17. Hukuk Dairesi 2009/5971 E. , 2010/991 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı sigorta vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının kasko sigortacısı olduğu aracın tek taraflı trafik kazası sonucunda hasarlandığını, davalıya ihbar yapıldığını,davalının bilgisi dahilinde aracın onarımının yaptırıldığını ve tamir bedelinin müvekkili tarafından ödenmesine rağmen davalının hasar bedelini ödemediğini ileri sürerek, davalı aleyhine toplam 2.132,71TL üzerinden yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline,takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta vekili, 10.5.2006 tarihinde ödenmesi gereken poliçe peşinatının süresinde ödenmediğini, müvekkilinin sorumluluğunun doğmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulü ile davalının ...İcra Müdürlüğünün 2007/2319 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 1.910,00TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, asıl alacak miktarı üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı sigorta vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle, sigorta hukukunda kural olarak, sigortacının sorumluluğunun başlayabilmesi için TTK"nun 1282 ve 1295 maddeleri hükmünce, kazadan önce primin tamamının veya ilk taksidin ödenmiş olması zorunludur. Ancak; prim peşinatının rizikodan önce yatırılmaması nedeniyle, sigortacının sorumluluğunun TTK.’nun 1295/3. maddesi uyarınca, başlamadığı hallerde, sigortacının olaydan ve ihbardan, diğer anlatımla, rizikoyu öğrendikten sonra primleri tahsil etmesi, sonrasında geri vermemesi ve bir ihtarla da sözleşmeyi feshetmemesi hallerinde, sigortacının sözleşmeyi ayakta tutması karşısında, tahsil öncesi gerçekleşen rizikodan sorumludur.
Somut olayda; 10.5.2006 tarihinde ödenmesi gereken 154,98TL miktarındaki prim peşinatı davacı tarafça ibraz edilen tarihsiz mahbuzla ödenmiş olup,bu ödemenin rizikodan sonra yapıldığı davalı sigortaca iddia edilmiş ise de,bu yön davalı tarafça ispat edilemediği gibi, diğer prim taksitleri de davalı sigortaca kredi kartından tahsil edilerek sigorta sözleşmesinin ayakta tutulmuş bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigortası sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Kasko sigortası, gerçek zararı karşılamaya yönelik bir sigorta türü olup, zararın belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden, ortada likit bir alacak söz konusu değildir. Bu durumda mahkemece, İİK 67.maddesindeki koşullar oluşmadığından icra inkar tazminatın reddine karar vermek gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru değil, bozmayı gerektirmiş ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hüküm fıkrasının HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (2) nolu bendinin
tümüyle hükümden çıkartılmasına yerine "icra inkar tazminatı talebinin reddine" tümcesinin yazılmasına ve hükmün davalı taraf yararına düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 83,45TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 11.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.