
Esas No: 2020/10403
Karar No: 2022/9206
Karar Tarihi: 15.09.2022
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/10403 Esas 2022/9206 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Mahkeme, uyuşturucu madde ticareti suçundan sanıkları Mahkum etmiştir. Ancak davanın incelenmesi sonucunda, kararda birçok hukuka aykırı işlem tespit edilmiştir. İlk olarak, iddianame içerisindeki suç tarih ve eylemleri ile gerekçeli kararda belirtilen tarih ve eylemler arasında çelişki görülmüştür. Kararın gerekçesinde, iddianamede her sanık için farklı suç tarihleri belirtilmiş olmasına rağmen, başlıkta sanık ayrımı yapılmadan tarihler belirtilmiştir.
İkinci olarak, kararda, kanıtların tartışılıp değerlendirilmediği ve bu nedenle hükümlerin yetersiz olduğu belirtilmiştir. İddianamede zincirleme olarak cezalandırılmaları talep edilen sanıkların eylemleri anlatılmış, ancak hangi eylemlerin suç kabul edildiği açıklanmamıştır.
Üçüncü olarak, 6545 sayılı Kanun ile değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki düzenlemelerin göz önünde bulundurulmadan hüküm kurulmuştur.
Dördüncü olarak, duruşmada tartışılmayan delilerin hükme esas alınamayacağı göz önünde bulundurulmadan, sanıkların telefon konuşmalarına ilişkin iletişim t
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1- İddianame içeriğinde, sanık ... hakkında 09/05/2014, 14/05/2014, 14/07/2014, 18/07/2014, 27/07/2014, sanık ... hakkında 09/05/2014, 18/07/2014, 27/07/2014, sanık ... hakkında 11/07/2014, sanık ... hakkında 27/07/2014 tarihli eylemler isnat edilmesine, hükümlerin gerekçesinde de bu tarihler esas alınmasına rağmen, gerekçeli karar başlığında sanık ayrımı yapılmaksızın 14/05/2014, 09/07/2014, 27/07/2014 tarihlerinin suç tarihi olarak kabul edilmesi,
2- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3., CMK'nın 34. ve 230. maddeleri uyarınca hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanıkların suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiillerinin belirtilmesi ve bunların nitelendirilmesinin yapılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, iddianamede sanık ... için 09/05/2014, 14/05/2014, 14/07/2014, 18/07/2014, 27/07/2014 tarihli eylemler, sanık ... için 09/05/2014, 18/07/2014, 27/07/2014 tarihli eylemler isnat olunup zincirleme olarak cezalandırılmaları talep edildiği halde, gerekçeli kararda bu eylemler anlatılıp hangi eylem veya eylemlerin sabit kabul edildiği açıklanmadan yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
3- 1 ve 2 numaralı bozma sebeplerine göre sanıklar hakkındaki hükme esas alınan eylemler ve suç tarihleri açık ve anlaşılabilir biçimde ortaya konulduktan sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile atılı suçun ceza miktarının değiştirildiği göz önüne alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenlemelere göre, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanıp, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılarak lehe kanun değerlendirilmesi yapılması gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması,
4- CMK'nın 217. maddesine göre duruşmada tartışılmayan delil hükme esas alınamayacağından; sanıkların telefon konuşmalarına ilişkin iletişim tespiti tutanaklarının duruşmada okunup sanıkların beyanlarının alınmadığı anlaşılmakla, iletişim tespit tutanaklarının duruşmada okunup diyeceklerinin sorulması, sanıkların telefon konuşmalarına ilişkin iletişimin tespiti tutanaklarını kabul etmemesi durumunda, ses örneklerinin aldırılarak ses kayıtlarının sanıklara ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması, ses kayıtlarının sanıklara ait olduğunun belirlenmesi halinde, telefon konuşmalarının somut olay ve olgularla örtüşüp örtüşmediğinin ayrı ayrı irdelenip değerlendirilerek, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
5- 14/05/2014 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ...’dan ele geçirilen maddelere ait ekspertiz raporunun aslı veya onaylı örneğinin denetime imkan verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulması gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
6- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin, hükümlerin BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddeleri uyarınca sonuç ceza yönünden sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,15/09/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.