 soruda İstinaf ve Temyiz sh. 99)
    1) Sayılı Tarifenin III-1-e maddesi tasdik (onama) edilen kararlar için nisbi karar ve ilam harcı alınacağını düzenlemiş olduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin kararı niteliğine göre nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi mümkün olmayıp bu nedenle de maktu harç alınmalıdır.
    Aksi düşüncenin kabulü T.C. Anayasası'nın 73/3 maddesindeki "Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağına" ilişkin temel hükme de aykırılık teşkil edecektir ki vergi ve harç yükümlülüğü konusunda kıyas veya yorum yoluyla yükümlülük getirilmesi mümkün değildir.
    Somut uyuşmazlıkta, nisbi değere tabi bulunan davada, davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ve nisbi karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı hükmedilen karar ve ilam harcı yönünden yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırılık teşkil etmektedir.
    Diğer taraftan davalı, istinaf başvurusunun esastan reddi kararını temyiz etmiş olup, red kararının temyiz incelemesi sonucunda alınması gereken onama harcı (1) sayılı Tarifenin 2.a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi Kararına, alınan harcın niteliğine göre maktu olmalıdır.
    Bu halde, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki nisbi karar ve ilam harcının maktu karar ve ilam harcı olarak düzeltilmesi suretiyle HMK 370/1. maddesi gereğince kararın onanması, Daire onama ilamında da nisbi yerine maktu onama harcına hükmedilmesi gerekirken karar ve ilam harçları konusunda yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi