10. Hukuk Dairesi 2015/15512 E. , 2017/9178 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davalı Kurumun ek prim olarak tahsil etmiş olduğu meblağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın, davalı Kurumun, müfettişleri tarafından düzenlenen 27.12.2012 tarihli inceleme raporu gereği davacı şirketin 2006-2012 yıları arasında çalıştırmış olduğu 8 güvenlik görevlisine 5 saatlik fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle ek aylık prim belgelerinin düzenlenerek Kuruma verilmesinin istenmesi üzerine 18.03.2013 tarihinde ek aylık prim bildirgelerinin verilerek prim borcu olarak ödenmesi istenen 23.004,86 TL’nin de ihtirazi kayıtla 27.03.2014 tarihinde ödendiği, davacı şirket tarafından davalı Kurumun ek aylık prim belgelerinin düzenlenmesine ilişkin işleminin iptali için ... 1. İş Mahkemesinin 2013/278 Esasa kayden açılan dava sonucunda 27.03.2014 tarih ve 2014/126 sayılı Karar ile davanın kabul edilerek işlemin iptal edildiği ve Dairemizin 17.02.2015 tarih ve E. 2014/10869 K. 2015/2434 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, işbu dava ile de iptal edilen Kurum işlemine istinaden ödenen 23.004,86 TL’nin tahsili için açılmış olduğu ve Mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verildiği görülmektedir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda öğreti ve yargısal kararların bu uygulaması aynen benimsenerek, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması “Dava Şartları” başlıklı 114. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde açıkça dava şartları arasında sayılmıştır.
Bir davada, hukuki yarar ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin, yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olarak yargılama yapılmasına yarar sağlayacağı, her türlü duraksamadan uzaktır.
Davacının hukuki ilişkinin derhal tespitinde menfaatinin (hukuki yararının) varlığı için öncelikle, bir hakkı veya hukuki durumu güncel (hali hazır) ve ciddi bir tehlike ile tehdit edilmelidir. Bu tehdit çoğunlukla davalının davranışları ile ortaya çıkar.
Hukuk Genel Kurulu"nun 14.11.2007 tarih ve 2007/13-848 Esas 2007/840 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi (davanın mesmu, yani dinlenebilir olabilmesi) bazı şartların tahakkukuna bağlı olup, bunlara dava şartları denir. Dava şartlarından bir kısmı olumlu (varlığı mutlaka gerekli); diğer bir kısmı da, olumsuz (yokluğu mutlaka gerekli) niteliktedir. Hakim, önüne gelen bir davada, dava şartlarının mevcut olup olmadığını re"sen gözetmelidir. Olumlu dava şartlarından biri de, davacının o davayı açmakta hukuki yararının bulunmasıdır. Açılmasında davacısı yönünden hukuki yarar bulunmayan bir dava, dava şartının yokluğundan dolayı reddedilmelidir.
Eldeki davada ise, davacı şirket, Kurum işleminin iptali istemiyle ... 1. İş Mahkemesinin 2013/278 Esasına kayden 10/04/2013 tarihinde dava açtığı, bu davasını açmadan önceki bir tarih olan 27.03.2014 tarihinde işbu davaya konu ettiği ek prim tutarına ilişkin ödemesini yaptığı dolayısıyla söz konusu meblağın tahsilini ... 1. İş Mahkemesinin E. 2013/278 sayılı dosyası üzerinden talep edebilecekken bunu yapmayarak işbu davayı ikame ettiği, dolayısıyla davacının söz konusu davayı açmakta hukuki yararı olmadığı anlaşılmakla, açılmasında davacısı yönünden hukuki yarar bulunmayan davanın dava şartı yokluğundan reddi gerekirken Mahkemece kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.