
Esas No: 2020/1052
Karar No: 2022/763
Karar Tarihi: 01.02.2022
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/1052 Esas 2022/763 Karar Sayılı İlamı
11. Hukuk Dairesi 2020/1052 E. , 2022/763 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 30.03.2018 tarih ve 2016/2193 E- 2018/422 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 24.10.2019 tarih ve 2018/1763 E- 2019/1228 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 18.01.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirketin %51 hissesine emaneten sahip olan dava dışı ...'ın, şirket genel kurulunun toplantıya çağrılmasını talep ettiği halde şirket müdürü tarafından şirket genel kurulunun toplantıya çağrılmadığını iddia ederek genel kurulun toplantıya çağrılması talebiyle Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/39 esas sayılı dosyasıyla dava açtığını, mahkemece yapılan yapılan yargılama sonunda verilen davanın kabulüne karar verildiğini, ...'ın kendiliğinden toplantı tertip etmeye kalkıştığını ve bu yönde 31 Mayıs 2016 tarihli ticaret sicil gazetesinde olağanüstü genel kurul toplantısı çağrısı yaparak yine ayrıca müvekkillerine de bu yönde çağrı kağıdı gönderdiğini, 18.06.2016 tarihinde genel kurul toplantısının yapıldığını, mahkemece genel kurulun TTK 412 maddesi gereği toplantıya çağrılmasına karar verilmesi nedeniyle olağanüstü genel kurul toplantısının sadece mahkemece görevlendirilecek kayyım tarafından yapılabileceğini, kayyım tarafından tertip edilmeyen genel kurul toplantısının yoklukla malul olduğunu, toplantıyı kendi başına tertip eden ...'ın şirket hissesini emaneten elinde bulundurduğunu ileri sürerek davalı şirketin 18/06/2016 tarihli genel kurul kararlarının yokluk halinin tespitini ve bu halin Malatya Ticaret Sicil Memurluğu'nda tescil ve ilanını, dava dışı ...’ın şirket müdürlüğü görevinin iptaline karar verilmesini, tedbiren dava boyunca daha önce şirket müdürü olarak görev yapan Mehmet Fatih Karubulut’un şirket müdürü olarak görevine devam etmesine, şirket uhdesinde bulunan 7420 sicil numaralı sahanın devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asli müdahil vekili, davanın reddi ile ihtiyati tedbirin tüm sonuçlarıyla kaldırılmasını, tedbir ile ilgili alınan tüm kararlardan rücu edilerek ilgili yerlere müzekkere yazılmasını ve müvekkili lehine alınacak kararların Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmesine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nce, tüm dosya kapsamına göre görülmekte olan davaya dayanak olan Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/39 Esas sayılı dosyasının Yargıtay incelemesi sonucunda verilen kararın kesinleşmiş olduğu, buna göre bir kararın kesinlik kazanmasından sonra uyuşmazlığın çözümlenmesi nedeniyle başka bir yöntem kullanarak mahkeme önüne getirilmesinin hukuk sisteminde kabul görmeyeceği, davacının davasında haksız olduğu, asli müdahilin davasında haklılığını kanıtladığı gerekçesiyle davacıların davasının reddine, asli müdahilin davasının kabulüne, davacının talebi ile Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ndeki sahanın devir edilmemesi için konulan tedbir kararının kararın kesinleşmesine kadar devam etmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacılar vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin kararları ile Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/39 Esas, 2015/255 Karar sayılı kararı ile verilen şirket genel kurulunun toplantıya çağrılmasına ilişkin kararının yasal dayanağının TTK 410/2. maddesi olduğu belirtildiğinden ve ayrıca karar içeriğinde mülga 6762 sayılı TTK'nın 538. maddesi kapsamında genel kurulun toplantıya çağrılması hususunda aranan tüm koşulların somut olayda gerçekleştiği belirtildiğinden şirket genel kurul toplantısı TTK 410/2. maddesine göre yapılması gerektiğinin ve Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/39 Esas, 2015/255 Karar sayılı dosyası ile görülen davada davacı olan şirket ortağı ...'ın toplantı çağrısı yapma yetkisi bulunduğunun kabulü gerektiğinden davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ancak asli müdahil ... vekilinin mahkemeye sunmuş olduğu dilekçede davanın reddi ve mahkemece verilen tedbir kararlarının kaldırılması talebi dışında dava olarak nitelendirilebilecek herhangi bir talebinin bulunmadığı, gerekçeli kararda da sadece asli müdahilin davasının kabulüne denildiği, kabul edilen dava nedeniyle taraflara yüklenen borç ve tanınan haklara ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığı, HMK 26. maddesi gereğince hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, 18.06.2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınana kararların yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Genel kurul toplantısına dayanak olan Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/39 esas sayılı dosyası ile görülen dava, 31.02.2006 tarihinde, 6762 sayılı TTK'nın yürürlükte olduğu dönemde Kanun'un 538/3. maddesine göre açılan genel kurulun toplantıya çağrılmasına izin verilmesi istemine ilişkin olup, 6102 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra 17.02.2015 tarihinde mahkemece "Davanın kabulü ile İmrün Endüstri Minarelleri Mikronize Öğütme Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Genel Kurulunun, Türk Ticaret Kanunu'nun 412. maddesi uyarınca toplantıya çağrılmasına" şeklinde hüküm tesis edilmiş, davalıların (..., ...) temyizi üzerine Dairemizin 24.02.2016 tarih ve 2015-7014/1196 sayılı ilamında davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 410/2. maddesine dayalı açıldığı ifade edilmiş ve mahkemenin kararı kesin olduğundan temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Davalılar vekilinin karar düzeltme istemi de reddedildikten sonra, bu kez davalıların maddi hatanın düzeltilmesi talebi üzerine yapılan incelemede Dairemizin 23.11.2017 tarih ve 2017-3970/651 sayılı ilamıyla mahkeme kararı kesin olduğundan maddi hatanın düzeltilmesinin sonuca etkili olmamasına göre talebin reddine karar verilmiştir.
Dairemizin yerleşik kararlarına göre, genel kurulun toplanması için çağrı yapan kişi ya da kurulun toplantıya çağrı yapmaya yetkili olmaması halinde yapılan çağrı yok hükmünde olup, bu çağrı üzerine toplanan genel kurulda alınan kararlar da yok hükmündedir. (2015/15527E. 2017/2736K.; 2015/3475E. 2015/10856K. ; 2005/14116E. 2007/5618K.)
Somut olayda, davalı, 3 ortaklı bir limited şirket olup, 6102 sayılı TTK'nın 617/3. maddesi gereğince toplantıya çağrı usulü hakkında anonim şirkete ilişkin hükümler kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanır. Aynı Kanun'un 410/2. maddesine göre, yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. TTK'nın 412. maddesinin uygulamasında ise, şirkette yönetim kurulu mevcut olup pay sahiplerinin çağrı istemi reddedildiği veya isteme olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, mahkeme genel kurulun toplantıya çağrılmasına karar verebilir, ancak, çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar.
İşbu davada asli müdahil olarak yer alan şirket ortağı ..., şirketin yetkili müdürünün mevcut olması nedeniyle dava açmadan önce 08.12.2005 tarihinde müdüre ihtarname göndererek "şirketin olağanüstü toplantıya çağrılmasını sağlamanız, toplantıya çağırmadığınız takdirde TTK' nın 538. maddesi gereği mahkemeden şirkete kayyım atanması ve şirketin olağanüstü toplantıya çağrılması için talepte bulunacağını" bildirmiş ve makul sürede müdür tarafından çağrı yapılmadığı gibi isteme olumlu cevap da verilmediği için ... mahkemeye müracaat etmiştir. Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce 2006/39 esas sayılı dosya ile görülen davada verilen kararda TTK'nın 412. maddesine vurgu yapılmış ise de, çağrı yapmaya davacı yetkilendirilmediği gibi kayyım da atanmamıştır. Mahkemece yetki verilmemesine rağmen ... genel kurulu toplantıya çağırmış ve sadece kendisinin katılımıyla toplantı yaparak mevcut müdürü azletiği gibi kendisini de müdür seçmiştir. Ancak, şirket ortağı ... çağrı konusunda yetkilendirilmediğinden, yok hükmündeki çağrıya dayanılarak yapılan toplantıda alınan kararlar da yok hükmünde olacağından davanın kabulü gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 01/02/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
Dava, mahkemece verilen izin üzerine şirket ortağı ... tarafından yapılan çağrıya dayalı olarak toplanan genel kurulun ve alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davalı limited şirketin genel kurulunun toplantıya çağrılması için verilen Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.2.2015 tarihli kararının hüküm fıkrasında, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK’nın 412. maddesine atıf yapılarak şirket genel kurulunun toplantıya çağrılmasına izin verildiği belirtilmiştir.
Bu kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.2.2016 tarihli kararı ile dava, 6102 sayılı TTK’nın 410/2. maddesine dayalı izin talebi olarak nitelendirilmiş, bu nitelikteki kararların temyizi kabil olmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Davalılar vekilinin karar düzeltme istemi ise Dairemizin 5.7.2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Davalılar vekilinin bu kerre maddi hataya dayalı kararın düzeltilmesi istemine ilişkin olarak verilen 23.11.2017 tarihli kararda ise, dava, bir kez daha 6102 sayılı TTK’nın 410/2. maddesine dayalı bir dava olarak nitelenmiş ve Daire kararlarında herhangi bir maddi hatanın bulunmadığı belirtilmek suretiyle bu yöndeki istemin de reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, genel kurul toplantısı yapılmasına izin verilmesine ilişkin olarak pay sahibi ... tarafından açılan davanın, Dairemizce, zannımızca 6103 sayılı Kanun’un 3. ve 4. maddelerinden hareketle 6102 sayılı TTK’nın 410/2. maddesine dayalı bir izin talebine ilişkin olduğu yolundaki nitelemesinde maddi bir hata bulunmadığı kesinleşmiş, tartışılır olmaktan çıkmıştır. Şu halde, yukarda sözü edilen Daire kararlarında bir hata söz konusu olsa bile bunun ancak hukuki değerlendirme hatası olarak nitelendirilmesi mümkündür. Bu durumda, işbu davada gerek İlk Derece Mahkemesince ve gerekse de Bölge Adliye Mahkemesince, Daire kararları ile ortaya çıkan hukuksal durum ve oluşan usuli müktesep hak benimsenmek suretiyle, şirket ortağı ...’ın çağrıya yetkili addedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durumun bulunmadığı, 6102 sayılı TTK’nın 410/2. maddesi uyarınca, limited şirkette münferit pay sahibine genel kurulu toplantıya çağırma konusunda münferiden izin verilebileceği, izin kararında bu hususun açıklıkla belirtilmesi ideal bir durum olmakla birlikte bu yönde bir belirtme bulunmaması halinde, bu durumun kararın belirtilen yönde icrasına engel teşkil eder bir mahiyette kabul edilmesinin yerinde olmayacağı kanısında olduğumuzdan Daire çoğunluğunun aksi yöndeki düşüncesine katılamıyoruz.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.