10. Hukuk Dairesi 2014/25298 E. , 2016/155 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacı şirkete, ihaleli iş nedeniyle yapılan inceleme sonucunda tahakkuk ettirilen fark işçilik ve prim borcu nedeniyle davalı Kurum"a ödenen primlerin yersiz ödendiği iddiası ile iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtilen şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada, her türlü asfalt, beton ve stabilize yol çalışmaları ve asfalt üretimi ile iştigal eden davacı şirketin aldığı ve 17.10.2012 tarihli ihalede, işin konusunun T..... Belediyesindeki muhtelif Mahalle ve Okulları asfaltlama Yama Asfaltı Temini ve Finişerle Sıkıştırma (Plent Altı) işi olduğu, bu işin 19.10.2012- 26.12.2012 tarihleri arasında yapıldıktan sonra ilişiksiz belgesi istenilmesi üzerine davalı kurumca asgari işçilik incelemesi yapıldığı ve davalı Kurumca henüz müfettiş incelemesine gidilmeden asgari işçilik değerlendirmesi esnasında Kurumca esas alınan %6,83 oranına davacı şirketin itirazı nedeniyle eldeki davanın açıldığı, eldeki davada asıl uyuşmazlığın davacı şirketin yerine getirdiği ihaleli işe uygulanması gereken oranın %4 mü, yoksa Kurumca gönderilen belgelerden Asgari işçilik Tespit Komisyonunca belirlendiği anlaşılan %6,83 mü olacağı, ayrıca belirlenen oran üzerinden asgari işçilik incelemesi yapılırken %25 oranında indirim uygulanıp uygulanmayacağı hususlarında toplandığı anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Yasa"nın 85’inci maddesi “Kamu idareleri, döner sermayeli kuruluşlar kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ile bankalar tarafından ihale mevzuatına göre yaptırılan işlerden ve özel nitelikteki inşaat işlerinden dolayı bu işleri yapan işveren tarafından yeterli işçilik bildirilmiş olup olmadığı Kurumca araştırılır.” düzenlemesini içermektedir. Aynı maddenin 6’ncı fıkrasında ise; “Kuruma yeterli işçilik tutarının bildirilmiş olup olmadığının araştırılmasında, işin yürütümü için gerekli olan asgarî işçilik tutarının tespitinde dikkate alınacak asgarî işçilik oranlarının saptanması ve asgarî işçilik oranlarına vaki itirazların incelenerek karara bağlanması amacıyla Kurum bünyesinde; Kurum teknik elemanlarından dört üye, Yönetim Kurulunda temsil edilen işçi ve işveren konfederasyonlarınca görevlendirilecek iki üye, T. O. ve B. B. bir üye olmak üzere toplam yedi teknik elemandan oluşan, Asgarî İşçilik Tespit Komisyonu kurulduğu ve bu bu komisyonun çalışma usûl ve esasları, Komisyonda görev alacak teknik elemanların nitelikleri, asgarî işçilik tespitinde uygulanacak yöntemin, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği açıklanmıştır.
Eldeki davada uyuşmazlığın çözümüne ilişkin olarak, öncelikle belirtilmelidir ki; çeşitli tarihlerde Kurumca çıkarılan genelge ve genel tebliğlere ekli listelerde asgari işçilik oranları belirlendiğinden, işin yapıldığı dönemde yürürlükteki asgari işçilik oranlarının dikkate alınması gerekir. Kurumun düzenleyici nitelikteki bu işlemine karşı idari yargı yoluna başvurarak iptal kararı alınmadıkça bir başka işçilik oranına dayanılarak hesaplama yapılamayacağı gibi, listede açıklanan işi bölümlere ayırıp her biri için ayrı işçilik oranları alınması da mümkün değildir. Ancak ihaleli işlerde bölümler halinde keşif özetine bağlanmış farklı ihale konuları varsa her biri için listede belirlenen asgari işçilik oranının esas alınması gerektiği kabul edilmelidir.
Eldeki davada, mahkemece davacı şirketin yaptığı işe uygulanması gereken oranın 2010 ve 2012 tarihli kurum tebliğlerine istinaden %4 olarak kabul edildiği ve %25 oranında indirim yapılarak davacı şirketin Kuruma karşı borcunun bulunmadığı kabul edilmiş ise de; verilen kararın eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye tabi olduğu anlaşılmakta olup, mahkemece davacı şirketin yaptığı işin yalnızca Asfalt kaplama işleri olduğu esas alınmış ise de, hak ediş raporlarının da içeriğinden, aslen bu işin plent altı nitelikte olduğu dikkate alınmalı ve öncelikle davalı Kurumdan yapılan ihale konusu işin niteliğine göre %6,83 oranındaki oranın neye göre belirlendiğine ilişkin tespit Komisyonundan dayanak belgelerin getirtilmesi ve Kurumun bu belirlemeyi yaparken hangi kıstasları esas aldığının tespiti ve davacı ile ihale makamı arasında düzenlenen sözleşme konusu ve kapsamında belirtilen işler göz önünde bulundurularak, 5510 sayıl Yasa"nın 85. maddesi gereğince yapılan işin niteliği, bünyesinde kullanılan teknoloji, işyerinin büyüklüğü, daha önce benzer işlerde Komisyonca esas alınan işçilik oranları ile benzer işletmelerde çalıştırılan işçi sayısı, emsal işyerleri ile karşılaştırılması ilgili meslek kuruluşlarının görüşü gibi unsurlar dikkate alınarak, asgari işçilik oranlarına ilişkin olarak ihale konusu dönemde yürürlükte bulunan davalı Kurum genelge ve genel tebliğleri göz önünde bulundurulmak suretiyle, konusunda uzman ve hesap yapabilecek bilirkişi heyeti aracılığıyla, dava konusu işlerde esas alınması gereken asgari işçilik oranını tespit edilerek, akabinde, davacıya ödenen toplam istihkak tutarının, tespit edilen asgari işçilik oranı ile çarpımı sonucu bulunacak asgari işçilik miktarına göre davacının ödemekle yükümlü olduğu işçilik prim tutarı belirlenerek, ayrıca davacı şirketin orana itirazının bulunması karşısında belirlenecek oran üzerinden 5510 sayılı Yasa"nın 85’inci maddesi kapsamında %25 indirim uygulanmaksızın hesap yapılmak suretiyle davacı şirketin Kuruma karşı fark işçilik prim borcunun bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre de; 5510 sayılı Yasa"nın 89’uncu maddesi uyarınca yersiz ödendiği belirlenen prim tutarına işleyecek faiz bakımından ödemeyi takip eden aybaşından faize hükmetmek yerine ödeme tarihinin esas alınması suretiyle hüküm tesisi isabetsizdir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.01.2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.