3. Hukuk Dairesi 2016/3490 E. , 2017/13848 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; iş yerindeki sayacın arızalanması nedeni ile değiştirilmesini talep ettiğini, sayacın söküldüğünü, sayaç kontrol raporunda TC mühürlerinin açılıp tekrar kapatıldığı, gözle görülür müdahale izi olmadığı ve optik sayacın arızalı olduğunun bildirildiğini, sayaç raporuna dayanılarak kaçak tespit tutanağı düzenlendiğini, 56.360,70 TL kaçak elektrik bedeli ve 11.215,90 TL endeks esaslı ek tahakkuk yapıldığını, bu işlemlerin ... karaların aykırı olduğunu, sayaca herhangi bir müdahalenin olmadığını belirterek, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; tahakkuka yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, sayaca müdahale edildiğinin belirlendiğini,.....Yönetmeliği gereğince tutanak düzenlenerek tahakkuk yapıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının davalı kurum tarafından 03/06/2009 tarihinde tahakkuk ettirilen 24.145,70 TL kaçak, 32.215,00 kaçak ek, 11.215,90 TL endeks esaslı ek tahakkuklar nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; sözkonusu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Uyuşmazlık abonelik sözleşmesinden ... kaçak ve otomatik dönem tahakkuku ilişkin menfi tespit istemine yöneliktir.
25.02.2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunun 1. maddesinin g. fıkrası ile 2560 sayılı Kanun kapsamında kalan idarelerin, vadesi 31.12.2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde, bu kanunun yayınlandığı tarih itibariyle ödenmemiş bulunan su ve atık su bedeli , elektrik alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakları hakkında bu kanun hükümlerinin uygulanacağı açıkça belirtilerek, aynı kanunun 18. maddesi hükmü gereğince borçluların bu kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili idareye başvuruda bulunmaları ve belirtilen şartları yerine getirmeleri yönünde hak tanınmış ve böylece borcun yeniden yapılandırılması yönünde bir düzenleme getirilmiştir.
Somut olayda da, davacı tarafından davalı aleyhine kaçak elektrik ve olağan tüketimden dolayı ödenmeyen borçların tahsili talep edildiğinden, bu yöndeki talebin 6111 sayılı kanun kapsamında kaldığı açıktır.
Davalı kuruma müzekkere yazılarak 48770 nolu aboneye ait abonelik dosyasındaki belgeler, tüketim ekstresi, borç dokümanı, abone sözleşmesi getirtilmiş ayrıca abonenin 04.04.2011 tarihinde 6111 sayılı af yasasından faydalanarak borcunu yapılandırdığı anlaşılmıştır.
Buna göre; mahkemece, davacının dava konusu borç hakkında, 6111 sayılı kanun hükümlerinden faydalandırılıp faydalandırılmadığı hususunda tarafların delilleri de toplanarak, sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.