12. Ceza Dairesi 2016/136 E. , 2016/10948 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme, göçmen kaçakçılığı
Hüküm : Taksirle öldürme suçundan; TCK"nın 85/2, 22/3, 62/1, 63. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Göçmen kaçakçılığı suçundan: TCK"nın 79/1-b, 62/1, 52/2-4, 53/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme ve göçmen kaçakçılığı suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafıinin duruşmalı inceleme işleminin, her bir suç için hükmedilen hapis cezasının süresinin on yıldan az olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 318 ve 5271 sayılı CMK"nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede:
Göçmen kaçakçılığı suçunda korunan hukuki yarar Uluslararası toplum düzeninin yanı sıra kaçak göçmenlerin yararlarını da dikkate almak ve suçun konusu olarak kabul etmek uygun bir çözüm olabilir. Esasen suçun mağduru, ceza hükmünün koruduğu hak ve yararın maliki veya bunlar üzerinde tasarruf yetkisi olan kişi olarak kabul edildiğinde, bu suçla korunan birden fazla hukuki menfaat arasında göçmenlere ait bir takım yararların da bulunmakta olması nedeniyle, bu kişilerin de suçun mağduru olarak görülmeleri bakımından bir engel bulunmamaktadır. TCK"nın 79. maddesinin gerekçesinde de; “Bu suçta asıl mağdurların, çaresizlik ve yoksulluk nedeniyle kendilerine bir ekmek kapısı açmak için çırpınan insanlar” olduğuna dair bir tespite yer verilmiştir. Son olarak 2010 yılında 6008 sayılı Kanun"la TCK"nın 79. maddesinde yapılan değişiklikler ile kanun koyucunun iradesinin de göçmenlerin suçunun mağduru olduğu yönündeki görüş doğrultusunda madde hükmüne yansıdığı görülmektedir. Özellikle maddenin ikinci fıkrasında: “Suçun, mağdurların; a) Hayatı bakımından bir tehlike oluşturması, b) Onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar arttırılır” denilmek suretiyle göçmenlere mağdur sıfatı tanınmıştır. TCK"nın 43/3. maddesinde sayılan suçlar arasında yer almayan göçmen kaçaklığı, zincirleme suç şeklinde işlenmesi mümkün suçlar arasındadır. Birden fazla göçmeni tek bir araçla yurt dışına çıkartma eyleminde de göçmenlerin suçun mağduru olarak kabulü ile TCK"nın 43/2. maddesinde belirtilen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. (Bayraktar Köksal /Kurt Gülşah, Özel Ceza Hukuku, c. I, Uluslararası Suçlar, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, 2016)
TCK"nın 79. maddesinde yapılan değişiklik kapsamında ikinci fıkranın "a" bendinde suçun mağdurlarının hayatı bakımından bir tehlike oluşturması halinde verilecek cezanın yarısından üçte ikisine kadar arttırılacağı düzenlenmiş olup, göçmen kaçakçılığı suçunun işlenmesi sırasında mağdurların yani göçmenlerin hayati tehlike geçirip geçirmemelerine göre tayin olunacak netice ceza da değişmektedir.
Bu açıklamalar ışığında, sanıkla bağlantılı bulunan Dairemizin 2016/7331 esas sayılı dosyasında belirtildiği üzere, 16 göçmeni gece vakti deniz yoluyla yurtdışına çıkartırken idaresindeki fiber botun kıyıdan hareketinden 10-15 dakika sonra su alarak aniden batması neticesi iki göçmenin boğularak ölümü, diğer göçmenlerin de uzun süre yüzerek sağ kurtulmaları şeklinde gerçekleşen olayda, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın üst sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, asli kusurlu eylemi neticesi 2 kişinin ölümüne 14 kişinin de hayati tehlike geçirmesine sebebiyet veren sanık hakkında temel ceza belirlenirken, asgari hadden daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerektiği halde teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında az ceza tayini, ayrıca sanığın eyleminin göçmenlerin hayatı bakımından tehlike oluşturduğunun ve atılı suçun birden fazla mağdura (göçmene) karşı tek bir fiil ile gerçekleştirdiğinin sabit olması karşısında tayin olunan temel cezada TCK"nın 79/2-a ve 43/2. maddeleri gereğince arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından; Anayasa Mahkemesinin, TCK"nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete"de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceğinden bu hususlar bozma konusu yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin eksik incelemeye, bilinçli taksire, mahkumiyete yeter nitelikte delil bulunmadığına ve ceza miktarına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin eleştirilen hususlar dışında isteme uygun olarak ONANMASINA, 28.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.