7. Ceza Dairesi 2015/940 E. , 2017/4744 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM : Sanıklar ..., ..., ... hakkında beraat, diğer sanıklar hakkında hükümlülük, sanık ... hakkında HAGB
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanık ... müdafiinin sanık hakkında verilen Hagb kararına yönelik temyiz talebinin yapılan incelemesinde;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK.nun 5560 sayılı Kanun ile değişik 231/12. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraz yasa yolu mümkün olup kararın temyizi mümkün bulunmadığından, dilekçenin gereği mahallinde itiraz merciince değerlendirilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
II- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebinin yapılan incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere göre katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
III- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyizine göre yapılan incelemede;
Uyap aracılığıyla elektronik ortamda MERNİS"ten alınan nüfus kayıt örneğine göre sanık ..."nün hükümden sonra 28.04.2014 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/l. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
-2-
IV- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyizine göre yapılan incelemede;
Suç tarihi itibariyle sanığın adli sicil kaydında yalnızca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın bulunduğu gözetilmeksizin mahkemece sanığın sabıka kaydının CMK.nun 231. maddesinin uygulanmasına engel olduğu kabul edilmiş ise de, gerekçe olarak aynı zamanda ""ileride bir daha suç işlemekten çekineceğine dair mahkememizde olumlu bir kanaat oluşmaması"" gösterilmiş olması, sanık müdafiinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına muvafakat etmemesi ve zararın giderilmemiş olması nedenleriyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında dava konusu 3 araçta yaptırdığı motor ve renk değişikliği gibi yeniliklerin usulüne uygun olduğunu, ortada bir çenç işlemi bulunmadığını beyan ederek savunmasına esas olduğunu belirttiği belgeleri dosyaya ibraz etmesi karşısında sunulan belge içerikleri de nazara alınarak dava konusu araçlar üzerinde çenç işlemi yapılıp yapılmadığı konusunda uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve soruşturma ile karar verilmesi,
2- 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılarak lehe olan yasanın belirlenmesi sırasında suç tarihi itibariyle sanığın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kasıtlı suçtan mahkumiyet sayılamayacağı gözetilmeksizin mahkemece sanığın sabıka kaydının 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu yönüyle kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesi gereğince seçenek yaptırımlara çevrilmesine engel olduğu kabul edilerek dosya kapsamı ile örtüşmeyen gerekçe ile yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- 4926 sayılı Yasanın 34. maddesinin son fıkrasında yer alan "Bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir." düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin hükümden önce 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 Karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, ön ödeme önerisinin gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle açılan kamu davasının yargılaması sonucunda kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilerek, dava konusu eşya konusunda uzman bilirkişiye incelettirilip CİF değerinin belirlenmesi ve bu miktar üzerinden gümrük idaresine gümrüklenmiş değer hesaplattırıldıktan sonra sanığa yeniden ön-ödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Sanık hakkında tayin olunan tazmini nitelikteki adli para cezasının hesaplanması sırasında 267.612 TL yerine 267.613 TL"ye hükmolunması suretiyle fazla ceza tayini,
5- 4926 sayılı Yasa nedeniyle tayin edilen tazmini nitelikte adli para cezası uygulamasında, 5237 sayılı TCK.nun 52/4. maddesi uyarınca para cezasının taksitlendirilmesinin yapılamayacağının gözetilmemesi,
-2-
6- 01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Yasanın 5. maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı TCK.nun 50/6. madde ve fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip, 5275 sayılı Yasanın 106. maddesinin 4. ve 9., yine 18.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasanın 81. maddesi ile 3. ve 8. fıkralarındaki değişiklikler ve 10. fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olması göz önüne alındığında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğinin belirtilmesi,
7- Sanığın tazmini nitelikte adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği halde nisbi harca hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/l. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.