11. Hukuk Dairesi 2019/1720 E. , 2020/5431 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi"nce verilen 12.06.2017 gün ve 2016/23 - 2017/136 sayılı kararı onayan Daire"nin 22.01.2019 gün ve 2017/3493 - 2019/567 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacının "GÜNAYDIN" isimli mevkutenin imtiyaz hakkı sahibi olduğunu, davalı tarafın, "GÜNAYDIN" ismini "Türkiye"nin yaşam gazetesi "SABAH"la GÜNAYDIN" isimli mevkutede haksız olarak kullanılarak iltibasa yol açacak şekilde haksız rekabette bulunduğunu, eylemin 5846 sayılı FSEK 83/4 ve Basın Kanunu"nun 14. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek, iltibasın ve haksız rekabetin tespitine, men"ine, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesine, "GÜNAYDIN" çekirdek isminin kullanıldığı gazetelerin dizim, basım, yayın ve dağıtımının önlenmesine, neşrinin durdurulmasına, yayınlandığı taktirde toplatılmasına ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu SABAHLA GÜNAYDIN mevkutesinin 19 Mart 2002 tarihli nüshası dosyaya sunulduğu, bu nüshada GÜNAYDIN kelimesinin kullanıldığı, davalı tarafa ait mevkutenin 19 Mart 2002 tarihinden beri yayınlandığı, davalının bu faaliyetini kötü niyetli şekilde gerçekleştirdiğine dair delil bulunmadığı, davacının GÜNAYDIN isimli mevkuteyi 07.04.2003 tarihinde devraldığı ve 6 yılı aşkın süre içerisinde davalı tarafın aynı isimli gazete yayınlamasına karşı herhangi bir hukuki girişimde bulunmadığı, davacının kendi iradesi dışında davalı kullanımlarına karşı sessiz kalmasına sebep olacak bir husus da bulunmadığından, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, davacının davalı kullanımından haberdar olmadığı düşünülemeyeceği göz önüne alınarak, davalı tarafın iyi niyetli kullanımına karşı herhangi bir hukuki girişimde bulunulmadığından sessiz kalma yoluyla hak kaybı oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulumuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 20,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine"ye gelir kaydedilmesine, 26.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.