12. Ceza Dairesi 2016/7846 E. , 2016/12041 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 28.01.2016
Taksirle yaralama suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01.10.2015 tarihli ve 2015/134782 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliği"nin 28.01.2016 tarihli ve 2015/4278 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya sureti incelendi.
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Kanun"un 160. maddesi uyarınca. Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun"un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun"un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun"un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun"un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda teknik bilirkişi raporu alınarak kazanın oluşunda tarafların kusur durumunun tespit edilip, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 309.maddesi uyarınciranılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü"ıum 15.05.20l 6 gün ve 94660652-105-06-3525-2016-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/215855 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa ve dosya kapsamına göre, olay günü şüphelinin sevk ve idaresindeki otomobille bölünmüş 3 şeritli caddeyi takiben diğer araçlar ile birlikte toplu bir şekilde ışıklı dönel kavşakta soldaki caddeye dönüş yaparak seyrine devam ettiği sırada, yaya geçidi üzerinden yolun sağından soluna geçmekte olan yayaya çarpması ile yayanın kemik kırığı meydana gelecek ve yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda, yapılan soruşturma sonucu kamera kayıtları ve kaza tespit tutanağındaki belirlemelere göre şüphelinin kusuru olmadığı kabul edilerek takipsizlik kararı verildiği, müşteki vekili tarafından bu kez takipsizlik kararına itiraz edildiği, itirazı inceleyen Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliği tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usule uygun olduğu kabul edilerek itirazın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de, dosyada mevcut görüntü izleme tutanağında; tüm araçlar ile birlikte hareket eden sanığın kırmızı ışık ihlali yapmadığının, kaza tespit tutanağında ise mağdur yayanın beyanı alınamadan araç sürücüsünün beyanı ve kamera kayıtlarına göre kusur tespitinin yapıldığının belirtildiği, şüpheli beyanında, mağdurun duran aracın önünden aniden kendisinin sevk ve idaresindeki aracın önüne çıktığını belirtmesine rağmen, mağdur beyanında yaya geçidinden ve kendisine yeşil ışık yandığı sırada karşıya geçiş yaptığını belirttiği, sanığın eşi .."nün ise mağdurun bekleyen dolmuşun önünden yola hızla koşarak çıkış yaptığını beyan ettiği görülmekle, şüphelinin kusur durumunun her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı biçimde tespit edilmesi bakımından olay yerinde keşif yapılarak, özellikle tarafların beyanlarında geçen dolmuş şöförü ile görgüye dayalı bilgisi olan ..."nün keşif mahallinde beyanlarının alınması akabinde, tarafların kusur durumuna ilişkin teknik bilirkişi raporu alınmasından sonra şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara yönelik itirazın kabulü yerine, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde reddine karar verilmesi,
İsabetsiz olup, kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliği"nin 28.01.2016 tarihli ve 2015/4278 değişik iş sayılı kararının CMK"nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 20.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.