10. Hukuk Dairesi 2014/19908 E. , 2016/164 K.
"İçtihat Metni"
... adına Av. ... ile davalı ...arasındaki dava hakkında .... Mahkemesi"nden verilen 06.06.2014 günlü ve 2014/222 E - 2014/646 K. sayılı hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
1-İş kazası sonucu sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri, sigortalının yaşı, gelirin kesilme olasılığı ve iskonto oranı gözetilerek belirlenen tutarı ifade etmektedir. 5510 sayılı Yasa"nın 54/c. maddesi uyarınca “malûllük, yaşlılık, ölüm sigortaları ve vazife malûllüğü ile iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık veya gelirlerden yüksek olanın tamamı, az olanın yarısı, eşitliği halinde ise iş kazası ve meslek hastalığından bağlanan gelirin tümü, malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığının yarısı bağlanır."" düzenlemesini içermektedir.
Kurum"un, sigortalı veya haksahiplerine bağladığı ilk peşin sermaye değerli gelirden fazlasını isteme hakkı bulunmadığı gibi; bağlanan gelirin kesildiği veya kesilmesi gereğinin, yargılama sürecinde ortaya çıktığı durumlarda; Kurum"un ödemediği veya ödemeyecek olduğu gelir kesimini rücûan isteyemeyeceği yönü de, tazmine yönelik davada gözetilmesi gereken genel ilkeler arasında bulunmaktadır.
Dava dosyasından kazalının hak sahiplerine ölüm geliri yanında ölüm aylığının da bağlanmış olduğu anlaşılmakta olup, birleşme nedeniyle gelirlerde bir değişme olup olmadığı, ilk peşin sermaye değerli gelir miktarının; gelirin başladığı tarih itibariyle 5510 sayılı Yasa"nın 54. maddesi uyarınca indirilmiş hali gözetilerek belirlenmiş miktarını gösterir belgeler kurumdan sorularak, alınacak cevabi yazının dosyaya eklenmesi gereklidir.
2-Tebligat Kanununun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebliğin selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanunun 13. maddesine göre de; tebliğ yapılacak bu kişiler her hangi sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde tebliği orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. 25.01.2012 tarihli ve 28184 sayılı Resmî Gazate"de yayımlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmelik Hükümlerine göre, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı
veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gerektiği, bu kişilerin de bulunmaması halinde bu hususların tebliğ evrakına yazılarak tebligat, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır.
Hukuk Genel Kurulu"nun 14.12.2011 tarih ve 2011/21-882 Esas, 2011/767 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, Tebligat Kanunu"nun 13 üncü maddesinde, kendisine tebligat yapılacak şahısların derecelendirildikleri görülmektedir. Bir kere, hükmi şahıslar namına kendilerine tebligat yapılabilecek salahiyetli mümessiller mutad iş saatlerinde işyerlerinde bulundukları ve o sırada evrakı bizzat alacak durumda oldukları takdirde memur ve müstahdemlere tebligat yapılamaz. Saniyen, memur veya müstahdemlere tebligat yapılabilecek hallerde de, önce kendisine tebligat yapılacak şahsın, şirketin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle muhatap hükmi şahsın mümessilinden sonra gelen veya evrak müdürü gibi esasen bu işlerle tavzif edilmiş bir kimse olması . Böyle bir kimsenin bulunmaması halindedir ki (bu durum tebliğ mazbatasına dercedilmek suretiyle) o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme tebligat yapılabilir. Daha önce kendisine tebligat yapılması gereken kimselerin bulunmadıklarını veya tebligatı bizzat alamayacak durumda olduklarının ispatı bakımından mazbatada yer alacak kayıt bilhassa önemlidir (E. Moroğlu, Makalelerim I, İstanbul 2001, s. 4-5).
Dosyadan, gıyabi hükmün davalı kooperatifin ticaret sicilinde kayıtlı olup olmadığı belli olmayan adresinde işyeri yetkilisi olup olmadığı bilinmeyen “site yetkilisi ... imzasıyla tebliğ edildiği, oysa dosya içeriğinde, kendisine tebligat yapılan kişinin yetkili olduğuna ve şirketle ilişkisine dair bilginin yer almadığı, yetkilinin neden evrak alamayacak durumda olduğunun belirtilmediği, anlaşılmaktadır. Mahkemece, adı geçen davalı koperatife yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde ve kooperatifin adres değişikliğini ticaret siciline bildirme zorunluluğu da dikkate alınarak, Ticaret Sicili"nden kooperatifin adres değişikliği yapıp yapmadığı araştırılarak, yapmış ise yeni adresine, yapılmamış ise ticaret sicilindeki adresine yukarıda belirtilen esaslar dahilinde tebliğ yapılması, bu mümkün olmadığı takdirde ise Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre ticaret sicil adresine yöntemince gerekçeli kararın tebliğ edilerek, temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun geçici 3. maddesi uyarınca 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu"nun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, temyiz itirazlarının bu noksanlık giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine 18.01.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.