23. Hukuk Dairesi 2017/1896 E. , 2020/2365 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekilleri Avukat... ve ... ..."nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında 18.07.2007 tarihinde 36 ay süreli yapı denetim hizmet sözleşmesi düzenlendiğini, yapı izin belgesinin alındığını, davalı tarafın 25.12.2009 tarihinde sözleşmeye konu taşınmazı üçüncü bir kişiye devrederek haksız bir şekilde sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin yürürlükte kaldığı 29 aylık dönemde müvekkilinin üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini, davalının, %10’luk hak ediş bedeli ile bir dönem inşaatın durdurulması nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararların telafisini amaçlayan 16.04.2008 tarihli protokol kapsamında müvekkiline 322.000,00 TL ödeme yaptığını, işin %90’lık kısmının karşılığı olan 3.466.130,12 TL tutarındaki hak ediş bedelini ödemediğini, yapılan ödeme ve müvekkilinin yapmaktan kurtulduğu masrafların mahsup edilmesi halinde, müvekkilinin davalıdan 3.096.568,51 TL alacağı kaldığını, temerrüt tarihinden itibaren işlemiş 77.541,46 TL faizi ile birlikte toplam 3.174.109,97 TL tutarındaki alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca, davacının kanunen yerine getirilmesi gereken edimleri yaptığını, bu nedenle zarara uğradığını ileri sürmesinin sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, davacının personel istihdam etmesinin yönetmeliğe göre zorunlu olduğunu, ayrıca sözleşmenin devamı süresince de davacının yeni bir iş almasının yine yönetmeliğin 11. maddesi uyarınca yasaklandığını, müvekkilinin taşınmazı inşaat tamamlanmadan üçüncü şahsa devredip bu hususu 25.12.2009 tarihinde davacıya bildirdiğini ve yönetmeliğin 24. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılmasını istediğini, davacının da ilgili idareye bildirim yapıp sözleşmenin feshini kabul ettiğini, davacının müvekkilinden talep edebileceği bir hak ediş alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yapı denetim hizmet sözleşmesinden sonra, taraflar arasında düzenlenen 16.04.2008 tarihli protokolde, protokolün davalı işveren tarafından her zaman feshedilebileceği ve tasfiyenin nasıl yapılacağının düzenlendiği, anılan
protokol kapsamında davacının yaptığı masrafların ve uğradığı kar kaybının ödendiği, davalının da bunun karşılığında alacak ve tazminat haklarından feragat ettiği, taraflar arasındaki borç ilişkisinin bu şekilde tasfiye edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.