23. Ceza Dairesi 2015/8961 E. , 2016/6618 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma (değişen suç vasfına göre nitelikli dolandırıcılık)
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK"nın 158/1-i, 62,52 ve 53. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000 TL adli para cezası ile mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
28/07/2009 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 22/02/2010 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir hata olarak görülmüştür.
Katılanın daha önce başka bir avukat vasıtası ile alacağının tahsili amacı ile ... İcra Müdürlüğü"nün 2008/25267 sayılı dosyası ile icra takip başlattırdığı, ancak avukatının meslek değiştirmesi nedeni ile bu icra takip dosyasının takibi için, suç tarihinde... Barosuna kayıtlı olarak avukatlık yapan sanık ile görüşerek sanık avukatın icra dosyasını takip etmek üzere anlaştıkları ve sanık avukatın yönlendirmesi ile sanık avukatın büro arkadaşı olan avukat ... adına 28.07.2009 tarihinde vekaletname çıkarttırdığı, sanık avukatın aldığı bu vekaletname ile katılandan icra takip dosyasında işlemler yapacağını söyleyerek farklı tarihlerde olmak üzere toplam 7550 TL almasına rağmen, icra takip dosyasında her hangi bir işlem yapmadığı, sanığın bu surette serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediği kabul olunan somut olayda,
Sanığın ... Barosu levhasına 24.11.1992 tarihinde kayıt olarak avukatlık mesleğine başladığı, daha sonra ... Barosu Disiplin Kurulu"nun 28.05.2009 tarihli kararı ile “bir yıl süre ile tedbiren işten yasaklanmasına” karar verildiği, bu karara yapılan itiraz neticesinde ise Türkiye Barolar Birliği"nin 01.08.2009 tarihli kararı ile bu disiplin cezasının kaldırılmasına karar verildiği, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu"nun 153. maddesine göre Baro Disiplin Kurulu tarafından verilen yasaklamaya ilişkin tedbir kararlarının verildiği tarihte yürürlüğe gireceği belirtildiğinden, sanık avukatın işten yasaklanmasına karar verildiği 28.05.2009 tarihi ile bu kararın kaldırıldığı 01.08.2009 tarihleri arasında avukatlık mesleğini yapamayacağı anlaşılan sanığın yasaklı olduğunu katılandan gizleyerek katılanın ise sanık avukat ile icra dosyasındaki işlemlerini takip etmek üzere, sanık avukat ile yaptığı görüşme ve yönlendirmesi sonucu 28.07.2009 tarihinde büro arkadaşı olan diğer avukata vekaletname verdiği, ancak işlerin yine sanık avukat tarafından takip edileceği konusunda anlaştıkları halde işlerin takip edilmediği, sanık avukatın bu vekaletnameyi aldıktan sonra katılandan en sonuncusu 03.09.2009 tarihinde olmak üzere, icra dosyasında kullanacağını söyleyerek üç kez çeşitli masraflar adı altında para aldığı, dolayısıyla sanık avukatın suç teşkil eden eylemine 28.07.2009 tarihinde başlamasına rağmen en son eyleminin 03.09.2009 tarihinde olduğu ve bu tarih itibariyle avukatlık mesleğini yapmasına her hangi bir yasak olmadığının anlaşılması karşısında, tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığın farklı tarihlerde katılandan dava ve icra işlemleri için gerekli olduğunu söyleyerek toplam 7.550 TL menfaat temin ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda katılana karşı aynı suçu birden fazla işlemesi nedeniyle TCK"nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından, TCK"nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının Anayasa Mahkemesi"nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda uygulanmasının, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 25/05/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.