
Esas No: 2017/376
Karar No: 2020/2359
Karar Tarihi: 30.06.2020
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2017/376 Esas 2020/2359 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kayıt kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak, davalı müflis şirketten toplam 1.863.669,49 TL alacağı bulunduğunu, bu alacağa ilişkin olarak yaptıkları kayıt kabul başvurusunun, iflas idaresince haksız olarak reddedildiğini ileri sürerek, alacağın iflas masasına kayıt ve kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı iflas idaresi, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında iflas tarihinden önce yoğun bir ticari ilişki bulunduğu, davacının davalıya tekstil ürünleri sattığı, davacı faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı bulunduğu, bu kapsamda davacının toplam alacağının 1.863.699,49 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile anılan meblağın iflas masasına davacı alacağı olarak kayıt ve kabulüne, maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili temyiz etmiştir.
Kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın tahsiline yönelik olmadığından, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu nedenlerle, bu davalarda maktu karar ve ilam harcı alınması ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olmuştur.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 30.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.