
Esas No: 2015/24103
Karar No: 2016/1693
Karar Tarihi: 21.01.2016
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2015/24103 Esas 2016/1693 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından borçlular hakkında tüketici kredisi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, borçlulara gönderilen örnek 7 numaralı ödeme emrinin bila tebliğ iade edildiği, borçlular vekilinin icra müdürlüğüne başvurarak borca, faize ve fer"ilere itiraz ettiği, icra müdürlüğünce itiraz üzerine 5411 Sayılı Bankacılık Kanununun 138. maddesine göre satışa kadar takip işlemlerinin devamına karar verildiği görülmektedir.
Borçlular vekili, icra mahkemesine başvurusunda, takip konusu alacağın, borçluların murisi...."ın, Pamukbank"tan 26.06.1997 tarihinde çektiği tüketici kredisinden kaynaklandığını, yaptıkları itiraza rağmen icra müdürlüğünce 5411 Sayılı Kanun"un 138/4. maddesi gereğince itirazın takip işlemlerini durdurmayacağına karar verildiğini, ...."ın 26.11.1997 tarihinde vefat ettiğini, ölü kişi hakkında ihtarname gönderilemeyeceği gibi, adı geçenin ölümünden sonra hesap kat ihtarnamesinin 16.01.1998 tarihinde tebliğ edilmesinin geçerliliğinin bulunmadığını, ölü kişi aleyhine ihtarname keşide edilerek alacak muaccel hale getirilemeyeceğinden takip konusu alacağın muaccel olmadığını ve 26.12.2003 tarihinden önce kat"edilen krediler için 5411 Sayılı Kanun"un 138/4. maddesinin uygulanabileceğini ileri sürerek icra müdürlüğünün şikayete konu kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, hesap kat ihtarı, İrfan"ın ölümünden sonra keşide edildiğinden borçlunun usulüne uygun temerrüde düşürüldüğünden bahsedilemeyeceği ve İİK"nun 68/b maddesi uyarınca takip şartı sayılan muacceliyet koşulunun gerçekleşmediği ve bu hususun re"sen nazara alınması gerektiğinden bahisle şikayetin kabulü ile 10.04.2014 tarihli müdürlük kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Takip tarihi itibarı ile muaccel bir alacak bulunmadığı iddiası borca itiraz niteliğinde olup, İİK"nun 62. maddesi uyarınca borçlunun bu konudaki itirazını icra müdürlüğüne bildirmesi zorunludur. Somut olayda icra takibine süresinde itiraz edilmiştir. Bu aşamadan sonra muaccel bir alacak olup olmadığı ve temerrüt olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği hususu, ancak itirazın iptaline veya itirazın kaldırılmasına ilişkin olarak açılan bir davada ilgili mahkemece tartışılıp incelenebilir.
O halde mahkemece, borçluların 5411 Sayılı Kanun"un 138/4. maddesinin uyuşmazlık konusu takipte uygulanamayacağına yönelik şikayetlerinin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK"nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.01.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
L.B.