Abaküs Yazılım
9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/4895
Karar No: 2021/10421
Karar Tarihi: 17.06.2021

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2021/4895 Esas 2021/10421 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davalı şirkette çalışanların ilave tediye ücreti alıp alamayacağı konusunda bir dava görülmüş ve ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, bölge adliye mahkemesi ise istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Bunun üzerine davalı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuş, ancak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu başvuruyu da reddetmiştir. Mahkeme, il özel idareleri tarafından kurulan şirketlerin, \"sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait olan şirket\" olarak değerlendirilemeyeceğine ve bu sebeple davacıların ilave tediye ücreti alamayacaklarına karar vermiştir. Kanunlar arasında yer alan 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkındaki Kanun'un maddeleri de kararda detaylı bir şekilde açıklanmıştır.
9. Hukuk Dairesi         2021/4895 E.  ,  2021/10421 K.

    "İçtihat Metni"

    BÖLGE ADLİYE
    MAHKEMESİ : ... 9. Hukuk Dairesi
    DAVA TÜRÜ : TESPİT

    İLK DERECE
    MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacıların İsteminin Özeti:
    Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yüklenici şirketler tarafından çalıştırılanların kamu kurum ve kuruluşlarının sürekli işçi kadrolarında ve mahalli idarelerin şirketlerinde işçi olarak istihdamının öngörüldüğünü, Türkiye Yol, Yapı ve İnşaat İşçileri Sendikası üyesi olan davacıların, hisselerinin tamamı ... İl Özel İdaresine ait olan ... Kaplıcaları İşletmesi A.Ş."de istihdam edildiklerini, il özel idarelerinin illerde valilerin sorumluluğunda devleti temsil ettiği için devletin bir parçası olduğunu, sermayenin yarısından fazlası devlete ait olan davacıların çalıştığı şirkette, 6772 sayılı Kanun gereği ilave tediye öngörüldüğü halde ödenmediğini, bu nedenle davacıların ilave tediye hak kazandıklarının tespitini talep etme zorunluluğunun doğduğunu iddia ederek, davacıların davalı şirkette istihdam edilmeye başladıkları tarihten itibaren ilave tediye ücretine hak kazandıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, şirketin Kanunda geçen “sermayesinin yarısından fazlası devlete ait olan şirket” ifadesinin kapsamına girmediğini, Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde ticaret siciline kayıtlı bir özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, şirketin hisselerinin bir kısmının il özel idaresine ait olmasının özel hukuk tüzel kişiliğini ortadan kaldırmadığını, bu nedenle şirketin ilave tediye ödemekle yükümlü olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
    İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    İstinaf Başvurusu:
    İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
    Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Temyiz:
    Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
    Gerekçe:
    Taraflar arasında Kütahya İl Özel İdaresi’nin yarısından fazlasına sahip olduğu davalı şirketin personellerinin, ilave tediye ücretine hak kazanıp kazanamayacağı uyuşmazlık konusudur.
    İlave tediye alacağının kapsamı, yararlanacaklar, yararlanma şartları, miktarı ve ödeme zamanı 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkındaki Kanun ile düzenlenmiştir. Kanun’un 1. maddesinde, “Umumi, mülhak ve hususi bütçeli dairelerle mütedavil sermayeli müesseseler, sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait olan şirket ve kurumlarla belediyeler ve bunlara bağlı teşekküller, 3460 ve 3659 sayılı kanunların şümulüne giren İktisadi Devlet Teşekkülleri ve diğer bilcümle kurum, banka, ortaklık ve müesseselerinde müstahdem olanlardan İş Kanununun şümulüne giren veya girmiyen yerlerde çalışmakta olan ve İş Kanununun muaddel birinci maddesindeki tarife göre işçi vasfında olan kimselere” ilave tediye ödemesi yapılacağı belirtilmiştir.
    5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununda, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idarelerden oluşan genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ekli cetvellerde sayılmıştır. Bu sayıma göre belirtilen kurumlarda çalışanların kanun kapsamında olduğunun kabulü gerekmekle somut uyuşmazlıkta davacılar Kütahya İl Özel İdaresi’nin %64,33’üne sahip olduğu davalı şirketin çalışanları olup, dava dilekçesinde söz konusu şirketin “sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait olan şirket” olduğundan bahisle davacılara ilave tediye ödenmesi gerektiği iddia edilmektedir.
    Bu durumda, davalı şirketin “sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait olan şirket” özelliği gösterip göstermediğini değerlendirmek için “Devlet” ve “mahalli idare” kavramları incelenmelidir.
    Anayasanın idareye ilişkin çeşitli düzenlemelerinde (örneğin, m. 29/4, m. 82/1, m. 128/1) “Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri” ifadesi kullanılmaktadır. Bu ifadeden devletin kamu tüzel kişiliğine sahip olduğu anlaşılmaktadır.
    Bütün vatandaşlardan oluşmuş bir kişi topluluğu olan Devlet, hukukumuzda “merkezi idare” veya “genel idare” şeklinde de isimlendirilmektedir.
    Devlet (merkezi idare, genel idare) tek bir kamu tüzel kişiliğidir. Devletin yasama, yürütme ve yargı organları ayrı tüzel kişiliğe sahip olmayıp devlet tüzel kişiliğini oluşturan birimlerdir. Bu açıklamaya göre Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanlığı, Yüksek Mahkemeler, Bakanlıklar gibi merciler kendi görev alanları itibariyle Devlet tüzel kişiliği adına işlem ve eylem yapar.
    Devlet dışındaki bazı kamu tüzel kişilerinin de bu niteliği Anayasada doğrudan ifade edilmiştir. Devlet gibi bir kişi topluluğu olan ve Anayasanın 127. maddesinin 1. fıkrasında “il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişileri” şeklinde tanımlanan mahalli idareler bu kamu tüzel kişilerine örnek olarak gösterilebilir. Bu tanıma göre il özel idareleri, belediyeler ve köyler olmak üzere üç tür mahalli idare bulunmakla, her mahalli idare ayrı tüzel kişiliğe sahiptir.
    Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda; bir tür mahalli idare olan ve Devlet tüzel kişiliğini temsil etmeyip ayrı bir tüzel kişiliği bulunan il özel idareleri tarafından kurulan şirketler, “sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait olan şirket” olarak değerlendirilemez. Nitekim Dairemizce belediyelerin hissedarı olduğu özel hukuk hükümlerine tabi şirketler de 6772 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmemektedir (Örneğin, Dairemiz 09.11.2020 Tarih, 2017/18550 esas, 2020/15379 karar sayılı ilamı). Bu husus gözetilmeden, reddedilmesi gereken davanın kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ:Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin ise kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi