16. Hukuk Dairesi 2014/15739 E. , 2015/1886 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle "davacı tarafın dayanağı olan tapu kayıtlarının usulünce uygulanması, dava konusu taşınmazların niteliklerinin belirlenmesi, dava konusu taşınmazların zilyetlik durumlarının belirlenmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine dava konusu taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçıları vekili ve asli müdahiller ..... mirasçıları, ......mirasçıları, ...... ve ..., vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli müktesap hak oluşacağından bozma gereklerinin tam ve usulen yerine getirilmesi zorunludur. Bozmadan sonra mahallinde yapılan keşif sonrasında dosyaya ibraz edilen 21.11.2011 tarihli fen bilirkişi raporunda davacı tarafın tutunduğu T. Evvel 1324 tarih ve 366 sayılı tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uyduğu ve tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara bir bütün olarak uygulanabileceği belirtildikten sonra 06.02.2012 tarihli ek raporunda ise tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara bir bütün olarak uygulanabileceği hususunun bir kanaatten ibaret olup keşif sırasında alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre söz konusu tapu kaydının taşınmazlara kesin olarak uygulanmasının mümkün olmadığı belirtilmek suretiyle fen bilirkişisinin ana raporu ile ek raporu arasında çelişki oluşmuş ve bu çelişki giderilmemiştir. Ayrıca davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının bilinmeyen sınırları yönünden taraflara tanıkla kanıtlama imkanı sağlanmamış; tapu kaydının uygulanması sırasında komşu taşınmazların kadastro tutanakları ve dayanaklarından ,davalı taşınmazlar yönünü ne okuduğu belirlenmek suretiyle yararlanılmamıştır. Yine çekişmeli taşınmazlara uygulanan T. Evvel 1324 tarih ve 366 sayılı tapu kaydına miktarınca kapsam tayin edilmemiş, fen bilirkişi tarafından uygulanan tapu kaydının kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir bir kroki düzenlenmemiştir. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile ve taraflar arasında bozma ilamına uyulmakla oluşan usuli müktesep haklar bertaraf edilerek hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde usulen belirlenecek mahalli bilirkişiler ve taraf tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, davacı tarafın dayandığı dava konusu taşınmazları kapsadığı belirtilen T.Evvel 1324 tarih 366 numaralı tapu kaydının tüm sınırları tek tek okunarak mahalline uygulanmalı, tapu kaydına miktarınca kapsam tayin edilmeli, çekişmeli taşınmazların kısmen veya tamamen tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı usulen belirlenmeye çalışılmalı, mahalli bilirkişilerce bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanıkla kanıtlama imkanı sağlanmalı, uygulamada komşu parseller tutanak ve dayanak belgelerinde dava konusu taşınmazlar yönünü ne okuduğu belirlenmek suretiyle yararlanılmalı ve uzman fen bilirkişisinden keşif ve uygulamayı takibe ve denetlemeye olanak verir, dayanak tapu kaydının sınırlarının belirtir rapor alınmalıdır. Bundan sonra, çekişmeli 48 ada 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazların kısmen veya tamamen davacı tarafın dayandığı tapu kaydı kapsamında kesin olarak kaldığının belirlenmesi halinde tapu kaydı kapsamında kalan yerlerin davacı taraf adına tesciline, tapu kaydı kapsamında kalmadığı belirlenen yerlerin davalı Hazine adına tesciline karar verilmelidir. Eksik araştırma, inceleme ve uygulamayla hüküm kurulması isabetsiz olduğundan davacı ... mirasçıları vekili ve asli müdahiller ..... mirasçıları, ..... mirasçıları, ..... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.