Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/2347
Karar No: 2019/5745
Karar Tarihi: 06.05.2019

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2019/2347 Esas 2019/5745 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, davalıya 2010 yılında 78.000 TL borç para verdiğini ancak borcun ödenmediğini ve davacının alacağı için dava açtığını belirtmiş, davalı ise reddi hakim talebinde bulunmuştur. Mahkeme davanın kısmen kabulüne karar vermiş ve bu karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacının delil olarak dayandığı senet üzerinde davalının imzasını inkar etmesi üzerine bilirkişi incelemesi yapılmış ve imzaların davalıya ait olduğu kanaati oluşmuştur. Ancak alınan raporlar arasında çelişki bulunduğu için mahkemece daha kesin bir bilirkişi raporu alınması ve suç duyurusu dosyasıyla birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gereklidir. Kanun maddeleri ise TTK'nın 749. maddesi ve HUMK'nun 440/I maddesidir.
13. Hukuk Dairesi         2019/2347 E.  ,  2019/5745 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    K A R A R
    Davacı, davalıya 2010 senesinde 78.000,00 TL borç para verdiğini, davalının da buna mukabil olarak davacıya, 78.000,00 TL değerinde 20/07/2010 düzenleme tarihli ve 30/07/2010 vade tarihli bonoyu imzalayarak verdiğini ancak davalının borcunu ödemediğini, davacının da oğlu ile davalı arasındaki ilişki sebebiyle alacağını o dönemde talep etmediğini ve bononun TTK"nın 749.maddesi uyarınca kambiyo niteliğini yitirdiğini bu sebeple davacının alacak davasını ikame etme zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek; davalının davacıya borcu olan 78.000,00 TL"nin vade tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini istemiştir.
    Davalı, davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için davacının delil olarak dayandığı senet üzerinde davalının imzasını inkar etmesi üzerine bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi"nin 27.02.2015 tarihli 1.bilirkişi raporunda, nceleme konusu senette borçlu imzası etrafında kare tarzında yapışkan bakiyeleri olduğu, imzanın sol alt köşesinde kopma olduğunun görüldüğü ve istem doğrultusunda imza yönünden yapılan incelemede; imzanın davalının eli ürünü olduğu belirtilmiş olup dosyada bulunan ulusal kriminal büronun 27.10.2015 tarihli 2.bilirkişi raporunda, "senet üzerindeki imzanın kuvvetle muhtemel davalının eli ürünü olduğu, inceleme konusu senet üzerinde bulunan kuşkulu imzanın etrafında koyu renkli bir şerit bulunduğu, bu şeridin dikdörtgen formda olduğu, imzaYı sağ,sol,alt ve üstten çerçevelediği, bu durumda aslı senet olan belgenin, çerçeve-pencere açma metodu ile başka bir belge imiş gibi gösterilerek, şahsa imzalattırılmış olabileceği, somut bulgulardan ve fulaj izinden yola çıkıldığında, normal A4 kağıt ebadından daha geniş olan senet belgesinin, senet olduğunun anlaşılmaması adına ikiye yada dörde katlanıp üzerine, şahsın imzalamaya kolaylıkla razı olacağı türden (teslim formu teslimat evrakı vb) başka bir belge koyup, konulan bu belgenin alttaki senette imzalanması gereken kısma denk gelecek şekilde yaklaşık 4cmx3cm ebatlı olarak kesilerek, kesilen kısma imza attırılmış olabileceği hakkında çok kuvvetle muhtemel kanaat oluştuğu" bildirilmiştir.
    Mahkemece, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre imzaların davalıya ait olduğu kanaati oluştuğu belirtilerek hüküm kurulmuştur. Görüldüğü üzere, yargılama sırasında alınan raporlar arasında değerlendirmeler ve varılan sonuçlar açısından çelişki bulunmaktadır. İçeriği özetlenen raporlar, görüntü teknikleri ile desteklenmiş olmadığı gibi, bu hali ile hüküm kurmaya elverişli nitelikte ve netlikte de değillerdir.
    O halde, mahkemece; tereddütlerin aşılması yönünden, yöntemince bilirkişi incelemesi yaptırılarak, Yargıtay denetimine ve hüküm kurmaya elverişli nitelik ve netlikte, kesin kanaat içeren bilirkişi raporu alınarak ve davalının suç duyurusunda bulunmuş olduğu ... C. Başsavcılığı nın 2014/146877 soruşturma numaralı dosyası ile bu dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz rapora dayalı olarak ve eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
    2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda 1 no"lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 no"lu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi