23. Hukuk Dairesi 2011/1360 E. , 2011/536 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, borçluya ait taşınmazın satışından sonra icra müdürlüğünce 10.11.2008 tarihinde sıra cetveli düzenlendiğini, müvekkilinin ipotek limiti dâhilindeki alacağını bu sıra cetvelinden aldığını, limiti aşan kısmı ise iflas masasına yazdırdığını, sıra cetvelinde davalıya 28.800.106,54 TL’nin ayrıldığını ve artan 3.964.069,42 TL’nin iflas dosyasına aktarıldığını, sıra cetveline davalıya pay ayrılan alacakların gerçek bir hukuki ilişkiye dayanmadığını, adı geçenin bu alacakları ... ve T. Sınai Kalkınma Bankası AŞ adlı kurumlardan temlik aldığını, borçlunun fabrikasını işletmeye başladığını, davalının Cay Island’da kurulu bulunduğunu ve 50.000,-USD sermaye ile çalıştığını, şirketin paravan olduğunu, satış bedelini borçluya aktardığını ileri sürerek, sıra cetvelinin borçluya ayrılan pay yönünden iptaline, davalıya ayrılan payın müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama aşamasında davalıya isabet eden tutarın iflas masasına aktarılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının alacağının tamamını tahsil ettiğini ve şikâyette hukuki yararı bulunmadığını, müvekkilinin alacağına daha evvel itiraz etme hakkı mevcutken, bu yola gitmediğini, eldeki davayı açabilmesi için İİK"nun 233. maddesi uyarınca yetki alması gerektiğini, bu itirazların bir başka mahkeme önünde tartışıldığını, alacağın da temlik yoluyla alındığını savunarak, davanın reddini istemiş, karşı dava olarak da karşı davalının limit fazlasını aldığını ve tahsilâtların düşülmediğini ileri sürmüştür.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalı alacağının Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2007/229 E., 2008/740 K. sayılı dosya ile hüküm altına alındığı, BK"nun 18. maddesi anlamında muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın esas yönünden; yasal 7 günlük süreden (İİK.m.142) sonra açılan karşı davanın da süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı banka vekili temyiz etmiştir.
Sıra cetveline itiraz davalarında korunan hukuki yarar, genellikle üçüncü kişilerden (ve bu arada davacıdan) mal kaçırmak maksadıyla oluşturulan ve gerçek bir hukuki ilişkiye dayanmayan (muvazaalı) alacaklara sıra cetvelinde ayrılan payın, davacıya, alacağı oranında verilmesidir. Somut olayda davacı, itiraz ettiği sıra cetveli kapsamında alacağını tam olarak aldığına göre, itirazda hukuki yararı bulunmamaktadır.
Davanın kazanılması halinde, davalıya verilen tutarın cetvelden çıkartılarak iflas masasına aktarılması istemi bakımından ise davacının sıfatı bulunmamaktadır. Bu yöndeki bir istem ya iflas idaresince ya da İcra ve İflâs Kanunu"nun 233. maddesi atfıyla aynı Yasa"nın 245. maddesinde öngörülen usulle yetkilendirilmiş alacaklı tarafından mahkeme önüne getirilebilir. Eldeki davada bu gereklilik de yerine getirilmiş değildir.
Yine sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya yüklenmiştir. Her ne kadar mahkemece, davacının, muvazaa iddiasını ispatlayamadığından söz edilmişse de, davalının dava dışı üçüncü kişilerden temlik aldığı alacakların tahsilini istediği ve bunların da bilirkişi raporları kapsamında değerlendirildiği düşünüldüğünde, davacı bakımından ispat yükü noktasındaki gerekçe yanılgısının sonuca etkisi olmadığı anlaşılmıştır.
O halde, mahkemece, asıl davanın yukarıda açıklanan gerekçeler ile reddi gerekirken, aynı sonuca yazılı gerekçelerle varılması isabetsiz ise de, sonucu itibariyle doğru görülen kararın, HUMK"nun 438/son maddesi hükmü uyarınca, gerekçesi değiştirilmek ve düzeltilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle asıl davada davacı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile asıl davada verilen hükmün HUMK.nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilmek ve düzeltilmek suretiyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.