10. Hukuk Dairesi 2020/3455 E. , 2021/4453 K.
"İçtihat Metni"Bölge Adliye
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi.... Hukuk Dairesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, fer"i müdahil Kurum ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı, davalı şirkette mermer ustası olarak 1995 yılında çalışmaya başladığını ve bu çalışmasının 2002 yılına kadar devam ettiğini, yine 2003 yılında yeniden davalı şirkette çalışmaya başlayarak 2010 yılı Ocak ayına kadar çalışmasının devam ettiğini, şirketin ... ünvanını kullanırken sonradan Kayamer Ünvanının kullanmaya başladığını belirterek, işveren yanında 1995-2002 ve 2003-2010 Ocak ayı arasında kesintisiz çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II-CEVAP
Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiasını resmi kayıt ve yazılı delillerle kanıltlaması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirket ile Kayataş unvanlı bir firma arasında devam, uzantı veya ünvan taşıması anlamında bir bağ bulunmadığını, davacının, müvekkiline ait işyerinde kesintisiz çalıştığı iddiasına ilişkin hiçbir yazılı ve resmi delil bulunmadığını, yalnızca tanık delili ile çalışmasını ispata çalıştığını, müvekkili şirketin 12/02/2008 tarihi itibariyle kanun kapsamına alındığını, halen faal olduğu ve davacının müvekkil şirket bünyesinde çalıştığı müddetçe sigorta primlerinin tam eksiksiz ödendiğinin işyeri kayıtları, davacıya ait davacının ihtirazi kayıtsız imzalarını taşıyan ücret bordroları ve SGK kayıtları ile sabit olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; ".... T.C. kimlik numaralı 3501010125397 ss numaralı davacı ...."ın dava dışı 1188424.35 sicil numaralı ..."ya ait mermerci işi işyerinde hizmet akdine istinaden asgari ücret ile 01/07/2004 tarihinden 31/12/2007 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli 1245 gün çalıştığı, 1116 günlük çalışmasının SGK"ya bildirildiği, 129 günlük çalışmasının bildirilmediği ve ayrıca .... T.C. kimlik numaralı 3501010125397 ss numaralı davacı ...."ın, davalı ... İnş. Ltd. Şti."nde 16/01/2008 tarihinden 2010/Ocak ayı arasında kesintisiz ve sürekli 720 gün çalıştığı, 601 günlük çalışmasının SGK"ya bildirildiği, 119 günlük çalışmasının SGK"ya bildirilmediğinin tespitine, " karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince "A-) Fer"i müdahil SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; ... 1. İş Mahkemesi"nden verilen 13.12.2017 tarih, 2015/393 Esas ve 2017/644 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,
1-Davanın kısmen kabulüne, .... T.C. kimlik numaralı ....ss numaralı davacı ...."ın, 1188424.35 sicil numaralı dahili davalı ..."ya ait mermerci işi işyerinde hizmet akdiyle ve asgari ücretle 01/07/2004- 31/12/2007 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli 1245 gün çalıştığı, 1116 günlük çalışmasının SGK"na bildirildiğinin, 129 günlük çalışmasının bildirilmediğinin tespitine,
1325565.35 sicil numaralı davalı ... İnş. Ltd. Şti."nde 16/01/2008-31.01.2010 tarihleri arasında hizmet akdiyle ve asgari ücretle kesintisiz ve sürekli 720 gün çalıştığının, 601 günlük çalışmasının SGK"na bildirildiğinin, 119 günlük çalışmasının bildirilmediğinin tespitine, fazla talebin reddine," karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Feri müdahil Kurum vekili; davalı şirket ile ... arasında organik bağın bulunmadığı, kardeş olmasının organik bağ için yeterli olmadığı, hak düşürücü süre geçtiği halde hüküm kurulmuş, mahkeme hükmünü ...’nın ikrarına bağlamış ise de bunun yeterli olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... temyizi; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, şirket ile aralarında organik ba bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1-Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa"nın 86/9. maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar, sonuç itibariyle sigorta primlerinin işverenden tahsilini ve kurum kayıtlarının düzeltilmesini de gerektireceğinden gerçek işveren ve kurum kayıtlarında işveren olarak görünen kişilerin de belirlenerek davaya katılmaları sağlanmalı, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılması, bir başka anlatımla, davanın sübutu, kanıtlama yükümlülüğü ve verilen kararın infazı açısından, husumetin tüm işverenlere birlikte yöneltilmesi zorunludur.
Dava arkadaşlığının hangi hallerde zorunlu (mecburi) olduğu, maddi hukuka göre belirlenir. Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hallerde mecburi dava arkadaşlığı olacaktır.
Davacılar arasında (aktif) mecburi dava arkadaşlığı bulunması halinde, bütün davacılar davayı birlikte açmak zorundadırlar. Dava mecburi dava arkadaşları tarafından biri veya bazıları tarafından açılmış ise, dava sıfat yokluğundan dolayı hemen reddedilmez. Mahkeme, diğer mecburi dava arkadaşlarının davaya katılmasını vefa muvafakat etmelerini sağlaması için davacıya veya davacılara süre verir. Diğer dava arkadaşları davaya katılır veya muvafakat ederse davaya devam edilir. Davayı açan davacı kendisine verilen süre içinde diğer mecburi dava arkadaşlarının katılmasını veya muvafakat etmelerini sağlayamaz ise, dava sıfat yokluğundan reddedilir.
Davalılar arasında (pasif) mecburi dava arkadaşlığı var ise, davacı bütün davalılara karşı birlikte dava açmak zorundadır. Dava, bütün dava arkadaşlarına karşı değilde, bunlardan birine veya birkaçına karşı açılmış ise, bu halde davalı durumundaki kişinin yada kişilerin, bu davada yalnız başına taraf sıfatı (pasif husumet ehliyeti) yoktur; davalı sıfatı mecburi dava arkadaşlarının tümüne aittir. Ancak bu halde dava sıfat yokluğundan reddedilmez. Mahkemenin, davayı diğer mecburi dava arkadaşlarına da teşmil etmesi için davacıya süre vermesi, davacı bu süre içinde davayı diğer mecburi dava arkadaşlarına teşmil ederse davaya devam etmesi gerekir. Davacı kendisine verilen kesin süre içinde davasını diğer mecburi dava arkadaşlarına da teşmil etmez ise o zaman dava sıfat yokluğundan reddedilir.
Mecburi dava arkadaşlığı halleri dışında dava arkadaşlığı ihtiyaridir. Birlikte dava açma hakkına sahip olanlar birlikte dava açmak zorunda değildir. Bunlardan herbiri ayrı ayrı dava açabilecekleri gibi dilerlerse birlikte de dava açabilirler. Davalılar arasındaki ihtiyari dava arkadaşlığı bakımından da örneğin alacaklı müteselsil borçlulardan herbirine karşı ayrı ayrı dava açabileceği gibi, isterse, müteselsil borçluların bir kaçına veya tümüne karşı birlikte dava açabilir. İşte bu iki halde de ihtiyari dava arkadaşlığı doğar.
Davada taraf değişikliği ıslah yoluyla yapılamaz.
HMK."nın 61 (HUMK 49) ve devamı maddelerinde düzenlendiği gibi, kendisine dava ihbar edilen veya yargılama sırasında davaya dahil edilen kişi hakkında usulüne uygun dava açılmadığı için davada taraf sıfatını kazanamaz. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 14.12.2005 2005/17-736 Esas, 2005/722 Kararı).
Somut olayda; Dahili davalı ..."nın 05/04/2017 tarihli dahili dava dilekçesi ile davaya dahil edildiği anlaşılmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında; dahili dava yoluyla davaya dahil edilen, ..."ya karşı ayrıca dava açmak suretiyle husumet yöneltilip işbu dava dosyası ile birleştirilmek suretiyle yargılama yapılıp karar verilmesi gerekirken, mevcut şekilde yargılama yapılarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedendir.
2- 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir.İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim,m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
İnceleme konusu davada; dava dosyasında davacıya ait hizmet bildirimlerinin yapıldığı davalı ... 1188424 işyeri sicil nolu işyerinin ve 1325565 işyeri sicil nolu davalı ... İnş. Ltd. Şti. işyeri tescil bilgilerinin dosyada olmadığı, davacının hizmet tespitini talep ettiği dönem içerisinde hizmet bildiriminin yapıldığı 308395 işyeri sicil nolu işyerinin de işyeri tescil bilgilerinin dosya içerisinde bulunmadığı, söz konusu davalı işverenlere ait işyerlerinden verilmiş dönem bordrolarının dosya içerisinde bulunmadığı, yine belirtilen bu işyeri sicil no"larına ait işe giriş bildirgelerinin bulunup bulunmadığı var ise dosya içerisinde mevcut olmadığı, keza hükme esas alınan bilirkişi raporunda ilk derece mahkemesinin 2015/505 E sayılı dosya içerisinde bulunduğu ve incelendiği belirtilen ancak UYAP incelemesinde taraflar ile ilgisinin bulunmadığı anlaşılan dosya içerisindeki Maliye Bakanlığının 01/02/2008 tarihli yoklama fişinin, Ticaret Sicil Müdürlüğü yazılarının dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı ... ve feri müdahil Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK"nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı ..."ya iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.