Abaküs Yazılım
10. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/19313
Karar No: 2022/9386
Karar Tarihi: 21.09.2022

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/19313 Esas 2022/9386 Karar Sayılı İlamı

10. Ceza Dairesi         2020/19313 E.  ,  2022/9386 K.

    "İçtihat Metni"

    Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/06/2015 tarihli ve 2014/2754 esas, 2015/1477 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 27/10/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
    Dosya incelendi.
    GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
    A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
    1- Şüpheli ... hakkında, 0/04/2009 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 08/05/2009 tarihli ve 2009/9769 soruşturma, 2009/5170 esas, 2009/1377 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Gaziosmanpaşa 1. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
    2- Gaziosmanpaşa 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/12/2009 tarihli ve 2009/762 esas, 2009/1107 sayılı kararı ile, sanığın 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeden kesinleştiği,
    3- Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 18/03/2010 tarihli ve 2010/777 DS sayılı çağrı yazısının bilinen adresine tebliğe çıkarıldığı, 08/04/2010 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması nedeniyle kaydın kapatılarak Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
    4- Gaziosmanpaşa 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 06/06/2011 tarihli ve 2010/2329 esas, 2011/628 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve ayrıca aynı Kanun’un 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmeden kesinleştiği,
    5- Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 30/12/2011 tarihli ve 2011/15755 DS sayılı çağrı yazısının 13/02/2012 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması nedeniyle kaydın kapatılarak 11/06/2012 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
    6- Gaziosmanpaşa 8.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 23/06/2015 tarihli ve 2014/2754 esas, 2015/1477 sayılı kararı ile, “sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediği ve verilen karara uyduğu, infazın tamamlandığı” gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verildiği, kararın temyiz edilmeden kesinleştiği,
    7- Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce kanuna aykırılık ihbarında bulunulduğu,
    Anlaşılmıştır.
    B-) Kanun Yararına Bozma Talebi:
    Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında;
    “Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli
    serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Gaziosmanpaşa 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/12/2009 tarihli ve 2009/762 esas 2009/1107 sayılı kararını müteakip, hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 62/1 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında anılan Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin Gaziosmanpaşa 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 06/06/2011 tarihli ve 2010/2329 esas 2011/628 sayılı kararının infazı sırasında hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uygun davranmadığından bahisle infaz kayıtları kapatılarak bildirimde bulunulması üzerine, hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğu ve infazını tamamladığı gerekçesi ile açılan kamu davasının düşürülmesine dair Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/06/2015 tarihli ve 2014/2754 esas, 2015/1477 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
    Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 08/07/2019 tarihli ve 2018/5960 esas, 2019/4147 karar sayılı ilamında "Tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infaz işlemleri, infazın yapıldığı tarihteki kurallara göre yapılacağından, tedbirin infazı sırasında yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/5. maddesinde “Tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranan kişi hakkında açılmış olan davanın düşmesine karar verilir. Aksi takdirde, davaya devam olunarak hüküm verilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Görüldüğü üzere, yasa maddesinde davaya devam olunabilmesi için aranan şart “Tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmama” şartı olup, hükümden sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten farklı olarak “yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etme” şartı aranmamaktadır. Bir yargılama şartı olarak “ısrar” koşulu 6545 sayılı Kanun ile getirilmiştir. Bu nedenle, infaza ilişkin usulî değişiklikler geriye yürümeyeceğinden 6545 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 28/06/2014 tarihinden önceki dönemde uygulanan ve uygulaması bu tarihten önce sona ermiş olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirlerine ilişkin olarak “ısrar şartı” aranmayacaktır." şeklinde belirtildiği üzere, 28/06/2014 tarihinden önce işlenen suçlarda ısrar şartının aranmayacağı, çağrı yazısının tebliğine rağmen gelmeyen sanık hakkında yargılama yapılarak işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği cihetle,
    Somut olayda, Gaziosmanpaşa 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 06/06/2011 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik kararı gereğince, sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirine başlanabilmesi için 10 gün içinde müracaat etmesine dair Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 30/12/2011 tarihli ve 2011/15755 DS sayılı çağrı yazısının tebliği sonrasında, sanığın belirlenen süre içerisinde müracaatta bulunmaması üzerine dosyasının kapatılarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesini takiben sanık hakkında yapılan yargılamada işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/06/2015 tarihli ve 2014/2754 esas, 2015/1477 sayılı kararının kanun yararına bozulması istenilmiştir.
    C-) Konunun Değerlendirilmesi:
    Sanık ... hakkında, 10/04/2009 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan yargılama sonunda, Gaziosmanpaşa 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 09/12/2009 tarihli ve 2009/762 esas, 2009/1107 sayılı kararı ile, sanığın 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeden kesinleştiği, hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine Gaziosmanpaşa 1. Sulh Ceza Mahkemesinin
    06/06/2011 tarihli ve 2010/2329 esas, 2011/628 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 62,50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve ayrıca aynı Kanun’un 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uygun davranmaması nedeniyle infaz kayıtları kapatılarak bildirimde bulunulması üzerine Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/06/2015 tarihli ve 2014/2754 esas, 2015/1477 sayılı kararı ile, suç işleme kastının bulunmadığı, hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğu ve infazını tamamladığı gerekçesi ile açılan kamu davasının düşmesine karar verildiği, anlaşılmıştır.
    1- İnceleme konusu olayda suç tarihi 10/04/2009 olup Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, Dairemizce de benimsenen 02/05/2019 tarihli ve 2018/172 esas, 2019/373 sayılı kararı ile; 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile TCK’nın 191. maddesinde yapılan değişikliklerin yürürlüğe girdiği 28/06/2014 tarihinden önce işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından dolayı verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazı amacıyla gönderilen uyarılı ilk başvuru davetiyesinin tebliğine rağmen başvuruda bulunmayan sanığa, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce bu hususta ikinci bir tebligat yapılmasına gerek bulunmadığına karar verilmiş olduğu, bu nedenle 6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 28/06/2014 tarihinden önceki dönemde uygulanan ve uygulaması bu tarihten önce sona ermiş olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirlerine ilişkin olarak “ısrar şartı” aranmayacağının anlaşılması karşısında; mahkemece çağrı yazısının tebliğine rağmen gelmeyen sanık hakkında yargılama yapılarak işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği,
    Somut olayda, Gaziosmanpaşa 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 06/06/2011 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik kararı gereğince, sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirine başlanabilmesi için 10 gün içinde başvurması gerektiğine dair Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 30/12/2011 tarihli ve 2011/15755 DS sayılı çağrı yazısının tebliği sonrasında, sanığın belirlenen süre içerisinde başvuruda bulunmaması üzerine dosyasının kapatılarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesini takiben sanık hakkında yapılan yargılamada işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden düşme kararı verilmesi, kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
    2- Kabule göre de;
    Mahkemece, “hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğu ve infazını tamamladığı” gerekçesi ile kamu davasının düşürülmesine karar verildiğinin kabulü halinde;
    a-) Sanık hakkında verilen 23/06/2015 tarihli düşme kararından önce, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde değişiklik yapıldığı cihetle, sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
    b-) 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/1. maddesi gereğince adli para cezasıyla birlikte aynı Kanun’un 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen sanık hakkında 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi düzenlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi, kanuna aykırıdır.
    Mahkemece, “sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediği” gerekçesi ile kamu davasının düşürülmesine karar verildiğinin kabulü halinde ise; mahkemece suç kastının bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerekeceğinin gözetilmemesi kanuna aykırıdır.
    Sonuç olarak; yukarıda (1) numaralı paragrafta açıklandığı üzere, sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
    D-) Karar:
    Açıklanan nedenlerle; kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/06/2015 tarihli ve 2014/2754 esas, 2015/1477 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılmasına,
    Gereği için dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
    21/09/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

















    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi