Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/8552
Karar No: 2019/5718
Karar Tarihi: 06.05.2019

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2017/8552 Esas 2019/5718 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2017/8552 E.  ,  2019/5718 K.

    "İçtihat Metni"

    ... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... ... aralarındaki dava hakkında ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 07/05/2014 tarih ve 2012/404-2014/313 sayılı hükmün Dairemizin 31/05/2017 tarih ve 2017/1626-2017/6705 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

    K A R A R

    Davacı, davalının bazı hukuki ihtilafları olduğunu, ancak parası olmadığını, avukatlık ücretini şimdi veremeyeceğini, daha sonra ödeyeceğini belirtmesi üzerine, taraflar arasında düzenlenen el yazılı ücret sözleşmesi gereğince davalıya dava ve takip dosyaları için hukuki yardımda bulunduğunu, hukuk ve ceza davaları ile icra takipleri ve icra davalarının tarafından takip edildiğini ve hepsinin davalı lehine sonuçlandığını, sadece ... 11. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2009/961 Esas sayılı ceza davasında davalının dolandırıcılıktan mahkum olduğunu, ancak kararın temyiz edildiğini, diğer davanın ise tasarrufun iptali davası olarak ... 13.Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2007/424 Esas sayılı davası olduğunu ve lehe karar verilen bu dosyanın karşı tarafça temyiz edildiğini, diğer bütün davaların ise sonuçlandığını ve kesinleştiğini, davalıya yapılan bütün hukuki yardımlar yanında açılan bu dosyalarla ilgili olarak tüm masraf ve harçların da tarafından karşılandığını, davalının istenmesine rağmen hiçbir ödeme yapmadığını, borçlarını ödememek için dosyalarla ilgili bilgi ve belgeleri istediğini ve davalardan çekilmesini talep ettiğini, bunu başaramayınca tehdit ve hakaretlerde ve fiili saldırıda bulunduğunu, daha sonra da gerçek dışı ifade ve ithamlarla noterden çektiği 15/06/2012 tarihli ihtarname ile kendisini vekalet görevinden azlettiğini, dava ve takipler için masraf dahi veremeyeceğini sözleşmelerde ve görüşme tutanaklarında el yazısı ve imzasıyla beyan eden davalının teminat vermesinin mümkün olmadığını beyan ederek ek listede gösterilen dava ve takip dosyalarıyla ilgili masraf ve vekalet ücreti alacaklarının sözleşmelerdeki oranlar ve dava ya da takibin açıldığı yıldaki ... Barosu Ücret Tarifesine göre ve karşı tarafın ödemesi gereken ücreti vekaletlerin kademeli faiziyle ayrı ayrı tahakkuk ettikleri tarihten itibaren hesaplanarak, fazlaya ilişkin haklarını da saklı tutarak toplam 70.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
    Davalı, davacının belirttiğinin aksine davalarını usulüne uygun şekilde takip etmediğini, açılmaması gereken davaları açtığını, açtığı davalar için onayını almadığını, 13.Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 2011/289 Esas sayılı dosyası ile faal olmayan şirket için iflas davası açtığını, davayı takip etmediğini ve alacaklarının tahsiline imkan bırakmadığını, kendisinin onayı olmadan ve bilgi vermeden iflas yolunu seçtiğini, bu hareketiyle de genel haciz yolunu kapattığını, bu nedenle borçluların gayrimenkullerinin satılamadığını ve paraya çevrilemediğini, davacının tasarrufun iptali davası açtığını ve kazandığını ancak kararın infaz sürecinde hataya düştüğünü, kararın kesinleşmesi ve malların eski malikleri adına tescilinden sonra infaza başlanması gerekirken, ilamı kesinleşmeden takibe koyduğunu ve borçluların itirazı üzerine takibin iptal edildiğini, kaldı ki tasarrufun iptali davasında kararın tebliğe çıkarılmasını talep etmediğini, kendisinin 1 yıl sonra kararı tebliğe çıkarttığını ve sonrasında karşı tarafça kararın temyiz edildiğini, davacının 10.Sulh Hukuk Mahkemesi 2008/220 Esas sayılı dosyasında kira sözleşmesi aslını 21.4.2011 tarihinde aldığını ancak kendisine iade etmediği gibi bu hususta bilgi de vermediğini, davacının 7.İcra Ceza Mahkemesi 2007/1716 Esas ve 11.Asliye Ceza Mahkemesi 2009/961 Esas sayılı dosyalarından haklı gerekçe göstermeden çekildiğini bu nedenle bu dosyalardan ücret talep edemeyeceğini, davacıyı azilde haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, açılan davanın kabulü ile 70.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren hesap edilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş ; hükmün davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 31.05.2017 tarih 2017/1626 Esas 2017/6705 Karar sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, bu kez davalı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
    Dava, vekalet ücretlerinin tahsili istemine ilişkin olarak açılmış alacak davasıdır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda davacının haksız olarak azledildiği belirtilmiş ve davacı tarafça dosyaya sunulan 09.06.2006 tarihli ""beyanımdır"" başlıklı belge ile 21.02.2015 tarihli ""ücret sözleşmesidir"" başlıklı belge gereği vekalet ücreti kararlaştırılmış dosyalar için bu sözleşmelerdeki oranlar, vekalet ücreti kararlaştırılmamış dosyalar içinse Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenmiş olan vekalet ücretleri dikkate alınarak davacının hak kazandığı vekalet ücreti miktarı belirlenmiştir. Davalı taraf 09.05.2005 tarihli ""beyanımdır"" başlıklı belgede belirlenmiş vekalet ücreti oranı %1 iken davacı tarafça bunun tahrif edilerek %10 haline getirildiğini, keza 21.02.2015 tarihli ""ücret sözleşmesidir"" başlıklı belgede de ... 13.Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2007/424 Esas sayılı dosyası için belirlenen oran %5 iken davacı tarafça tahrif edilerek %15 haline getirildiğini ve davacının bilgisi olmaksızın ... 15.İcra Müdürlüğü"nün 2006/5324 Esas sayılı dosyasında 09.02.2010 tarihinde adına sahte talep açtığını savunmuştur. Karar düzeltme talebinde de bu savunmalarına ilişkin olarak davacı avukat hakkında tahrif etmiş olduğu belgeler sebebiyle ... 31.Ağır Ceza Mahkemesi"nin 2018/61 Esas sayılı dosyası ile görevi kötüye kullanma suçundan dava açıldığını, yine ... 15.İcra Müdürlüğü"nün 2006/5324 Esas sayılı dosyasında 09.02.2010 tarihinde adı soyadı ve imzası ile adına sahte talep açması sebebiyle ... 12.Ağır Ceza Mahkemesi"nin 2018/133 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını beyan etmiş ve buna ilişkin belgelerini de eklemiştir.
    Avukatın vekil olarak borçları Türk Borçlar Kanunu’nun 505. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 389) ve devamı maddelerinde gösterilmiş olup, vekil, adı geçen Kanun’nun 506. maddesine göre müvekkiline karşı vekaleti sadakat ve özenle ifa etmekte yükümlüdür. Vekil, sadakat borcu gereği olarak müvekkilinin yararına olacak davranışlarda bulunmak, ona zarar verecek davranışlardan kaçınmak zorunluluğundadır.
    “Özen borcu” ile ilgili Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesinde mevcut olan, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık ünvanının gerektirdiği saygı ve güvene yakışır bir şekilde hareket etmekle yükümlüdürler.” şeklindeki hüküm ise, avukatlık mesleğinin bir kamu hizmeti olması nedeniyle, Türk Borçlar Kanunu’nun 506. (Mülga Borçlar Kanununun 390.) maddesinde düzenlenen vekilin özen borcuna göre çok daha kapsamlı ve özel bir düzenlemedir.
    Buna göre avukat, üzerine aldığı işi özenle ve müvekkili yararına yürütüp sonuçlandırmakla görevli olduğu gibi, müvekkilinin kendisi hakkındaki güveninin sarsılmasına neden olacak tutum ve davranışlardan da titizlikle kaçınmak zorundadır. Aksi halde avukatına güveni kalmayan müvekkilin avukatını azletmesi halinde azlin haklı olduğunun kabulü gerekir. Gerçekten de avukat, görevini yerine getirirken gerekli özen ve dikkati göstermemiş, sadakatle vekaleti ifa etmemiş ise, müvekkilinin vekilini azli haklıdır.
    Avukatlık Kanununun, 174. maddesinde, “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.” hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir. Dairemizin kökleşmiş içtihatlarına göre haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir. Zira vekalet ilişkisi bir bütün olup azil, taraflar arasındaki tüm dava ve takiplere sirayet edeceğinden, azlin haklı olduğunun kabul edilmesi halinde, davacının azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşmeyen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edebilmesi mümkün değildir. Buna karşılık haksız azil halinde ise avukat, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahiptir.
    Bu durumda davacı avukat hakkında açılmış bulunan ... 12. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 2018/133 Esas ve ... 31.Ağır Ceza Mahkemesi"nin 2018/61 Esas sayılı dosyalarının içerikleri ve bu dosyalarda verilecek kararlar azlin haklılığı konusunda etkili olacağından, bu dosyaların incelenmesi ve dosyalarda verilecek kararın sonucuna göre azlin haklı olup olmadığının belirlenerek yukarıdaki açıklamalara göre davacının talep edebileceği vekalet ücretinin belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerektiğinden, davalının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 31.05.2017 tarih 2017/1626 Esas 2017/6705 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, hükmün yukarda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 31.05.2017 tarih 2017/1626 Esas 2017/6705 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 06/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi