3. Hukuk Dairesi 2016/4633 E. , 2017/13851 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
..
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar; çocukları olan....in davalı ... tarafından okul bahçesindeyken aralarında çıkan tartışma sonrası darp edildiğini, .."in yere düşerek yaralandığını, tedavi altına alındığını ancak vefat ettiğini, davalının kasti hareket ettiği ve kusurlu olduğunu, davalı anne ve babanın çocuklarının üzerindeki gözetim ve denetim görevlerini yapmadıklarını, ceza yargılamasının devam ettiğini, çocuklarının ölümü ile maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.500 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 500 TL cenaze gideri, toplam 3.000 TL maddi tazminat ve 50.000 TL manevi tazminatın olay gününden işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalılar; davanın zamanaşımına uğradığını, davacı ..."nin maktulün velisi olmadığını, üvey annesi olduğunu, kişinin ölüm sebebi ile .... fiili arasında illiyet bağı kurulamadığını, destekten yoksun kalma tazminat isteme hakları olmadığını, davalıların hiçbir kusuru bulunmadığını, gözetim yükümlülüklerini yerine getirdiklerini, maktulün ağır tahrik yaptığını, kusurlu olduğunu, Sgk’nın davacıların masraflarını ödediğini belirterek, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, ceza mahkemesi kararında davalı ..."ın eyleminin haksız tahrik altında gerçekleştiği, yaralama olduğu, netice sebebi ile ağırlaştığı, adli raporda illiyet bağının olmadığı hususunun belirtilmesi ve davalı anne babanın kurtuluş kanıtı getirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2015 tarihli ve 2014/5 Esas, 2015/72 Karar sayılı kararın incelenmesinde; maktul .. Yükselirer, katılanın ..., suça sürüklenen çocuğun ... olduğu, suçun ölüme sebebiyet verecek şekilde kasten yaralama olduğu, yapılan yargılama sonucu suça sürüklenen çocuğun maktülün karın
bölgesine tekme attığı olayda kastının yaralamaya yönelik olduğu ve fakat bu yaralama sonucunda ölümün meydana geldiği, bu bağlamda eylemin TCK 87/4. maddesinde belirtilen Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama suçunu oluşturduğu, ilk haksız hareket maktulden geldiğinden suçun haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetin etkisi altında işlenmesi nedeniyle suça sürüklenen çocuğun cezasında TCK’nun 29/1. maddesi gereğince indirim yapıldığı, yine suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunduğu anlaşıldığından, 5237 Sayılı TCK.nın 31/2. maddesi gereğince tayin olunan cezasının yarı oranında indirilmesine karar verildiği, cezanın suça sürüklenen çocuğun geleceği üzerindeki olası etkisi dikkate alınarak hakkında TCK’nun 62. maddesinin tatbiki ile tayin olunan cezasının takdiren 1/6 nispetinde indirilmesine ve cezanın 5237 Sayılı TCK’nun 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği, kararın suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edildiği, temyiz incelemesinin henüz tamamlanmadığı anlaşılmaktadır.
Kural olarak bir davada hüküm verilmesi başka bir davada incelenmekte ve kesin olarak karara bağlanacak olan bir hukuki durumun mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkeme o davanın sonuçlanmasını beklemek üzere yargılamayı erteleyebilir. Davalardan biri hakkında verilecek kararın, diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde iki dava arasında bağlantı varsayılır ve biri diğeri için bekletici mesele yapılır.
Gerek öğretide gerekse Yargıtay"ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle "fiilin hukuka aykırılığı" konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliği taşır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.01.1975 gün ve E:1971/T-406, K:1975/1; HGK"nun 23.01.1985 gün ve E:1983/10-372, K:1985/21;..... 27.04.2011 gün ve E:2011/17-50, K:2011/231 sayılı ilamları)
Türk Borçlar Kanununun 74. maddesi kapsamına göre, ceza mahkemesinin saptadığı maddi olgular hukuk hakimini bağlar. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda verilen ve halen temyiz aşamasında olan kararın, maddi olgunun varlığı ve illiyet bağı yönünden bu davanın sonucuna olabilecek etkisi gözetilmeden anılan ceza davası sonucunun bu dava için bekletici mesele yapılmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiş olup, bu husus kararın bozulmasını gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK"nun 428.maddesi gereğince davacılar yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.