12. Ceza Dairesi 2015/11872 E. , 2016/10923 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Katılanlar : 1-..., 2-...
Suç : Taksirle öldürme, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, Genel
güvenliği tehlikeye sokma
Hüküm : Taksirle öldürme suçu nedeniyle; TCK" nın 85/1, 22/3, 63.
maddeleri uyarınca mahkumiyet
6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu nedeniyle; 6136 sayılı Yasanın
13/1, TCK"nın 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu nedeniyle;
Beraat
Taksirle öldürme ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii ve katılanlar vekili, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm ise mahalli Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1) Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu nedeniyle verilen mahkumiyet hükmünün temyizen incelenmesinde:
Katılanların ve vekilinin 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan açılan davaya katılma ve bu suçtan kurulan hükmü temyiz etme yetkileri bulunmadığından, katılanlar vekilinin bu suçlara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin tanık beyanlarına göre mahkumiyet hükmü kurulduğuna, teşdide ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2 ) Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu nedeniyle verilen beraat hükmünün temyizen incelenmesinde:
Katılanların ve vekilinin genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan açılan davaya katılma ve bu suçtan kurulan hükmü temyiz etme yetkileri bulunmadığından, katılanlar vekilinin bu suçlara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, mahalli Cumhuriyet savcısının sübuta ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
3) Sanık hakkında taksirle öldürme suçu nedeniyle kurulan hükmün temyizen incelenmesinde:
Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanık ile ölen ... kuzen olup, olay günü yanlarına alkollü içki alarak sanığa ait araçla, ... Köyü ... Mevkiine gittikleri, burada alkol aldıkları, aracın içinde iken sanığın yanında getirdiği ruhsatsız silahla önce sanığın sonra ölenin, dışarıya doğru ateş ettikleri, ölenin ateş ederken tabancayı camdan dışarıya düşürdüğü, dışarı çıkarak sanığın tabancanın kendisini, ölenin de tabancadan ayrılan şarjörü bularak aldıkları, tekrar araca bindiklerinde ölenin sürücü koltuğunda sanığın da ölenin sağ tarafındaki ön koltukta oturmakta iken, elinde tabanca bulunan sanığın kurcaladığı tabancadan çıkan merminin, bitişik atış mesafesi dışından ölenin sağ bacağının sağ arka tarafından girerek femur kırığı ile birlikte büyük damar yaralanmasına bağlı dış kanama ve gelişen komplikasyonlar sonucu ölüme neden olduğu olayda, sanık hakkında 2 yıl ile 6 yıl arasında hapis cezası tayin ve takdir etmek durumunda olan yerel mahkemece, 3 yıl olarak belirlenen temel hapis cezasının TCK"nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı, adalet ve hakkaniyete uygun olduğu, bilinçli taksir nedeniyle yapılan arttırım oranının ise dosya kapsamına ve oluşa uygun olduğu anlaşıldığından; tebliğnamedeki bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, ölümün sanığın eylemi ile meydana gelmediğinden beraat kararı verilmesi gerektiğine, teşdide ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ilişkin, katılan vekilinin ise bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 28.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.