Abaküs Yazılım
10. Ceza Dairesi
Esas No: 2022/8033
Karar No: 2022/9529
Karar Tarihi: 26.09.2022

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/8033 Esas 2022/9529 Karar Sayılı İlamı

10. Ceza Dairesi         2022/8033 E.  ,  2022/9529 K.

    "İçtihat Metni"


    Mahkeme : ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi

    Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama
    Hüküm : Mahkûmiyet


    Dosya incelendi.
    GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
    Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin" sanık ... yönünden;14.04.2013, sanık ... yönünden; 05.03.2013, 13.03.2013, 17.03.2013, 22.05.2013, sanık ... yönünden; 17.11.2012, 22.01.2013, sanık ... yönünden; 26.02.2013 ve sanık ... yönünden; 17.11.2012" olarak belirtilmesi yerine, sanık ayrımı yapılmaksızın suç tarihinin "26.06.2013” olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
    A- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
    TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
    Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların, eleştiri dışında, doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
    B- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
    Olay tutanağı, sanığın savunması ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın alıcı ...'da ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile ilgisi olduğuna ilişkin içeriğine farklı anlamlar yüklenebilecek telefon görüşmeleri dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
    Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
    C- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
    Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, 22/01/2013 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    1- Sanığın 22/01/2013 tarihli eylemi nedeniyle “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu sabit ise de; zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, 17.11.2012 tarihli diğer sanık ...'ın uyuşturucuyu maddeyi alıcı Halil'e verdiğinin kabul edildiği olayda, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna iştirak ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, bu nedenle tek olan eyleminin bir suç oluşturduğu ve zincirleme suçun söz konusu olmadığı gözetilmeden; sanık hakkında TCK'nın 43. maddesi uygulanarak artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
    2- TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler göz önüne alınarak, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA,
    D- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
    Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    1- UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede sanığın; ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.2013 tarih, 2013/204 esas ve 2014/135 karar sayılı dosyasında, suç tarihi 24.04.2013 ve iddianame tarihi 07.06.2013 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle, yargılamasının yapılarak cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın Dairemizin 07/06/2021 tarih, 2017/6251 esas ve 2021/7060 karar sayısı ile onanarak kesinleştiği, temyize konu dosyada ise sanık hakkında 26.02.2013 tarihli eylemi nedeniyle 17.07.2013 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine
    göre hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla, belirtilen dosyanın aslı veya onaylı örneği de bu dosya içine konularak her iki dosyadaki tüm deliller birlikte incelenip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması", aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
    2- TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
    E- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
    Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 05.03.2013, 13.03.2013 ve 17.03.2013 tarihli eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenlerin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    1- 22.05.2013 tarihinde sanığın üzerinden 3 adet hap ele geçirildiği, ön ekspertiz raporunda test kiti ile yapılan test neticesinde maddenin metamfetamin, amfetamin ve kokain içerdiği belirtmiş ise de; ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 03.10.2013 tarihli ekspertiz raporunda maddenin " methylone" etken maddesini içerdiğinin belirtildiği, ayrıca hükümde sanığın sorumlu tutulduğu 22.05.2013 tarihli eylemin gerekçe kısmında sübutuna ilişkin kabulün bulunmadığı, bu eylem yönünden gerekçesiz olarak hüküm kurulan sanık hakkında TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
    2- TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
    26.09.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi