12. Ceza Dairesi 2016/3054 E. , 2016/10835 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Hâkimliği
Karar tarihi : 20.08.2015
Taksirle öldürme suçundan şüpheliler ... ve ... hakkında yapılan soruşturma sonucunda,...Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30/06/2015 tarihli ve 2015/16602 sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin...1. Sulh Ceza Hakimliğinin 20/08/2015 tarihli ve 2015/3207 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, somut olayda şüphelilerden ..."ın....firmasının vekaleten temsilcisi, diğer şüphelinin ise araçların bakımı ile uğraştığı, ölen ... ün kullandığı 23 K 4947 plaka sayılı damperli kamyonla ile kil boşaltma işlemi yaptığı sırada, damperin sınırlama kontrol halatına basması sonucu kamyonun damperinin üzerine inmesi neticesinde vefat ettiği olay nedeniyle şüphelilerin kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılıp olayın etraflıca aydınlanması bakımından ayrıntılı soruşturma yapılması gerektiği, soruşturma aşamasında alınan raporda damperin kullanımdan mı yoksa teknik bir arızadan kaynaklı mı ölenin üzerine indiğinin belirtilmemesi nedeniyle alınan raporun eksik olduğu, tanık . .... nın soruşturma aşamasındaki ölenin olaydan öncede kamyon ve damperleri kullandığı şeklindeki beyanı karşısında işverenin denetim ve gözetim yükümlülüğü ile şantiye alanındaki iş güvenliği ve işçi sağlığı tedbirlerinin alınması/aldırılması konusunda yetki ve sorumluluğunun bulunduğu gözetilmeyerek şüpheliler hakkında eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ortada 5271 sayılı Kanun"a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararının bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı"nın 21.01.2016 gün ve 94660652-105-26-15072- 2015-E. 1763/6278 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
CMK"nın 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının CMK"nın kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki yasal düzenlemeler karşısında; .... İşletme Müdürlüğü içerisinde taşeron firma olarak faaliyet gösteren firmada şüphelilerden ..."ın şirket yetkilisi olduğu, diğer şüpheli.... ın ise firmadaki araçların bakımı ile uğraştığı, ölen işçi ... "ün firmada manevracı olarak çalıştığı ve sürücü belgesinin bulunmadığı, 23.05.2015 tarihinde gece 02.30 sıralarında, ölen ....’ün idaresindeki damperli kamyonla kil boşaltma işlemi yaptığı esnada, kapağın açılmaması üzerine damper ile şasi arasındaki vanayı açarak boşaltım yapmaya çalışrken damperin sınırlama kontrol halatına bastığı anda damperin üzerine inmesi neticesinde öldüğü olayda; ehliyeti bulunmayan ve görevi manevracılık olan ölenin, olay tarihinden önce de damperli kamyonları kullanarak dolum ve boşaltım yaptığı, tanık ....’nın kolluk beyanından ve dosya içeriğinden anlaşılmakta olup, şüpheli ... ’ın işyerinde araçların bakımcısı olarak çalıştığı, olayın aracın teknik arızasından kaynaklanmadığının 29.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda belirtilmesi karşısında, şüpheli Ramazan yönünden kusuru bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii kararında isabetsizlik bulunmamakta ise de, işyerinde iş güvenliği uzmanı olarak görev yapan sanık .... ’ın beyanlarından üniversite mezunu olduğu, ancak işinde ehil olup olmadığı ve şantiye sahasında yeterli iş güvenliği önlemlerinin alınıp alınmadığının tespit edilmesi, iş güvenliği uzmanı olarak atanan sanığın işinde ehil ve uzman olmadığının belirlenmesi halinde bu durumdan sorumlu olduğu anlaşılan şirket yetkilisi şüpheli ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden,
.... 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 20/08/2015 tarihli ve 2015/3207 değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği, şüpheli ... yönünden yerinde görülmediğinden, talebin adı geçen şüpheli bakımından REDDİNE, şüpheli ... yönünden ise, talebe konu kararın CMK"nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.