10. Hukuk Dairesi 2020/6357 E. , 2021/3222 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
...
Davacı, davalı işyerinde 13.09.2004 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak davanın kabulü ile “davacı ..."un aralarında organik bağ bulunan davalılar ... Cam Ayna Aliminyum Mobilya Otomotiv Turizm San ve Tic. Ltd. Şti ve ..."e ait ...,... adresinde 13/09/2004 tarihinde gerçekleşen kazanın iş kazası olduğunun tespitine,” şeklinde karar vermiştir.
Hükmün davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni geciktirici nedenlerle, uyulan bozma kararı kapsamına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı Kurum vekillerinin tüm, davalı işyeri vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Davaya konu olan ve tespiti istenen "iş kazası" mevzuatımızda 506 sayılı Kanunun 11-A ve 5510 sayılı Kanunun 13. maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, her iki kanunda da iş kazası tanımlanmamış, kazanın hangi hal ve durumlarda iş kazası sayılacağı yer ve zaman koşulları ile sınırlandırılarak belirlenmiştir.
Eldeki davaya konu olayın meydana geldiği tarih itibari ile davanın yasal dayanağı mülga 506 sayılı Kanunun 11/A maddesidir. Anılan maddeye göre eldeki davayla ilgili olarak iş kazası;
a-)Sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada,
b-) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla, hemen veya sonradan sigortalıyı bedence veya ruhça arızaya uğratan olaydır.
506 sayılı Kanunun 4.maddesinde "sigortalıları çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler" işveren olarak tanımlanmıştır. "Çalıştıran" olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen "işvereni" ifade etmektedir. Bu tür tespit davalarının sigortalıyı fiilen çalıştıran işverenlere yöneltilmesi gerekir.
Taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. Taraf ehliyeti, Medeni Hukuktaki medeni haklardan istifade (hak) ehliyetinin Medeni Usul hukukunda büründüğü şekildir. Kimlerin taraf ehliyetine sahip bulunduğu Medeni Kanuna göre belirlenir (TMK m.8 ve m.48). Buna göre, medeni haklardan istifade (hak) ehliyeti bulunan her gerçek (TMK m.8) ve tüzel (TMK m.48) kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.12.2007 tarih ve 2007/5-972 Esas, 2007/972 Karar sayılı ilamı) .
Davada sıfat dava şartlarından değildir, çünkü davada sıfat bir usul hukuku konusu değil, doğrudan doğruya maddi hukuk konusudur. Sıfat bir dava şartı olmamasına rağmen, davanın her aşamasında ileri sürülebilir veya mahkemece kendiliğinden (resen) göz önüne alınır. (Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi-Genişletilmiş 2. Baskı-Ankara 2013-Sayfa 557-558) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 04/11/1998 tarih ve 6/757 Esas 793 karar sayılı kararı da aynı yöndedir Buna göre, "Bir kişinin belli bir davada davalı sıfatına haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir defi de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde resen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur. "
Somut olayda, 13/09/2004 iş kazası tarihinden sonra davacı adına 25/10/2004-21/10/2006 tarihleri arasında davalı şirket işyerince bildirimde bulunulduğu, davalı şirketin de 08/07/2004 tarihinde kurulduğu, kazanın yaşandığı işyeri adresi ile Kurumda tescil kaydı olan davalı şirket işyerinin adresinin aynı olup şirketin faaliyetine bu adreste devam ettiği dikkate alındığında kaza olayının davalı şirket işyerinde geçtiğinin kabulü ile “davalı ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine,” karar verilmesi gerekir iken hatalı değerlendirme neticesi yazılı şekilde kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ... Cam Ayna Aliminyum Mobilya Otomotiv Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ..."e iadesine, 11/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.