Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/13530
Karar No: 2019/6035
Karar Tarihi: 13.05.2019

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/13530 Esas 2019/6035 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2016/13530 E.  ,  2019/6035 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    K A R A R

    Davacılar vekili, anne ...’un 26.05.2012 tarihinde doğum için davalı şirkete ait....hastanesinde yatışının yapıldığını, normal doğum sırasında doğumun zor bir şekilde seyretmesi üzerine anne tarafından sezeryan talep edildiğini ancak davalı doktorlarca normal doğum önerildiğini ve sonrasında doğumun bir türlü gerçekleşmemesi üzerine vakum yöntemi ile bebeğin doğurtulmaya çalışıldığını ve bu şekilde bebek ..."un doğduğunu, çocuğun doğar doğamaz beynine oksijen gitmediği ve beyininde ödem oluştuğundan yeni doğan yoğun bakım ünitesine alındığını, davacı bebek ..."un doğduğu günden itibaren bir çok hastanede tedavi gördüğünü ve en son ... ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nce 10.12.2013 tarihinde "orta derecede bilişsel gelişim geriliği" tanısı ile yardım mekanik destek veya bir yardımcı cihaz olmaksızın ayağa kalkamayacağının belirtilerek %94 oranında özür oranı verildiğini, davalı hastaneye müracaat ederek doğum sırasında çekilen .... kayıtları ile doğum sırasındaki yapılan tetkiklere ilişkin evrakları istemesi üzerine sadece Epikriz formunun verildiğini, doğum sırasında vakum uygulandığı halde epikriz kayıtlarında buna ilişkin bir kayda rastlanılmadığını, davalı hekim ve hastanenin sezeryanla doğum talep etmesine rağmen normal doğuma zorlanarak doğum sırasında vakum yöntemini yanlış kullanarak davacı bebek ..."un beyninde hasar meydana gelmesine neden olduğunu, davalı hekimin tedavide özen ve ihtimam gösterme yükümlülüğünü ihlal ettiğini ve vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davrandığını, davalı şirketin ise kendisine ait hastanenin adam kullanan ve işleten sıfatıyla hekimin eylemlerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bebek ..."un sürekli iş görmezliğe uğradığını ayrıca özürlü ve sürekli yatalak biri olarak hayatını idame ettirmek zorunda kalacağından ömür boyu normal bir insan gibi yaşamayacağını, ömür boyu acı ve keder dolu bir yaşam süreceğini, bu keder ve üzüntü ailenin ortak yaşayacağı bir kader olduğundan davacı anne ve babanın da çocukla beraber hatta çocuklarından daha fazla acı alem yaşayacaklarını beyan ederek davacı ... için maddi zararı tam olarak tespit edildiği anda artırılmak üzere 3.000,00 TL. maddi 100.000,00 TL. manevi, davacılardan baba ... ve anne Anzılha için 75.000,00"er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 253.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
    Davalılar, davacının doğumun gerçekleştiği 26.05.2012 tarihinden 2 gün önce poliklinik muayenesi için başvurduğunu, davacı ...’un hastanelerine başvurduğu tarihte 39 haftalık gebe olduğunu, hastadan o güne kadar gebeliği ile ilgili yapılmış tetkiklerin istendiğini ancak hastanın herhangi bir evrak getirmediğini, doğum şekli konusunda gerek normal gerek sezaryen hakkında hastaya, eşiyle birlikte sözel bilgi verildiğini, hastaya normal doğum önerildiğini ve normal doğumu kabul etmemesi durumunda yazılı onam verilerek sezaryen yapılabileceğinin de bildirildiğini, iddia edildiğinin aksine hastanın sezaryen istemediğini, iddia edildiği gibi doğumun uzamadığını, ayrıca doğum süresince ne hastadan ne de eşinden sezaryen yapılması talebi gelmediğini ve doğum süreci boyunca sezaryeni gerektirecek ne fetal(bebekle ilgili) ne de maternal( anne ile ilgili) gerekçe oluşmadığını, ddia edildiği gibi zor bir doğum olmadığını ve doğum sırasında vakum kullanılmadığını, bebeğin doğduktan sonra çok kısa bir süre ağladığını ve sonrasında solunumunun kötüleştiğini, bunun üzerine nöbetçi çocuk doktoru tarafından ilk müdahalenin yapıldığını ve yoğun bakım ünitesine alındığını, doğum sonrası bebekte oluştuğu iddia edilen durumun doğum sürecine bağlı olmadığını, davacı annenin daha öncesinde 5 aylık gebelik kaybı öyküsü de göz önünde bulundurulduğunda bu durumun altında başka bir sebebin olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, literatür incelendiğinde perinetal asfiksinin önemli bir kısmının doğum öncesi süreçte başladığının ortaya koyulduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
    Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, davacıların doğum sırasında gerçekleştiğini beyan ettiği hatalar sonucu engelli durumda bulunan çocukları ve kendileri için uğranılan maddi ve manevi zararların ödetilmesi istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesidir. Vekil, vekalet görevini yerine getirirken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışlarının özenli olmayışından doğan zararlardan sorumludur. O nedenle, vekil konumunda olan doktorların bilim ve teknolojinin getirdiği bütün imkanları kullanmak suretiyle özen borcunu yerine getirmeleri gerekir. Mahkemece, dosyaya kazandırılan ve hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu"nun 24.04.2015 tarihli raporunda, dava konusu olayda davalı ... kuruluşunda doğumu gerçekleştiren ve doğum sonrası bebeğin takip ve tedavisine katılan ... görevlilerinin uygulamalarının tıp bilimince genel kabul görmüş ilke ve kurallara uygun olduğu, mevcut tıbbi verilere göre bebekte doğum sonrası tespit edilen bilişsel ve motor gelişim geriliği ile davalıların eylemleri arasında tıbben nedensellik bağı bulunmadığı cihetle; ilgili sağlık çalışanlarına atfı-kabil kusur bulunmadığı belirtilmiş ve mahkemece bu rapor gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. İşbu raporda, doktorlara ve sağlık çalışanlarına atfı kabil kusur bulunmadığı belirtilmişse de, davacı çocuk...da meydana gelen engellerin ne olduğu ve doğum öncesinde mi yoksa doğum sırasında mı gerçekleşmiş olabileceği hususunun yeteri kadar açıklanmadığı, doğum sırasında vakum kullanılmış ise bunun ne şekilde tespit edilebileceği ve tespit edilmesi durumunda çocukta meydana gelen durumla bu yöntemin kullanılması arasında bir bağlantı olup olmadığı, çocukta gerçekleşen bu durumun davacı ..."nın daha önce gerçekleştiği iddia edilen 5 aylık gebelik kaybı öyküsü ile bir ilgisinin olup olmadığı hususlarında yeterli açıklama bulunmamaktadır. O halde mahkemece, bu konuda rapor düzenlemeye ehil ve donanımlı bir Üniversiteden, aralarında 2 kadın hastalıkları ve doğum ve 1 çocuk hastalıkları uzmanı bulunan, akademik kariyere sahip 3 kişilik bilirkişi kurulundan, davacı ve davalının iddia ve savunmaları ile itirazlarını karşılar nitelikte dava konusu olayda davalılara atfı kabil bir kusur olup olmadığı hususunda, nedenlerini açıklayıcı, taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, davalıların kusurlu olup olmadığının belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek, eksik incelemeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde davacılara iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi