12. Ceza Dairesi 2016/3939 E. , 2016/10946 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : CMK"nın 223/2-a maddesi gereğince beraat
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; mahalli Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, idaresindeki otomobil ile, meskun mahal dışında, çift yönlü yolda, olaydan yaklaşık bir saat 15 dakika sonra yapılan ölçüme göre 1,12 promil alkollü halde seyir halindeyken, yolun virajlı bölümünden geçtiği sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek seyir yönüne göre sağ taraftan yol dışında çıkması ile sonuçlanan olayda, aynı araçta bulunan ve aşamalarda kendisinden şikayetçi olmayan iki arkadaşının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmaları nedeniyle hakkında bilinçli taksirle yaralama suçundan açılan davanın yapılan yargılaması neticesi, mahkemece mağdurların şikayetçi olmamaları nedeniyle taksirle yaralama suçu yönünden düşme kararı verildiği, sanığın alkollün etkisiyle araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanması eyleminin de trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu kapsamında değerlendirilerek iddianame içeriğinde anlatılan bu suç yönünden ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, yapılan itiraz üzerine merciince itirazın kabulüyle kararın kaldırılmasının ardından mahal mahkemesince olayda somut zarar meydana gelmesi nedeniyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun oluşmayacağından bahisle sanığın bu suç yönünden beraatine karar verildiği olayda,
TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” araç kullanamayacak kişinin, bu halde araç kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde araç kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin, bilimsel olarak kabulü gerektiği, dosya kapsamında sanığın tek bir eylemi ile taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarının oluştuğu, taksirle yaralama suçunun zarar suçu, TCK"nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun ise tehlike suçu olduğu, her iki suçun birlikte işlendiği hallerde sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken suçlar için Kanun"da öngörülen cezaların ağırlığı değil, zarar-tehlike suçu kriterinin esas alınması gerektiği buna göre; sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olması halinde sadece taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, şayet taksirle yaralama suçu uzlaşma ile ortadan kalkar ise yine trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi veya şikayetten vazgeçme nedeniyle taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmaması halinde ise TCK."nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasının gerektiği, bu açıklamalar ışığında somut olayda yaklaşık bir saat onbeş dakika sonra yapılan ölçüme göre 1,12 promil alkollü halde araç kullanırken tam kusurlu şekilde iki kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına sebebiyet veren sanık yönünden yaralanmaların niteliğine göre taksirle yaralama suçunun takibinin bilinçli taksir halinde dahi TCK"nın 89/5. maddesi uyarınca şikayete bağlı olduğu, mağdurların da şikayetçi olmamaları nedeniyle taksirle yaralama suçundan sanığın cezalandırılmasının mümkün olmaması karşısında, belli seviyenin üstünde alkollü olduğu tespit edilen sanığın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve dolayısıyla trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği halde, beraatine karar verilmesi,
İsabetsiz olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.